Ateşi yükselen ve titreyen çocuk terletilir mi?
Ateşli çocuğu battaniye ya da yorgan altına alarak terletmeye çalışmak eskiden gelme yanlış uygulamalardan bir tanesidir. Ateşten titreyen ve nöbet geçiren çocuğun üstünü örtmek onun ateşinin daha fazla yükselmesine neden olur. Bu uygulama yanlış ve tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir uygulamadır. Ateşi olan çocuğun üzerini örtmek değil tam tersi açmak gerekir. Bu nedenle kalın giysileri üzerinden çıkarılarak daha ince giysiler giydirilir. Şort ve atletle kalacak halde soyundurulabilir. Çocuğun ateşlenmesi durumunda yapılacak şeylerden bir tanesi ılık su ile banyo yaptırmaktır. Banyodan sonra çocuk iyice kurulanmalıdır. Ayrıca bir havlu soğuk suyla ıslatılıp sıkıldıktan sonra çocuğun vücudunda gezdirilerek soğuk kompres yapılabilir. Soğuk kompres boyun, koltukaltı, gövde ve kasık gibi alanlara uygulandığında daha iyi sonuç elde edilebilir. Bunun yanısıra ateş düşürücü bazı ilaçlar ve ateş düşürücü fitil kullanılabilir.
Çocuklarda ateşin genelde nedeni vücuttaki bir enfeksiyondur. Bu nedenle doktora giderek muayene olmadan ilaç kullanmak çocuğunuza faydadan çok zarar verebilir. Bilhassa antibiyotik ilaçlar doktor reçete etmeden kullanılmamalıdır. Her antibiyotik her mikrobu önlemez. Doktor vücuttaki enfeksiyonun türüne göre uygun antibiyotik ilaç başlatacaktır. Antibiyotiklerin en sık görülen yan etkilerinden birisi ishal olduğu için yanlış kullanılması halinde çocuğunuzda ciddi sıvı kaybı olabilir.
ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vücut Ateşiyle Tedavi
VÜCUT ATEŞİYLE TEDAVİ
Doğal yöntemlerle tedavide, vücudu terleyecek şekilde sarıp örterek sıcak tutma yöntemine başvurulur. Vücudun böylece normalin üstünde ısıtılmasına yapay vücut ısısı denir. Aslında vücudun normal ısısı bu yapay ısıdan farklıdır. Çünkü vücudun kendi harareti doğal savunma organları olan timüs (beyin altı bezi), dalak ve lenf bezlerini kuvvetle uyarmaktadır. Sauna, hamam gibi yöntemlerle terlemek de vücuda yararlıdır. Ter bünyeye karışan zararlı maddeleri, toksinleri sürükleyip dışarı atar. Vücut dolaşım sistemi böylece düzene girer.
Doğal yöntemlerle tedavide, vücudu terleyecek şekilde sarıp örterek sıcak tutma yöntemine başvurulur. Vücudun böylece normalin üstünde ısıtılmasına yapay vücut ısısı denir. Aslında vücudun normal ısısı bu yapay ısıdan farklıdır. Çünkü vücudun kendi harareti doğal savunma organları olan timüs (beyin altı bezi), dalak ve lenf bezlerini kuvvetle uyarmaktadır. Sauna, hamam gibi yöntemlerle terlemek de vücuda yararlıdır. Ter bünyeye karışan zararlı maddeleri, toksinleri sürükleyip dışarı atar. Vücut dolaşım sistemi böylece düzene girer.
Sponsorlu Bağlantılar:
Ateş
FİYEVR - ATEŞ
Vücut ısısı 38 dereceyi aşınca hemen hepimiz buna karşı bazı ilaçlar alma gereği duyarız. Doğal tedavi yöntemleri uygulayan uzmanlar vücut ısısını aşırı abartıp hemen ilaca sarılmamayı tavsiye ediyorlar. Çünkü vücut ısısının 39 dereceye kadar yükselişi, vücudun savunma sistemine destek olmaktadır. Bu nedenle 39 derece ısıya kadar ateş düşürücü ilaçlardan kaçınılmalı, bilhassa çocuklarda baldırlara ıslak bezlerle kompres yapmakla yetinilmelidir.
Ateş 40 dereceyi geçerse kalp ve dolaşım sisteminin dayanamaması tehlikesi belirir. Buna ek olarak fenalık geçirme, ensede sertleşme, şiddetli baş ağrısı, rengin sararması, nabzın hızlanması gibi durumlar da belirirse vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Ateş yüksek olmasa da özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda bu sorunlar belirirse yine de hemen doktora muayene olmak şarttır. Aşırı ateş vücutta su ve tuz kaybı oluşturur ve bunun sonucunda şok ve kramplara yol açabilir.
Vücut ısısı 38 dereceyi aşınca hemen hepimiz buna karşı bazı ilaçlar alma gereği duyarız. Doğal tedavi yöntemleri uygulayan uzmanlar vücut ısısını aşırı abartıp hemen ilaca sarılmamayı tavsiye ediyorlar. Çünkü vücut ısısının 39 dereceye kadar yükselişi, vücudun savunma sistemine destek olmaktadır. Bu nedenle 39 derece ısıya kadar ateş düşürücü ilaçlardan kaçınılmalı, bilhassa çocuklarda baldırlara ıslak bezlerle kompres yapmakla yetinilmelidir.
Ateş 40 dereceyi geçerse kalp ve dolaşım sisteminin dayanamaması tehlikesi belirir. Buna ek olarak fenalık geçirme, ensede sertleşme, şiddetli baş ağrısı, rengin sararması, nabzın hızlanması gibi durumlar da belirirse vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Ateş yüksek olmasa da özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda bu sorunlar belirirse yine de hemen doktora muayene olmak şarttır. Aşırı ateş vücutta su ve tuz kaybı oluşturur ve bunun sonucunda şok ve kramplara yol açabilir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Ateş Ne Olduğunda Doktora Gidilir?
Vücut Ateşi Kaç Olduğunda Doktora Gitmeliyiz?
Yetişkinler genel olarak kendi sağlık durumlarını pek önemsemezler. Çocuklarda ateş hafif yükseldiğinde 37,5-38 derecelere ulaştığında doktora giden yetişkinler, kendi ateşleri 40 dereceyi bile bulduğunda doktora gitmeyi ihmal edebilmekte ve kendi kendilerine ateşlerini düşürmeye çalışabilmektedirler. Eğer ateşin yanısıra bulantı, kusma veya baygınlık hissi varsa ve ateş 38,5'un üzerinde 39'lara yaklaşıyorsa yine kendi aldığı önlemlere rağmen ateşi düşmüyorsa mutlaka doktora başvurması gerekir. Başvurmadığı taktirde kalıcı beyin hasarları ortaya çıkabilir, konvülsiyonlar olabilir ve daha da yükselip sonuç ölüme bile varabilir. Bundan dolayı ateşi çok küçümsememek ve ateş durumunda doğru önlemleri almayı bilmek gerekir. Ateş durumunda iş hastalıkları veya enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Özellikle enfeksiyona bağlı olmayan ateşlerde ve bir de "nedeni bilinmeyen ateş" adını verdiğimiz değişik bir grup ateş nedeni vardır. Bu durumda ki hastalarda değişik aralıklarla ateş devamlı yükselir. Yetişkinlerde ateş periyotlar halinde tekrarlıyorsa ortada bir enfeksiyon kaynağı ya da bağ dokusuna ait bir hastalık bulunamıyorsa bu durumda kişi hastaneye yatmalı ve hastadan daha ileri tetkikler istenmelidir.
Yetişkinler genel olarak kendi sağlık durumlarını pek önemsemezler. Çocuklarda ateş hafif yükseldiğinde 37,5-38 derecelere ulaştığında doktora giden yetişkinler, kendi ateşleri 40 dereceyi bile bulduğunda doktora gitmeyi ihmal edebilmekte ve kendi kendilerine ateşlerini düşürmeye çalışabilmektedirler. Eğer ateşin yanısıra bulantı, kusma veya baygınlık hissi varsa ve ateş 38,5'un üzerinde 39'lara yaklaşıyorsa yine kendi aldığı önlemlere rağmen ateşi düşmüyorsa mutlaka doktora başvurması gerekir. Başvurmadığı taktirde kalıcı beyin hasarları ortaya çıkabilir, konvülsiyonlar olabilir ve daha da yükselip sonuç ölüme bile varabilir. Bundan dolayı ateşi çok küçümsememek ve ateş durumunda doğru önlemleri almayı bilmek gerekir. Ateş durumunda iş hastalıkları veya enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Özellikle enfeksiyona bağlı olmayan ateşlerde ve bir de "nedeni bilinmeyen ateş" adını verdiğimiz değişik bir grup ateş nedeni vardır. Bu durumda ki hastalarda değişik aralıklarla ateş devamlı yükselir. Yetişkinlerde ateş periyotlar halinde tekrarlıyorsa ortada bir enfeksiyon kaynağı ya da bağ dokusuna ait bir hastalık bulunamıyorsa bu durumda kişi hastaneye yatmalı ve hastadan daha ileri tetkikler istenmelidir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Yüksek Ateşin Kalbe Etkisi
ATEŞ VE KALP
"Ateş kalbi yorar" diye bir görüş vardır. Bu tamamen doğru değildir. Ateşli hastada kalp atımı hızlanır ama, bu kalbin zarar gördüğünden değil, ateş arttığı zaman kalp atımının artmasını gerektiren vücut kuralına uymaktan ibarettir. Normal ısı içerisinde dakikada 75-80 defa atan kalp ısı arttıkça 120-140 a kadar atımını arttırır.
