Saldırı (Tecavüz) Dürtüsü

SALDIRI, TECAVÜZ DÜRTÜSÜ
Tıp dilinde Agresyon diye de anılır. Anlamı, ani heyecan şiddet dürtüsü ile koşullandırılan saldırganlık halidir.

Bazı dişi örümcekler cinsel ilişkiden sonra erkeklerini yerler. Halk arasında peygamberdevesi veya melaikeatı diye anılan yeşil çekirgenin dişisi ise, ilişkiden sonra erkeğinin kafasını koparır. Erkek kedi, dişiye tutulunca bağırmaya başlar. Anlamı, "İmdat ve yardım"dır. Psikologların iddiasına göre, insanların cinsel ilişkisi sırasındaki her hareket birer saldırganlık ve özveri alışverişidir. Fetheden kişi ile ona boyun eğen kişi arasındaki roller yukarıdaki örnekteki kadar güçlü olmasa da yine böyledir.

Psikanalizin babası Sigmund Freud, saldırganlık ve yaşama içgüdüsünün insanın evriminin sıçrama tahtasını oluşturduğunu bildirmiştir. Bu davranışlar tümüyle yanılgısız değildir. Freud saldırganlık dürtüsünün yaşama içgüdüsünden soyutlandığı zaman insanın sadizm, cinayet ve savaşa yöneldiğini söylüyor. Ölüm içgüdüsü ile birleşince otomazoşizm denen, kişinin kendi vücudunu tahrip etmekten duyulan şehvet duygusu ortaya çıkar. Mutlak olan şudur ki, öfke, kin ve nefretin insanın en eski duyguları arasında yer aldığıdır. Bu duygular beynimizin arasında bulunan badem şeklinde bir sinir merkezinden yönlendirilmektedir.

Çağımızda giderek daha çok bilgin, insanda saldırganlık duygusunun doğuştan bulunmadığını savunmaktadırlar. Bu kuramlar birçok araştırma ve test bulgularına dayandırılıyor. Belirtildiğine göre, saldırganlık dürtüsü toplumsal çevreden etkilenerek geliştiği gibi, yine toplumsal çevre tarafından bastırılabilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder