lohusa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lohusa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Doğumdan Sonra Rahmin Küçülmesi

DOĞUMDAN SONRA RAHMİN KÜÇÜLÜŞÜ

Doğum gerçekleştikten sonra rahim, hacim ve şekil bakımından küçülmeye başlar. Doğum sırasında yaklaşık olarak 1.000 gramlık ağırlığa erişen rahmin, lohusalığın 2. haftasının sonunda 50 grama indiği görülür. Rahim duvarı, doğumu takiben ilk günler 4-5 cm.'lik kalınlık gösterir; bu kalınlık da ilk haftalar içinde derece derece incelerek normale döner.

rahmin küçülmesi

Lohusalık devresinde rahmin küçülerek normal haline dönüşü:

A — Doğumun ertesi günü.
B — Doğumdan 5 gün sonra.
C — Doğumdan 15 gün sonra (Rahim karın duvarından hissedilemeyecek şekilde küçülmüş ve çatı kemikleri arkasında yer almıştır).

Doğumun ertesi günü yaklaşık olarak göbek seviyesinde yer alan rahim üst sınırı gittikçe alçalarak 10. gün karın duvarından hissedilemeyecek kadar küçülür ve çatı kemiklerinin arkasında yer alır. Doğumdan sonra uygulanan ilaçlarla bu küçülme daha çabuk ve daha emin şekilde seyreder.

Lohusalığın ikinci haftası sonunda rahim alt karın boşluğunda eski yerini ve şeklini alır. Bununla beraber rahmin küçülme hızı lohusalar arasında büyük farklılıklar göstermekte, bu hız kişiden kişiye değişmektedir. Bazı lohusalarda hiçbir anormallik bulunmadığı halde bu küçülme birkaç hafta uzayabilir.

Lohusalık Dönemi Ne Zaman Biter?

LOHUSALIK DÖNEMİ NE ZAMAN BİTER?

Lohusalık, doğumdan sonraki 6 haftalık süreyi kapsayan fizyolojik bir devredir. Bu devredeki kadın, lohusa adını alır. Lohusalık devresi, gebelik esnasında fizyolojik değişiklikler gösteren organların eski hallerine dönüşlerini ifade eden bir seri olayları kapsar. Gebelikte aşırı çalışmaya maruz kalan çeşitli sistemler, lohusalıkta normal görevlerine dönerler. Bu devredeki diğer önemli bir olay da memelerde süt oluşmasıdır.

İlgili aralamalar: lohusa nedir? lohusalık ne zaman biter? lohusalık ne kadar sürer?

Loğusa Ateşi Neden Olur?

Loğusa ateşi: Bu ateşin sebebi, bebeğin doğumundan iki hafta sonra annenin genital sistemindeki enfeksiyondur. Antibiyotiklerin varlığı ve antiseptiklerin kullanımıyla bu hastalığın riski en aza indirilmiştir. Eğer hemen anlaşılmayıp tedavide gecikilirse az bir olasılıkla kan dolaşımına karışıp kan zehirlenmelerine neden olur. Ya da rahim ve fallop tüplerine yerleşerek kısırlığa yol açar.

Loğusalarda Görülen Hastalıklar

Loğusalıkta Görülen Hastalıklar:

Loğusalık akıntısı tıkanıklığı hemen hemen çok sık görülür. Loğusalık akıntısı azalır ya da tamamen kesilir. Rahim, dokunmaya karşı çok duyarlıdır. Ateş yükselir. Bütün bunların nedeni ya rahim kasılmalarının yetersizliği ya da rahim boynunun tıkanıklığıdır. Tıkanıklık rahim içinde kalan bir artıktan ya da rahim boynunun spazmından meydana gelebilir. Bu takdirde doktor, kas gevşetici ilaçlar verir ya da rahim boynunu tıkayan engeli basit bir müdahaleyle giderir. Çoğu kez, yalnızca soğuk kompresler iyi gelir.

loğusalık dönemi hastalıkları , lohusalık rahatsızlıkları , loğusalıkta görülen şikayetler