Bazı enfeksiyon hastalıkları, (örneğin difteri, tifo, kızıl) mikropların zehirleri ile kalp adalesine zararlı olabilirler. Burada kalp kasına etki eden hiç şüphesiz, ateş değil, bu zehirlerdir.
Ateş, vücudun savunması için kullanılan bir araç olduğuna ve aşırı derecede yükselmedikçe bir zararı da olmadığına göre enfeksiyon hastalıklarında aşırı yüksekliğe ulaşmadıysa onu düşürmeye uğraşmak doğru değildir. Zaten esas hastalık tedavisi edilince onun düşmesi de sağlanacaktır. Bazı durumlarda bu ateşi soğuk uygulamalarla ve soyarak düşürme gereği varsa da, bu, doktor tarafından hastaya uygulatılacaktır.
"Ateş kalbi yorar" diye bir görüş vardır. Bu tamamen doğru değildir. Ateşli hastada kalp atımı hızlanır ama, bu kalbin zarar gördüğünden değil, ateş arttığı zaman kalp atımının artmasını gerektiren vücut kuralına uymaktan ibarettir. Normal ısı içerisinde dakikada 75-80 defa atan kalp ısı arttıkça 120-140 a kadar atımını arttırır.
Bazı enfeksiyon hastalıkları, (örneğin difteri, tifo, kızıl) mikropların zehirleri ile kalp adalesine zararlı olabilirler. Burada kalp kasına etki eden hiç şüphesiz, ateş değil, bu zehirlerdir.
Ateş, vücudun savunması için kullanılan bir araç olduğuna ve aşırı derecede yükselmedikçe bir zararı da olmadığına göre enfeksiyon hastalıklarında aşırı yüksekliğe ulaşmadıysa onu düşürmeye uğraşmak doğru değildir. Zaten esas hastalık tedavisi edilince onun düşmesi de sağlanacaktır. Bazı durumlarda bu ateşi soğuk uygulamalarla ve soyarak düşürme gereği varsa da, bu, doktor tarafından hastaya uygulatılacaktır.
Sponsorlu Bağlantılar:
Ateşli Hastayken Nasıl Beslenilir?
ATEŞLİ HASTALIKTA BESLENME
Bu beslenmede C vitamini bol olan portokal, limon ve greyfurt suları mutlaka bulunmalıdır. Gerektiği zaman, bu vitamin tabletler halinde de doktor tavsiyesiyle alınabilir. Yemekler hafif olmalıdır. Bağırsakları imkanlarınız orantısında az çalıştıracak gıdalar seçilmelidir. Çünkü bu tür hastalık durumlarında bağırsaklardan emilim yavaşlar. Buna karşılık vücudun gıdaya karşı ihtiyacı artmıştır. Kolay hazmedilmesi bakımından karbonhidratlar, yani muhallebi, şekerli gıdalar, makarna patates püreleri, süt ve hafif çorbalar verilmelidir. Su ihtiyacı da fazlalaştığı için meyve sularının yanı sıra bol su verilmelidir. Unutmamak gerekir ki bunlar genel kurallardır. Doktorumuzun yasakladığı durumlara da harfiyen uymak gerekir.
