embriyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
embriyo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Embriyo (Cenin)

EMBRİYO - CENİN
Yunanca, küçük oluşum sözcüğünden kaynaklanır. Hamileliğin ilk haftalarında ana rahmindeki organizmaya embriyo ya da cenin verilen isimdir.

Hayvanlarda ve bitkilerde de döllendirmenin hemen ardından oluşan organizma veya cenine bu isim verilir. Genel olarak yumurta ile tohumun (spermin) birleştiği andan itibaren canlının cinsiyet organları belirgin hale gelene dek anne karnındaki oluşmamış bebeğe bu isim verilir. İnsanlarda 13 ile 17'inci haftalarda cinsiyet organları belirgin olur. Bu andan itibaren embriyon yerine fetus sözcüğü kullanılır.

Aramalar: embriyo nedir? cenin nedir? fetus neye denir? cenin ne anlama gelir?

Embriyonun Gelişimi

Embriyo'nun Gelişmesi: Döllenmiş yumurtanın rahmin iç duvarına yerleşmesi tamamlandıktan sonraki ilk gelişim dönemine "embriyo dönemi" denir. Döllenmenin birinci haftasının sonu ile sekizinci haftasının sonu arasındaki dönemde, döllenmiş yumurta "embriyo" adını alır. Embriyo, göbek kordonuyla plasentaya bağlıdır ve içi sıvı dolu bir kesecik içindedir. Dördüncü haftanın sonunda kulaklar, kol ve bacaklar tomurcuk halinde belirir. Bundan sonraki haftalarda gözler ortaya çıkar, kol ve bacak kısımları iyice bellidir. Embriyonal dönemin bitiminde, yani sekizinci haftanın sonunda, embriyo kesinlikle insan şeklini almıştır, bütün organlar yerlerindedir. Embriyonun bundan sonraki adı "fetüs" tür.

Bütün organlar ilk on iki hafta içinde geliştiğinden, embriyo bu dönem içinde mikroplar, ilaçlar, oksijen azlığı gibi birtakım etkenler altında kalabilir ve sonuç olarak da organlar noksan gelişebilir. Örneğin, Talidomid'in uyutucu etkisi bilinir ve çocukta doğmalık bozukluklara yol açlığı söylenir. Embriyonun özellikle duyarlı olduğu bu gelişme döneminde gebe kadının alacağı ilâçlar embriyo için oldukça zararlı olabilir. Embriyonun insana benzer şekli alışından, yani embriyonun fetüse dönüşünden sonra, gebeliğin ikinci dönemi başlar ve doğuma dek sürer. Fetüs dönemi denen bu dönemde, çocuk normal boyuna ve ağırlığına ulaşır. Vücut biçimi daha belirgin hale gelir.

Çocuk, kaslarının gelişmesiyle kol ve bacaklarını, tüm vücudunu hareket ettirmeye başlar. Çocuğun hareketleri gebeliğin yirminci haftasında anne tarafından hissedilebilir. Gebeliğin yirmi sekizinci haftasında fetüs öylesine gelişmiştir ki, erken doğum olduğu takdirde, fetüs henüz gelişmemiş olmasına karşın sağ kalabilir. Erken doğumlarda çocuk, gelişmesini tamamlaması için inkubatör (küvöz) denilen aletin içine alınır ve çok özel, dikkatli bakım ister.

Çocuğun yaşama şansı, gebeliğin yirmi sekizinci haftasından sonra daha da artar. Giderek daha gelişen organlar, çocuğun gelişimi sırasında biraz daha kuvvetlenir.

Gebelikte Neler Olur?

Gebelik süresince aslında neler olup biter?

Gebelik, yaklaşık olarak, dokuz aylık bir dönemdir. Bu süre içinde tüpe, başkaca bir deyişle yumurtalığı uterusa (rahme) bağlayan boru içine düşen yumurtacık (övül) döllenir ve bir insan yumurtası olur. Döllenme gerçekleşir gerçekleşmez de bu tek hücre çoğalır. Aynı zamanda bu organın iç duvarında bir yere saplanır, yerleşir.

gebelikte görülen değişimler, hamilelik nasıl gelişir

Gebeliğin dışarıdan belli olan ilk işareti menstrüasyonun (âdetin) gebelik sonuna kadar hiç görülmemesidir. İkinci aya doğru, hormonların çalışmasıyla, kadın memelerinin şiştiğini ve ağırlaştığını farkeder. Günler geçtikçe başka sutyen, yani daha büyük bir sutyen alır ve bunu gece gündüz kullanır. Bu, birçok gebeliklerden sonra görülen, meme sarkmalarını önleyici bir tedbirdir.

