kanın pıhtılaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kanın pıhtılaşması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Emboli

EMBOLİ


Yunanca (Embolein), içine atmak sözcüğünden türevlendirilen emboli ya da amboli damar tıkayan kan pıhtılaşması olayını tarifte kullanılıyor.

Örneğin bazen bir kan pıhtısı, toplardamarlar aracılığıyla akciğere gönderilir. Orada bir atardamarı tıkar. O zaman bir akciğer enfarktüsü olayı ortaya çıkar. Bu durum genellikle öldürücü olabilir. Aynı olay kalpte, böbrekte, beyinde de oluşabilir.

Felç, beyinde bir damar tıkanıklığı sonucu kanamadan oluşabilir. Kan pıhtısı gibi bazen bir bir yağ zerreciği de damarı tıkayabilir. Bazen uyluk kemiğinin üst kısmının kırılması sırasında da kana karışan bir ilik parçacığı aynı tehlikeyi oluşturabilir. Kan pıhtısına kanın ağırlaşması, yani koyulaşması neden olur.

Kan o zaman damarlardan daha yavaş akmaya başlar ve içindeki küçük tanecikler o zaman daha kolay birleşip iri bir pıhtı oluşturabilir. Bu risk özellikle yaşlı insanlarda ve kanser hastalarında, aynı zamanda ameliyatlardan sonra da daha fazlacadır. Ameliyatlardan sonra, vücut kan kaybını önlemek için kan pıhtılaşmasını teşvik eden maddeleri daha fazla üretir.

Damar tıkanmasına karşı tedavide, kanın yoğunluğu sürekli kontrol edilmelidir. Hastaya pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar verilir.

Damar tıkanması, şoka karşı ve akut dolaşım rahatsızlığına karşı da en acil şekilde doktor müdahalesi gerektirir.

Aramalar: emboli nedir? amboli ne anlama gelir? emboli nasıl olur?

Kan Nasıl Pıhtılaşır?

Kanın Pıhtılaşması nasıl gerçekleşir?

kanın pıhtılaşması

Pıhtılaşmada üç önemli mekanizma vardır. Bunlardan birincisi kanın akışkanlığı, ikincisi damar duvarı ve üçüncüsü ise trombosit ismi verilen küçük hücrelerdir. Trombosit adını verdiğimiz bu küçük hücreler kemik iliğinden yapılırlar ve kanın pıhtılaşmasında temel görevi üstlenirler. Damar duvarının bütünlüğünün bozulduğu bir durumda yani kanama olduğunda trombositler o bölgeye doru yönlenir ve bölgede bir tıkaç oluştururlar. Buna "primer hemostatik tıkaç" adı verilmektedir. Bu tıkaç kanamanın geçici olarak durdurulması sağlar. Daha sonra hem trombositlerden hem de damar duvarından salgılanan bazı maddelerle pıhtılaşmanın 2. aşaması yani "hemostaz" dediğimiz durum devreye girer. Pıhtılaşma faktörlerinin salınımı ile birlikte trombositlerin oluşturduğu bu yama güçlenir ve daha bir takım başka maddeler yardımıyla sağlamlaştırılır. Fibrinojenin fibrine dönüşmesi gibi bir takım mekanizmalarla bu damar duvarı sağlamlaştırılır. Daha sonra da damar duvarındaki bu yamada oluşan fazlalıklar bir şekilde uzaklaştırılır ve damar tamamen onarılmış olur. Pıhtılaşma yani kanın damar duvarı dışına çıkmasını engelleme durumu bu şekilde meydana gelir.