Bu beslenmede C vitamini bol olan portokal, limon ve greyfurt suları mutlaka bulunmalıdır. Gerektiği zaman, bu vitamin tabletler halinde de doktor tavsiyesiyle alınabilir. Yemekler hafif olmalıdır. Bağırsakları imkanlarınız orantısında az çalıştıracak gıdalar seçilmelidir. Çünkü bu tür hastalık durumlarında bağırsaklardan emilim yavaşlar. Buna karşılık vücudun gıdaya karşı ihtiyacı artmıştır. Kolay hazmedilmesi bakımından karbonhidratlar, yani muhallebi, şekerli gıdalar, makarna patates püreleri, süt ve hafif çorbalar verilmelidir. Su ihtiyacı da fazlalaştığı için meyve sularının yanı sıra bol su verilmelidir. Unutmamak gerekir ki bunlar genel kurallardır. Doktorumuzun yasakladığı durumlara da harfiyen uymak gerekir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Hastalanınca Neden Ateşimiz Çıkar?
Vücutta Ateş Neden Çıkar?
Bütün enfeksiyon hastalıklarında görülen ateş, bu savaşa vücudun uyma çabasıdır. Bu, başka bir deyişle, mikrobun zehirinden olan bir durum değildir. Isı ayarlamasını yapan merkezin bir karşılığıdır. Beyinde bulunan bu merkez, istek dışı sinir sistemine bağlıdır. Vücut bu hararet yükselmesi ile meydana gelen hücre ve protein yıkımını temin etmektedir. Nitekim, içinde mikrop olmayan kaynatılmış süt kas içine enjekte edilirse yine ateş yükselmesi görülür. Bazı hastalıklarda kullanılan bu yöntem, süt proteinini parçalamak için vücudun ısısını arttırma çabasından faydalanmaktadır.
Bakterilerin geneli normal vücut ısısında, yani 36.5 -37 derecede en kuvvetli halde bulunurlar. Vücutta hararet artınca güçleri azalır. Bu hararet artışı esnasında sinir dokusu ve hormonlarımız daha kuvvetli hale geldiklerine göre, vücut hararetinin artışı sayesinde düşmanın zayıfladığı, vücudun kuvvetlendiği bir gerçektir.
Ateş normal veya fazla olması mutlaka sağlık ve hastalığa işaret etmez. Ateşin artışı vücutta zararlı maddelerin imhasının başladığını gösterir. O kadar ki, bu gibi durumlarda ateş olmamasından korkarız. Vücudun savunma kuvveti kalmamış demektir. Eğer böbreküstü bezleri ve hipofiz bezi görevini iyi yapmıyorsa, vücut bu savunmayı yapamaz. Yine vücutta bütün savunma faaliyetlerinde kullanılan C Vitamini eksikse savunma tam olamaz. Onun için bütün hastalıklarda, ateşli veya ateşsiz olsun C Vitamininin yeri büyüktür. Hastalandığımızda bol bol C Vitamini içeren yiyecekler tüketmeliyiz.
Bütün enfeksiyon hastalıklarında görülen ateş, bu savaşa vücudun uyma çabasıdır. Bu, başka bir deyişle, mikrobun zehirinden olan bir durum değildir. Isı ayarlamasını yapan merkezin bir karşılığıdır. Beyinde bulunan bu merkez, istek dışı sinir sistemine bağlıdır. Vücut bu hararet yükselmesi ile meydana gelen hücre ve protein yıkımını temin etmektedir. Nitekim, içinde mikrop olmayan kaynatılmış süt kas içine enjekte edilirse yine ateş yükselmesi görülür. Bazı hastalıklarda kullanılan bu yöntem, süt proteinini parçalamak için vücudun ısısını arttırma çabasından faydalanmaktadır.
Bakterilerin geneli normal vücut ısısında, yani 36.5 -37 derecede en kuvvetli halde bulunurlar. Vücutta hararet artınca güçleri azalır. Bu hararet artışı esnasında sinir dokusu ve hormonlarımız daha kuvvetli hale geldiklerine göre, vücut hararetinin artışı sayesinde düşmanın zayıfladığı, vücudun kuvvetlendiği bir gerçektir.
Ateş normal veya fazla olması mutlaka sağlık ve hastalığa işaret etmez. Ateşin artışı vücutta zararlı maddelerin imhasının başladığını gösterir. O kadar ki, bu gibi durumlarda ateş olmamasından korkarız. Vücudun savunma kuvveti kalmamış demektir. Eğer böbreküstü bezleri ve hipofiz bezi görevini iyi yapmıyorsa, vücut bu savunmayı yapamaz. Yine vücutta bütün savunma faaliyetlerinde kullanılan C Vitamini eksikse savunma tam olamaz. Onun için bütün hastalıklarda, ateşli veya ateşsiz olsun C Vitamininin yeri büyüktür. Hastalandığımızda bol bol C Vitamini içeren yiyecekler tüketmeliyiz.