Asıl tehlikeli olan loğusalık hummasıdır. Bu hastalığın tıbbi adı "puerperal humma"dır ve mikrobiktir. Plasenta atıldıktan sonra yara yüzeyin mikroplanması her zaman mümkündür. Annenin genel sağlığı bozulur, ateşi sık sık yükselir, loğusalık akıntısı çoğalır, pis kokar, rahim dokunmaya karşı duyarlıdır ve büyümüştür. Ayrıca, dış üretim organları da iltihaplanabilir. Anne fazla ağrı çeker. Ağır vakalarda yumurtalık, yumurtalık kanalları, hatta peritonit de iltihaplanabilir. Loğusalık humması mikrobik bir hastalık olduğu için mikroplar deri, dış üretim organları ya da akıntı için kullanılan pamuk, bez gibi şeylerin gerektiği gibi temiz olmamasıyla vaginaya geçer. Daha büyük bir olasılıkla, doğuma yardım edenlerin gerektiği gibi temizliğe dikkat etmemelerinden mikroplanma olabilir. Bir çeşit kan zehirlenmesi olan loğusalık humması, penisilinin bulunuşundan beri öldürücü niteliğini yitirmiştir. Çok aşırı temizliğe dikkat edilmesi en etkili koruyucudur.

Loğusalıkta kızıl ve tetanoz pek seyrek görülen olaylardır. Anne, yine de kızıl ya da difterili hastalarla bir araya gelmemelidir. Tetanoz, toz ya da toprakla temas etmiş ve yeteri derecede temizlenmemiş aletlerle geçebilir. Geri kalmış ülkelerde olduğu gibi toprak üstünde yapılan doğum olaylarında da tetanoz çok sık görülebilir.

Pislik ve gerektiği gibi yapılmayan bakım, meme bezlerinin iltihaplanmasına neden olur (mastit). Hastalıklı ve genel sağlığı bozuk annelerde meme bezlerinin iltihaplanma olasılığı daha fazladır. Meme bezleri şişer, dokunulduğunda tek tek düğümler hissedilir. Bu düğümlerin üzerindeki deri iyice kızarmış ve gerilmiştir. Ateş, titreme ve genel sağlık durumunda bozukluk dikkati çeker. Yatak dinlenmesi, nemli kompresler, memelerin bağlanarak yukarı kaldırılması ve antibiyotikler iltihaplanmayı çoğu kez çabuk giderir. Buna karşın, çok ender durumlarda meme bezinde tümör oluşabilir ve bu takdirde ameliyat gerekli olur.

Vücudun dikey duruşundaki dolaşım sisteminin yatay duruşundakine uyma güçlükleri ve doğumdaki kan kaybının sonucu olan kansızlık, aslında loğusalıkta görülen, ama tehlikeli olmayan rahatsızlıklardandır. Loğusa kendini yorgun hisseder, bayılacak gibi olur, başı döner. Doktor, dolaşım sistemini düzenleyen ve kan yapıcı ilaçlarla bu sıkıntıyı giderir.

Loğusalar soğuk algınlığı hastalıklarına da yakalanabilirler. Loğusaların hastalık yapıcı mikroplara karşı vücut dirençleri doğumdan sonraki 6-8 hafta içinde oldukça azalmıştır. Bu dönemde verem yeniden kendini gösterebilir. Bundan ötürü, soğuk algınlığına yakalanmış ya da herhangi bir bulaşıcı hastalık taşıyan kimseler loğusaların yanına alınmamalıdır. Evde de bulaşıcı hastalıklardan korunmak için özel bir çaba gösterilmelidir. Bulaşıcı hastalığı iyice geçmemiş olan arkadaş, dost ve akrabalar loğusaları ziyaret etmekten kaçınmalıdır.

Loğusalık döneminde flibit olma olasılığı da vardır. Bu hastalığı önleyici en iyi çare, loğusalık idmanlarına çok önem vermektir.

Adet kanaması, genellikle doğumdan yaklaşık olarak altı hafta sonra yeniden başlar. Emzikli annelerde bu süre biraz daha uzun sürebilir. Ancak, emzirmenin ikinci bir gebeliği engelleyemeyeceği kesinlikle bilinmelidir. İlk yumurtanın yumurtalıktan çıkışı doğumdan sonraki altı hafta içinde olabilir, çünkü, kadının yumurtlaması emzirmeyle ilişkili değildir.

