Ağız ve Diş Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağız ve Diş Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çocuğun Diş Gelişimi ve Diş Sağlığı

DİŞLER BEBEKLERDE VE ÇOCUKLARDA DİŞ GELİŞİMİ

3-4 aydan sonra bebekler dişlerini kaşımaya başlarlar. Bazılarında çok olmak üzere bir miktar salya akışı olur. Bu, dişlerin hemen çıkacağı anlamına gelmez. 4. aydan itibaren, genellikle alt ortadan başlamak üzere dişler çıkar. Dişlerin ne zaman çıkacağı konusunda kesin bir şey söylenemez. Çocuk yeterli besleniyor, kemik gelişimi için yeterli kalsiyum ve florür alıyorsa dişleri mutlaka çıkacaktır. Bazı ailelerde yapısal olarak dişlerin geç çıktığı görülebilir. 2 yaşındaki bir çocuğun 20 adet dişi olması gerekir.

çocukta dişte sarı lekeler çocukta diş çürükleri çocuklarda diş fırçalama

Dişte lekeler: Hamilelik sırasında annenin aldığı ilâçlar veya diş çürükleri nedeniyle bebeğin dişlerinde lekeler olabilir. Diş doktoruna göstermek gerekir.

Diş çürükleri: Çok fazla miktarda şekerli gıdalar tüketen çocuklarda, dişleri yeterince fırçalanmazsa çürükler oluşur. Yatmadan önce şekerli yiyecek veya içeceklere, biberonla gece boyunca içmeye izin vermeyin. 2 yaşından sonra yatarken fırçalayın.

Diş fırçalama: 2 yaşından sonra diş fırçalama alışkanlığı verilebilir. Dişleri, biri yatmadan önce olmak üzere, günde en az 2 kez fırçalamak gerekir. Çocuklar için üretilmiş diş fırçalarını ve macunlarını alınız.

Florür kullanımı: Kullanılan suda yeterli florür olmaması diş çürüklerine, aşırı flor verilmesi de dişte lekelenmelere yol açar. Bu konuda diş doktorunuzun önerilerine uymanız gerekir.

Diş çıkartırken ateş ve ishal olur mu?

Çok sık karşılaşılan bu sorunun kesin bir yanıtı yoktur. Bazı çocuklarda hafif bir ishal ve ateş görülürken, bazılarında kabızlık görülebilir. Bazılarında ise hiçbir belirti olmaz.

Aramalar: çocukta dişte lekeler, çocukta diş çürüğü, çocuklarda diş fırçalama alışlanlığı

Diş Çürümesi Nasıl Önlenir?

Diş Çürümesini Nasıl Önleyebilirim?
Diş çürümesini engellemek için şunları yapmalısınız:

- Dişlerinizi günde iki kez ve en az iki dakika fırçalayın.
- Gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalamanız oldukça önemlidir.
- Diş aralarınızı günde bir kez diş ipi kullanarak temizleyin.
- Yumuşak bir diş fırçasıyla diş etlerinize hafif bir şekilde masaj yapın.
- Reçetesiz olarak satılan, kolayca bulnabilen florürlü ya da anti bakteriyel bir çalkalama sıvısıyla her gün ağzınızı çalkalayın.
- Az şeker ve karbonhidrat içeren sağlıklı yemekler yiyin. Çok şekerli ve yapışkan yiyeceklerden uzak durun. Bu tür yiyecekler dişlerinize yapışarak çürüklere sebep olur.
- Öğünler arasında fazla atıştırmayınız. Eğer yeseniz bile hemen dişlerinizi fırçalayın ya da ağzınızı bol su ile çalkalayın.
- Şekersiz, Xylitol muhteva eden sakızlar, diş fırçalama zamanlarınız arasında dişlerinizin temizlenmesini sağlar ve ağzınızdaki bakterilerin miktarının kontrol altında kalmasına yardımcı olur.
- Düzenli temizlik ve bakım için diş hekiminize düzenli olarak muayeneye gidin, yıllık röntgeninizi çektirin. Florür tedavisi ve diş koruyucularla ilgili olarak da doktorunuzdan yardım alabilirsiniz.

Konuyla ilgili aramalar: Diş çürümelerini nasıl önlerim , dişlerim çürüyor ne yapmalıyım , diş çürükleri ve sağlığı

Ağız Kokusu Nasıl Giderilir? Ağız Kokusunun Nedenleri Nelerdir?