Dördüncü aya doğru, gebe kadının karnı hatırı sayılır derecede büyür. Çünkü bebek büyür, onu kaplayan uterus (rahim) de büyümek zorundadır. İkinci ayın sonunda bebeğin boyu üç santim kadar bir şeydir. O zaman buna embriyon (rüşeym) denir. Ana rahmindeki dört aylık hayatından sonra bebek insana hayli benzer ve boyu yirmi santime erişir. Artık buna embriyon değil, fetus (cenin) denir. Yüz çizgileri iyice belli olur, dış cinsel organları farkedilir. El ve ayak parmakları ayrılmıştır.

Anne, bebeğin kendi içinde kımıldadığını bu dördüncü ayda duyar. Yer değiştirirken kımıldanması anne karnına bakarken, gözle farkedilebilir. Bütün gebeliğin etkisi süresince, bebek, içi su dolu bir kesenin (su kesesi) içinde yüzerek, etkisi kendisine ulaşabilecek bütün dışarıdan vurma ve çarpmalara karşı korunmaktadır. Su kesesinin bir ucu plasenta (son) denen bir organa bağlıdır. Bu son da rahim iç duvarına sıkıca tutunmuştur. Bebek, ihtiyacı olan besin ve oksijeni, göbek bağı denen bir kordonla bu plasentadan (sondan) alır. Plasentaya da anneden gelir. Küçük bebeğin kanındaki işe yaramaz kalıntıları da biriktirip aynı yoldan annenin kanına gönderir.

Bu yüzden, gebe bir kadının, iyi bir doğum doktorunun bakımı ve kontrolü altında bulunması çok önemli ve gereklidir. Annenin sağlığı, çocuğun sağlığına bağlıdır. Çocuk ve annenin kanında biriken işe yaramaz madde ve kalıntıları her ikisi için de anne atacaktır. Çok kilo almaması için, hekim, anneye özel bir perhiz yazar. Açık havada egzersiz yaptırır, her gelişinde tansiyonunu (damardaki kan basıncını) ölçer, annenin ve bebeğin kalp seslerini dinler. Hem annede hem çocukta birikebilen zehirli maddelerin dışarı atılıp atılmadığı konusunda bir yargıya varır. Bu çok tehlikeli bir hastalıktır. Ama bu konu o kadar umursanacak bir problem olamaz. Günümüzde giderek daha seyrek ortaya çıkmaktadır ve çaresi de vardır.

Aramalar: göbek kordonu ne işe yarar, göbek bağının görevi nedir, gebelikte neler meydana gelir

Anne Karnındaki Bebek Anneye Hayat Veriyor!

Bilim adamları batındaki (anne karnındaki) embriyonun kök hücre göndererek anneyi iyileştirdiğini tespit etti.

ABD'nin New York kentindeki Mont Sinai Üniversitesi'nde yapılan araştırmada bilim adamları dişi farelerle bütün vücut hücrelerinde yeşil renkli floresan ışığı yayan protein bırakması için gen değişikliğine uğramış erkek fareleri çiftleştirdiler. Bilim adamları bununla, anne karnındaki cenin dokularının ayırt edilmesini hedeflemişlerdir. Daha sonra hamile farenin kalp krizi geçirmesini sağlayan bilim adamları iki hafta sonra kalp dokularını muayene ettiklerinde annenin kalbinde cenine ait yeşil renkli hücrelere rastladılar. Araştırma sırasında bu hücrelerin yeni kalp hücrelerine dönüşerek, annenin kalbini "tedavi ettiği" görüldü.

Araştırmacılar, ceninin annenin kalbinin koruyarak, hayatta kalmaya çalıştığını belirtti. Dahası, onlar hücrelerin plasentadan elde edilmesinin daha kolay olduğunu ve ayrıca bu hücrelerin kullanılmasının annenin bağışıklık sistemine hiçbir yan etkisi olmadığını kaydettiler. Böylelikle plasentada olan cenin hücrelerinin kalp dokularının yenilenmesine yardım etmesinin ilk kez bu araştırma ile tespit edildiği ortaya koyuldu.

Bu arada ceninlerin anneleri göğüs kanserine karşı koruyan hücreler ürettiği de keşfedildi. Bir hatırlatma yapalım. Bundan önce yapılan araştırmalarda hamile kadınların zarar görmüş beyin, karaciğer ve akciğer dokularında da cenin hücrelerine rastlanmıştı.

Yazıda geçen tıbbi terimler ve anlamları:

cenin nedir fetus nedir fetüs

Cenin : Gelişmenin erken dönemindeki embriyoya denir. Annenin karnında bebeğin ilk zamanlardaki henüz vücut bulmamış şekli diyebiliriz. Yukarıda ki resim fikir sahibi olmamıza yardımcı olacaktır.