Sponsorlu Bağlantılar:
Ateş Düşürücü Tedbirler
Ateş Düşürücü İlk Tedbirler
Erken çocukluk döneminde görülen birçok hastalık vücut ısısını yükseltir (ateş). Vücut ısısının yükselmesi, vücudun, yapısına giren hastalık mikroplarına karşı gösterdiği bir reaksiyondur ve vücut organizmasının hastalıkla mücadele ettiğini gösterir. Antibiyotikler (penisilin vb.) hastalık mikroplarının çoğalmasını önler ve böylece vücudun mikrobik hastalığı yenmesinde yardımcı olur. Vücudun yaptığı mücadele sonunda ateş düşer.

Çocuğun sağlığına zarar veren ateşi düşürmek için, hastalığa karşı girişilen bu tedaviden başka olanaklar da vardır. Her annenin bilmesi gereken en basit ve koruyucu tedbir, bacakların ıslak bezle sarılmasıdır. Çocuğun bacakları dizkapağına kadar ılık suya batırılmış bir bezle sarılır. Bunun üzerine bir havlu örtülür. Bacaklara sarılan bez, on beş dakika kadar bırakılır, sonra biraz daha serin suya batırılarak birkaç kez tekrarlanır. Bu işlem sonunda ateşin 1-2 derece düşmesi beklenir. Anne, bacakların soğuk olup olmadığına, yüzün rengine ya da çocuğun alınan bu ön tedbirden rahatsız olup olmadığına dikkat etmelidir.
Yüksek ateşlerde bir doktor çağırmayı ihmal etmemelidir. Doktor, ateşi düşürmek için gerekli tedaviyi yapacaktır. Bebekler ve küçük çocuklar için ateş düşürücü olarak fitil kullanılmaktadır. Fitilin, çocuk kakaya çıktıktan sonra mümkün olduğu kadar makatın içine sokulması gerekir. Bu takdirde çocuk, fitili ıkınma suretiyle dışarı atamaz.
Ateşi yüksek olan bir çocuk, kalın giydirilmemeli ve üzeri sıkıca örtülmemelidir. İnce pamuklu pijama ve çarşaf geçirilmiş bir yün battaniye yeterlidir. Ateşli bir çocuğun bir şeyler içmesi gerektiği asla unutulmamalıdır. Susuzluk ve çok kalın, sıkı giyinme de çocukta ateşin yükselmesine neden olur.
Erken çocukluk döneminde görülen birçok hastalık vücut ısısını yükseltir (ateş). Vücut ısısının yükselmesi, vücudun, yapısına giren hastalık mikroplarına karşı gösterdiği bir reaksiyondur ve vücut organizmasının hastalıkla mücadele ettiğini gösterir. Antibiyotikler (penisilin vb.) hastalık mikroplarının çoğalmasını önler ve böylece vücudun mikrobik hastalığı yenmesinde yardımcı olur. Vücudun yaptığı mücadele sonunda ateş düşer.
Çocuğun sağlığına zarar veren ateşi düşürmek için, hastalığa karşı girişilen bu tedaviden başka olanaklar da vardır. Her annenin bilmesi gereken en basit ve koruyucu tedbir, bacakların ıslak bezle sarılmasıdır. Çocuğun bacakları dizkapağına kadar ılık suya batırılmış bir bezle sarılır. Bunun üzerine bir havlu örtülür. Bacaklara sarılan bez, on beş dakika kadar bırakılır, sonra biraz daha serin suya batırılarak birkaç kez tekrarlanır. Bu işlem sonunda ateşin 1-2 derece düşmesi beklenir. Anne, bacakların soğuk olup olmadığına, yüzün rengine ya da çocuğun alınan bu ön tedbirden rahatsız olup olmadığına dikkat etmelidir.