Ağız Kokusu Nasıl Giderilir , Ağız Kokusunun nedenleri

Vücutta diabet, karaciğer ve böb­rek hastalıkları gibi bazı sistematik rahatsızlıklar kokuya neden olabilir. Ancak ko­ku nedenlerinin yüzde 90'ı ağız ortamından kaynaklanır. Bahsettiğimiz bu kokunun soğan, sarımsak yemekle oluşan kokularla elbette bir ilgisi yok. Sonuç­ta bu tür gıdalar alın­madığında ya da ağız temizliği yapıldığında sağlıklı bir ağızda koku kalmaz. Söz konusu ettiği­miz koku, kronik ağız kokusudur ki asıl nedeni bellidir: Diş çürüğü, dişeti hastalıkları, kötü yapılmış protezler, kötü ağız hijyeni ve ağız kurulu­ğu vs. sonucu aneorop (oksijen sevmeyen) bak­terilerin ağız içerisin­de yumuşak dokularda ve özellikle dil kökünde birikmesinden kaynaklanır.

Dil kökü üzerinde biriken ölü doku artık­ları, kan ele­manları ve gıda artıkları bu bakteriler tarafından parçala­narak kokulu uçucu gaz­ların oluşmasına neden olur. (Örneğin: metil merkaptan ve hidrojen sülfit deni­len uçucu gazlar, ki metil merkaptan ahır, hidrojen sülfit ise çürük yumurta kokusuna benzer.)

Yapılan ağız muayenesinde bahsettiğimiz çürük, dişeti hastalığı, hijye­nik olmayan protez vs. gibi bir sebep varsa diş hekiminiz tarafından görülecek ve tüm sorunlar, tedavi­si yapılarak çözülecektir. Ağız hijyeninize de gereken özeni gösterirseniz ağız kokunuz hızla kaybola­caktır: Tüm bu önerileri uygulamanıza rağmen ağız kokusu devam ediyor­sa ağız dışı nedenler akla gelmelidir. Bunların başın­da;

Sinüs ve akciğer hastalıkları,
Diyabet (aseton kokusu),
Böbrek hastalıkları (balık kokusu),
Metabolizma hastalıkları,
Ağız kuruluğuna neden olan psikolojik rahatsızlıklar vs. gelir.

Özellikle ağız kuruluğu kötü ağız kokusuna neden olur. Tükürük akış hızı ve miktarındaki azalma da ağız kurulu­ğunu artırıcı etkenler arasındadır. Ağız kuruluğunda nor­malden daha az olan tükürük, dil üzerinde oluşan bu mad­deleri yeteri­nce yıkayamaz ve böylece ağız kokusu artar.

Ağız kuruluğunun bir diğer olumsuzluğu da tükürük azlığının ortamdaki oksijen azlığına da neden olmasıdır. Ağız ortamındaki oksijen azlığı da aneorop (yani oksijen sevmeyen) mikr­oplar için uygun bir ortamdır. Stres de ağız kuruluğuna yol açtığı için ağız kokusunun oluşma ne­denleri arasında sayılmaktadır. Ağız kuruluğuna nede­n ol­duğunu hissettiğiniz bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışarak ilaç kullanımını sonlandırın. Özellikle diyabet hastaları ve depresyon için kullanılan ilaçlarda sık görülür. Eğer ilaç kullanmak zo­runda iseniz, ağız kokusunu azalt­mak için yudum yudum su için ve fırçalamanızı aksatma­yın. Tükürük akımını hızlandı­rmak için şekersiz sakız çiğ­nemek de iyi gelir.

Bir diğer konuda ağız kokusu sanıldığı gibi midenizdeki ya da sindirim sisteminizdeki bir rahatsızlıktan dolayı olmaz. Yutak normal olarak sadece gıdaların akışı­na izin verir. Yani tek tarafa açılan bir kapak gibidir, sadece ge­ğirme olayında ters hava ak­ışı oluşur ki bu da kronik ko­kunun nedeni değildir; yani sindirim sisteminde sorun bile olsa bu koku yutaktan ağzı­nıza çıkış yolunu kolay kolay bulamaz.

Ağız kokularının giderilmesinde yapılacak iki temel şey vardır: Birincisi, ağız içinde kokuya neden olan gazla­rın yıkanması; ikincisi ve daha öneml­isi bu gazların oluş­masına neden olan bakterilerin yok edilmesidir. Yani ağız hijyeninin tam olarak sağlanmasıdır.

Daha önce de değindiğimiz gibi, diş fı­rçalama ve dil temizliği tam olarak yapılmalı (yaklaşık 3 dakika), buna ek olarak alkol içermeyen gargaralar kullanılmalıdır. Al­kollü gargaralar ağız kuruluğuna nede­n olan kokulara uy­gun zemin yaratırlar.