Bu nedenle, altıncı haftadan itibaren yeni bir gebelik olasılığı hesaba alınmalıdır. Doğumun hemen peşinden ikinci bir gebelik genç anne için hiç beklenmedik bir yük olur. Bunun için de doğum kontrolü olanaklarını ve gebelikten korunma yöntemlerini tam olarak öğrenmek çok önemlidir. Eşler, ikinci bir bebek istiyorlarsa, istedikleri bu bebek, ilk bebekten yaklaşık iki yıl sonra doğmalıdır. Tüm dünya doktorları bu sürenin çok uygun olduğu üzerinde düşünce birliği etmektedirler.

Loğusalık Dönemindeki Değişiklikler

Loğusalıkta Organ Değişiklikleri: Annenin kalp, dolaşım sistemi, böbrekleri, bağırsakları vb. organları da normal fonksiyonlarına dönmelidir. Bu dönüş, loğusa kadın için hissedilir bir ağırlıktır. Bu nedenle anne, doğumdan sonraki ilk haftalarda daha çok dinlenmelidir. Ama bu arada vücudun, günlük yaşamın ağırlıklarına yavaş yavaş, dikkatle hazırlanması gerekir.

Doğumun hemen ertesi günü loğusalık idmanına başlamanın birçok yararları vardır. Maddesel salgı idmanları adını alan birinci gün çalışmaları kan dolaşımını canlandırır, kan pıhtılaşması (trhrombus-tromboz) ile damar tıkanıklığını (embolizm) önler, idmanlar, gebelik idmanlarında olduğu gibi solunum çalışmalarıyla birlikte yapılmalıdır.

loğusa , loğusalık dönemi

Loğusa kadın, loğusalığın 4. gününde kalça idmanlarına başlayacak denli kuvvetlenmiş sayılmaktadır. Bu çalışmalarla genişlemiş ve gevşemiş olan perine kasları tekrar eski gücünü kazanmaya başlar. Bu idmanlarla rahim sarkması ve idrar torbası kapağı bozuklukları önlenmiş olur. Bundan iki gün sonra da karın kasları idmanlarına başlanabilir. Bu çalışmaların yardımıyla karın örtüsü kasları yeniden gergin ve kuvvetli halini alır.

Loğusalık idmanı anneye ilk günlerde biraz zor bile gelse, çalışmaları asla bırakmamalı ve en az altı hafta süreyle çalışmalarını sürdürmelidir. Loğusalık idman hareketlerini aşağıdaki adresi tıklayarak görebilirsiniz.

Loğusalık Egzersizleri

Vücut hatlarının ince ve düzgün duruma gelmesi için en iyi çare, doğumdan altı hafta sonra sık yapılan yüzme çalışmalarıdır.

Bağırsakların tekrar normal şekilde çalışmalarını sağlamak amacıyla loğusa kadına sindirimi kolay olan yiyecekler verilmelidir. Bunun dışında ayrıca bir diyete gerek yoktur. Loğusalar genellikle kolayca terler ve çok susarlar. Anne, alkol miktarı fazla içkiler ve koyu kahve dışında her şeyi içebilir. Doğumdan sonra çok sık görülen bağırsak tembelliği, hafif bitkisel müshil ilaçlarıyla hemen giderilmelidir. Çoğu kez komposto, incir, kayısı, yumuşatılmış kuru erik bağırsakların yumuşak tutulmalarında yardımcıdır.