Yüksek ateşlerde bir doktor çağırmayı ihmal etmemelidir. Doktor, ateşi düşürmek için gerekli tedaviyi yapacaktır. Bebekler ve küçük çocuklar için ateş düşürücü olarak fitil kullanılmaktadır. Fitilin, çocuk kakaya çıktıktan sonra mümkün olduğu kadar makatın içine sokulması gerekir. Bu takdirde çocuk, fitili ıkınma suretiyle dışarı atamaz.
Ateşi yüksek olan bir çocuk, kalın giydirilmemeli ve üzeri sıkıca örtülmemelidir. İnce pamuklu pijama ve çarşaf geçirilmiş bir yün battaniye yeterlidir. Ateşli bir çocuğun bir şeyler içmesi gerektiği asla unutulmamalıdır. Susuzluk ve çok kalın, sıkı giyinme de çocukta ateşin yükselmesine neden olur.
Sponsorlu Bağlantılar:
Vücut Isısının Ölçülmesi (Ateş Ölçme)
Vücut Isısının Ölçülmesi (Ateş Ölçme)
Çocuklar sık sık hastalanırlar ve hastalıkları sırasında ateşleri çıkar. Bundan ötürü, her annenin vücut ısısını ölçme tekniğini bilmesi gereklidir. En kesin değerler, makattan yapılan ölçmelerle sağlanabilir. Termometre (derece) her ölçmeden önce silkelenmeli ve cıva 36 derecenin altına düşürülmelidir. Sonra, termometrenin cıvalı ucuna biraz krem sürülmelidir. Bu takdirde termometre, makata kolayca kayacaktır. Ateşin ölçülmesi sırasında bebek ya da çocuk sırt üstü yatar, anne, bacakları bileklerinden tutup kaldırır, sol eliyle bacakları tutarken sağ eliyle termometrenin cıvalı ucunu yaklaşık olarak bir ila iki dakika makat içinde tutar ve sonra dereceyi okur. Daha büyük çocuklar, dereceleri alınırken yan yatırılabilirler. Bu durumda termometre elle tutulmalıdır. Böylece, termometrenin dışarı çıkması ve çocuğun yaralanması önlenmiş olur.

Daha büyük çocukların dereceleri koltuk altından alınabilir. Bu ölçme sırasında termometrenin koltuk altında 10 dakika kalmasına ve kolun vücuda sıkıca yapıştırılarak termometreyi tutmasına dikkat etmelidir. Derece alınmadan önce koltuk altlan kuru olmalı, terliyse iyice silinip kurutulmalıdır. Aksi takdirde ateşin asıl değerinden daha az bir değer bulunur.
Vücudun normal ısısı 36,6 - 37,2 derece arasında değişir. Koltuk altından yapılan ölçümlerde bulunan değer, makattan yapılan ölçmelerdeki değerlerden 0,5 - 0,6 derece daha düşüktür. Vücut ısısı, akşamları sabahkine göre biraz daha yüksektir. Aynı şekilde, vücut hareketlerinden sonra vücut ısısı belirli bir oranda artar. Bu nedenle, çocuğun ateşi alınmadan önce biraz dinlenmesine fırsat verilmelidir.
Çocuklar sık sık hastalanırlar ve hastalıkları sırasında ateşleri çıkar. Bundan ötürü, her annenin vücut ısısını ölçme tekniğini bilmesi gereklidir. En kesin değerler, makattan yapılan ölçmelerle sağlanabilir. Termometre (derece) her ölçmeden önce silkelenmeli ve cıva 36 derecenin altına düşürülmelidir. Sonra, termometrenin cıvalı ucuna biraz krem sürülmelidir. Bu takdirde termometre, makata kolayca kayacaktır. Ateşin ölçülmesi sırasında bebek ya da çocuk sırt üstü yatar, anne, bacakları bileklerinden tutup kaldırır, sol eliyle bacakları tutarken sağ eliyle termometrenin cıvalı ucunu yaklaşık olarak bir ila iki dakika makat içinde tutar ve sonra dereceyi okur. Daha büyük çocuklar, dereceleri alınırken yan yatırılabilirler. Bu durumda termometre elle tutulmalıdır. Böylece, termometrenin dışarı çıkması ve çocuğun yaralanması önlenmiş olur.
Daha büyük çocukların dereceleri koltuk altından alınabilir. Bu ölçme sırasında termometrenin koltuk altında 10 dakika kalmasına ve kolun vücuda sıkıca yapıştırılarak termometreyi tutmasına dikkat etmelidir. Derece alınmadan önce koltuk altlan kuru olmalı, terliyse iyice silinip kurutulmalıdır. Aksi takdirde ateşin asıl değerinden daha az bir değer bulunur.