Siz de ağız kokunuzun olup olmadığını bir-iki küçük deneyle anlayabilirsiniz. Kokusuz bir diş ipi ya da kürdan ile bü­yük azı dişlerinizin ara yüzünü diş duvarlarına baskı uygulayarak temizlemeye çalışın. İşlem bittikten sonra bir süre bek­leyip diş ipini ya da kürdanı koklayın. Yine dilini­zi iyice dışarı çıkarıp dil kökünü gazlı bir bez ya da abestan (muayene sırasında kullanılan ta­hta çubuklar) ile sıyırın. Bir süre bekleyip silme işleminde kullandığınız enstrüman­ları koklayın. Her iki durumda da koku alıyorsanız, ağız kokusuyla başınız dertte demektir. Bu koku testini, yakınla­rınızın suratı­na hohlayarak yapmanızı önermiyoruz.

Ağız Kokusu Tedavisi

Kısaca maddeleyecek olursak, uzun süren ağız koku­nuz varsa ve bir an önce bunu ortadan kaldırmak istiyor­sanız:

1. Ağızda tespit edilen çürük, kırık dolgu, dişeti cebi, hatalı protez gibi bütün koku kaynaklarını tedavi ettirin.
2. Gün­de en az 2 defa yaklaşık 3 dakika etkili bir bi­çimde dişlerinizi fırçalayın.
3. Dil temizliği konusuna gereken öne­mi vermelisiniz. Dil temizliği ağız kokusunda çok önemli bir yere sahiptir. Özel dil temizleyicileri ya da diş fırçası kullanılarak mut­laka dilin arka kısımları günde bir kez temizlenmelidir.
4. Çay ve kahve türü­nden içecekleri mümkün oldu­ğunca az tüketin. Çünkü bunlar ağız ortamındaki ancorop mikrop üremesini artırır.
5. Sigara, alkol ve baharatlı gıdalar kontro­llü kullanıl­malı, hatta kullanılmamalıdır.
6. Kalan pr­oteinler bakterilerin etkisiyle kokulu gazla­ra dönüştüğü için süt içtikten ya da süt ür­ünleri yedikten sonra dişlerinizi mutlaka fırçalayın.
7. Şekerli gıdalar da aynı şekilde bu gazları üretmekte hammadde olarak kull­anılır. Bu tür gıdalar alındıktan son­ra da günlük fırçalamaya ek olarak ağız hemen temizlenip kalan artıklar ağızdan uzaklaştırılmalı­dır.
8. Ağız kuruluğuna neden olduğunu hissettiğiniz bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışa­rak bunu değişti­rin, değiştiremiyorsanız yan etkileri için doktorunuzdan durumunuza uy­gun tavsiyeler alın. Hiçbiri olmuyorsa gün­de on bardak su içerek ağızda oluşan kuruluğun olumsuz etkilerini azalt­maya çalışın.
9. Şeker içermeyen ksılitol gibi tatlandı­rıcı içeren sa­kızlar çiğneyin. Çiğneme tükürük akışınızı uyarır ama şe­kerli sakız çiğner­seniz durumu daha da kötüleştirir­siniz. Şekersiz sakızlarla gün içerisinde tükürüğü­nüzün daha fazla üretilmesine yardımcı olursunuz

Ağız kokusu ve nedenleri

Ağız kokusu 
Dişlerin ve dilin düze nli  ve doğru bir şekilde fırçalanma sı ve ağız içinin temizlemesi kokuyu geçirmiyorsa, ağız kokusuna kanama, ağızda ya da boğazda şişme ve ağrı eşlik ediyor ise gecikmeden bir doktora başvurmanız gerekiyor.

Ağız kokusunun en sık rastlanan nedeni ağız içindeki hastalıklardır. Diş çürükleri, ağız bakımının yetersiz olması, diş taşı oluşumu, dişetlerinin ve ağız içindeki mukozanın iltihabı, iyi temizlenmeyen protezler ağız kokusu na  yol açar.

Geniz bademcikleri nin enfeksiyonları, burunda kronik nezle ve sinüzit, kronik yutak ve gırtlak iltihapları da birer ağız kokusu nedenidir.

Yemek borusun da   meydana gelen keselerin (divertikül) içinde besin parçaları nın toplanarak kokuşması ve hazımsızlık da ağız kokusu na   sebep olur.

Kronik bronşit ve akciğer apsesi gibi solunum yolu rahatsızlıklarında da ağız kokusu ola bilir.

Böbrek yetmezlikleri sonucun da ortaya çıkan üremide nefeste amonyak kokusu, kronik karaciğer hastalığında ağır bir koku ve şeker komasında ki   aseton kokusu gibi.

Ateşli hastalarda da ağız koku su   ortaya çıkabilir.