Memelerde Görülen Değişiklikler: Anne vücudunun tüm organları loğusalık döneminde yavaş yavaş eski durumlarına dönerken göğüs bezleri gelişmelerini sürdürürler. Loğusalık sırasında çalışmasını hızlandıran meme bezleri, anne sütünü salgılar. îlk günlerde memelerde gerilme ve ağırlık hissedilir, derileri de sıcaktır ve kolayca kızarır. İlk günlerdeki ağız sütünden sonra asıl süt salgısı başlar. Bebeğin emmesiyle boşalan sütün yerine yine daha bol süt salgısı yapılır. Emiş hareketi, sinir sistemi yoluyla süt hormonunun (oksitosin) daha çok salgılanmasına yol açar. Ruhsal bunalımlar, huzursuzluk, endişe, korku, yine sinir yoluyla süt salgısı üzerinde ters etkilerde bulunur. Emzikli annelerin kalori ihtiyacı normalden 1000 kalori daha fazladır. Bu ihtiyaç çoğunlukla meyve, süt, yağsız peynir, tereyağı, marul ve fazlaca yağlı olmayan et yemekleriyle sağlanır.

Ruhsal Değişiklikler: Loğusanın ruhsal durumu çok dengesiz olabilir. Sağlıklı bir bebeğe sahip olmanın verdiği sevincin yanı sıra, bıkkınlık ve isteksizlik görülebilir. En küçük bir olay, göz yaşlarının akması için yeterli bir neden olur. Anne, her olayı güç yönünden ele alır ve sık sık kendisini bitkin, tükenmiş hisseder. Bütün bunların hepsi gebelik ve doğum sıralarında yapılan büyük çabaya karşı gösterilen bir tepkiden başka şey değildir, endişelenmek yersizdir. Kocanın, dostların, yakın akrabaların sevgi dolu ilgileri, bu melankolik ruh durumunu çok çabuk geçirecektir. Yalnız, çok uzak bir olasılıkla gerçek bir psikoz durumu meydana gelebilir.

Bugün bazı kliniklerde bebek, annenin odasında sürekli kalabilir. Böylece, anne-çocuk arasında daha yakın bir ilişkinin kurulması sağlanabilir. Böyle durumlarda, bebeğin mikrop kaparak hastalanmasını önlemek için annenin fazla ziyaretçi kabul etmemesi gerekir.

Ziyaret: Eğer bebek, başka bir odada kalıyorsa, anne ziyaretçi kabul edebilir. Ancak, ziyaretçilerin meme saatinden sonra kabul edilmeleri gerekir. Özellikle emzirme sırasında anne ve bebek rahatsız edilmemelidir. Çünkü, eğer anne ilk çocuğunu doğurmuşsa, emzirme konusunda acemi olacağı için başkalarının yanında sinirli olabilir. Ziyaretçi, anneyi uzun süre oyalamamalı, onun dinlenmesine olanak sağlamalıdır.

Klinikten ya da Doğumevinden Ayrılış: Loğusa genellikle doğumun 7-10 günleri arasında klinikten ya da doğumevinden ayrılır. Anne, evine çıktığında mümkün olduğu kadar yorucu işlerden kaçınmalı, hepsinden önemlisi bol bol uyumahdır. Özellikle, öğle dinlenmeleri tavsiye edilir. Çalışan kadınlar ancak doğumdan altı hafta çalışmaya başlayabilirler.

Loğusalık İdmanı (Loğusalık Hareketleri)

1. Kalça kasları çalışması: Sırt üstü yatılır. Bacaklar biraz çekilir. Dizler dışarıya doğru gevşek bırakılır. Sonra dizler sıkıştırılır ve perine kasları gerilir. (Anüs de sıkıştırılır ve içeriye doğru çekilir). Dizleri aralarına konan bir yastığın ya da yar dımcının direncine karşı mümkün olduğu kadar sıkıştırmalıdır. Çalışma birkaç kez tekrarlanır.

lohusalık dönemi egzersiz hareketleri , loğusalık cimnastiği

2. Kalça çalıştırılması: Sırt üstü yatılır. Kollar başın arkasında kavuşturulur. Bacaklar çekilir ve yukarı kaldırılır, sonra kalça ve perine kasları gerilir (idrar torbası doluyken idrarın tutulması gibi). Kalça yavaşça kaldırılıp indirilir. Gevşeme için ara verilir, sakin karın solunumları yapılır. Çalışma birkaç kez tekrarlanır.

3a. Karın derisini gerginleştirme çalışması: Sırt üstü yatılır. Kollar, vücuda bitişik ve paralel uzatılır. Bacaklar sırayla indirilip kaldırılır.

3b Biraz daha ağır çalışmadır. Bacakların ikisi birden kaldırılıp indirilir.

3c Sağ bacak yukarı kaldırılır. Baş ve vücudun üst kısmı hafifçe yerden kaldırılır. Yana uzatılmış olan sol kol sağ bacağın dizine dokundurulur. Sırt üstü yatarak vücut gevşetilir. Sakin karın solunumu yapılır. Çalışma, sol bacak ve sağ elle tekrarlanır.

4. Vücut hatlarını İnceltme çalışması: Yüzükoyun yatılır. Bacak ve kollar uzatılır, aynı anda yerden kaldırılır. Gevşeme için ara verilir. Sakin karın solunumu yapılır. Çalışma birkaç kez tekrarlanır.

Loğusalık Döneminde Vücut Bakımı

Loğusalıkta vücut bakımı ve temizlik:

Loğusalık döneminde vücut bakımı çok önemlidir. Loğusalık salgısı süresinde, adet kanamalarında olduğu gibi, pamuk vb. şeyler kullanılmalıdır. Kullanılan pamuk vs. nin her değiştirilişinde anne ellerini iyice yıkamalıdır. Anne, çamaşır değiştirirken göğüslerinin loğusalık akıntısıyla kirlenmemesine de dikkat etmelidir. Aksi takdirde, göğüslerde çok kolaylıkla iltihaplanmalar görülebilir. Geceliğin bile ayak tarafından çıkarılması uygundur.

loğusalık döneminde vücut bakımı , lohusalıkta temizlik nasıl yapılmalıdır

Vücudun günlük bakımında, önce eller iyice yıkanır, ondan sonra göğüsler temizlenir. Göğüslerin temizlenmesi soğuk suyla yapılmalıdır. Göğüsler yıkandıktan sonra hiç kullanılmamış temiz bir havluyla kurulanmalıdır. Göğüs uçlarının çatlamasına karşı bir tedbir olarak, yumuşatıcı ve çatlağı önleyici bir merhem kullanılmalıdır. Göğüslerin bakımından sonra vücudun diğer kısımları temizlenmeli, üreme organlarının temizliği en sona bırakılmalıdır. Üreme organlarının temizlenmesinde de ayrı bir lif ve havlu kullanılmalıdır. Süngerlerin yıkanma olanakları bulunmadığı için, loğusalık dönemindeki temizliklerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Loğusa kadın, doğumun 5. gününden itibaren duş alabilir, ya da oturarak yıkanabilir. Ancak, yıkanmalarda küvetin sıcak suyla doldurulup içine girilmesi tehlikeli kanamalara yol açar. Bu husus özellikle unutulmamalıdır. Ayrıca, bir leğen ya da küvet içine doldurulan suda yıkanmak, loğusalık akıntısında bulunan mikropların göğüslere bulaşmasına neden olur.

Loğusalık Nedir?

Loğusalık Dönemi Nedir?

Doğumda çekilebilecek güçlükler çabuk unutulur. Artık, kırk gün sürecek loğusalık dönemi başlayacaktır. Bu dönemde annenin dinlenmesi sağlanmalıdır. Genellikle anneler, loğusalık için on günlük bir dinlenmenin yeterli olduğuna inanır. Oysa, tıp dilinde bu on günlük döneme "ön loğusalık" adı verilmektedir.

loğusa nedir , loğusalık

Loğusalıkta rahim süratle küçülür ve yaklaşık olarak 3 hafta sonra eski ve normal büyüklüğüne döner. Rahmin yarası yavaş yavaş iyileşir, iyileşmenin ilk habercisi, yaranın salgıladığı loğusalık akıntısıdır. Bu akıntı ilk günlerde kanlıdır, aşağı yukarı doğumun altıncı günü kahverengimsi, 11-15 günden itibaren sarımsı, 3. haftadan sonra da beyazımsı bir renk alır. 3-6 hafta sonra loğusalık akıntısı tamamen kesilir. Artık rahimdeki yara iyileşmiştir.

Loğusalık akıntısında sayısız bakteriler bulunur. Bundan ötürü annenin bu dönemde temizlik kurallarına özellikle dikkat etmesi gerekir.