Vücudun normal ısısı 36,6 - 37,2 derece arasında değişir. Koltuk altından yapılan ölçümlerde bulunan değer, makattan yapılan ölçmelerdeki değerlerden 0,5 - 0,6 derece daha düşüktür. Vücut ısısı, akşamları sabahkine göre biraz daha yüksektir. Aynı şekilde, vücut hareketlerinden sonra vücut ısısı belirli bir oranda artar. Bu nedenle, çocuğun ateşi alınmadan önce biraz dinlenmesine fırsat verilmelidir.
Sponsorlu Bağlantılar:
Çocuklarda Ateş ve Ateşin Nedenleri
Ateş
Ateşin Nedenleri:
İnsanda, diğer sıcakkanlılar gibi vücut ısısını korumak yeteneği vardır. Çok az değişen vücut ısısı (sabahları 36,5, öğleden sonra ve akşamları 37,2 derece) vücudun gösterdiği fonksiyonlar için çok önemlidir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkmasına 'ateş' adı verilir (çocukta vücut ısısı erişkinlere göre daha yüksektir). Makattan ölçülen vücut ısısı normal olarak 37,5 ile 38 derece arasındaysa, çocuğun ateşi olduğundan edilir. Ateş, vücuttaki ısı düzeninin bozulduğunu gösterir. Bu düzen, sayısız hastalıklarla, özellikle, mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur. O halde, ateş, bir hastalık değil, hastalığa karşı vücudun gösterdiği bir reaksiyondur. Bu reaksiyon sırasında, kandaki gıda alışverişinin artmasıyla vücut ısısı doğru orantılı olarak yükselir.
Çocukta Ateş:
Çocuklar çok kolay ateşlenir ve çoğu kez de ateşleri erişkinlerinkine göre da ha yüksektir. Ateş, daima bir hastalık belirtisini ya da vücut ısı düzeninin bozulduğunu gösterir. Ama bu bozukluk pek önemsiz de olabilir. Özellikle, bebeklerin vücut ısıları, kolaylıkla yükseldiği gibi, düşebilir de. Bebekler susuz kaldıkları zaman da ateşlenirler (susuzluk ateşi). Vücut ısısının günlerce 39 derecenin üstünde kalması, çoğu kez ciddi bir hastalık belirtisidir. Vücut ısısının çok fazla, yani 41 derecenin üstüne çıkması, vücut fonksiyonunun ve kandaki gıda alışverişinin aksamasına neden olur.
Bu aksaklığın uzunca sürmesi çocuk için oldukça büyük tehlikeler doğurabilir. Ateşin her ölçülüsünde okunan derece bir grafikle gösterilmelidir. Çünkü, doktor bu grafiğe bakarak mikrobik hastalıkların nedenini kolayca anlayabilir.
Ateş Sırasında Görülebilen Yan Belirtiler:
Ateşin yüksek oluşu sağlık durumunu bozar. Ateşli durumlarda:
- İştahsızlık,
- Halsizlik ve yorgunluk,
- Kalp atışlarında ve solunumda hızlanma,
- Baş ağrısı ve durgunluk,
- Huzursuzluk ve uyku bozukluğu,
- Üşüme ya da titreme,
- Terleme (ısının çabuk düşmesi halinde)
görülür.
Anne, çocuğunun ateşi olup olmadığını hemen anlar. Ateşi olan çocuğun vücudu sıcaktır, rengi soluktur, titrer, gözleri çakmak çakmak olur. Çocuğun davranışlarında da bir değişiklik göze çarpar. Yüksek ateş, küçük çocuklarda zaman zaman havale yapabilir.
Ateşin Etkisi:
Çocuk ateşlendiği zaman mutlaka bir çocuk doktoruna götürülmelidir. Ateşin giderilmesi, asıl hastalığın da tedavisi demektir. Sağlık durumunun bozulması halinde, vücudun serinletilecek şekilde silinmesi, ılık banyo gibi ateş düşürücü tedbirler alınmalıdır. Ateş düşürücü ilaçlar da verilebilir, ancak, ateş nedeni araştırılmadan ve anlaşılmadan ateşin düşürülmesi sakıncalıdır.
Ateşin Nedenleri:
İnsanda, diğer sıcakkanlılar gibi vücut ısısını korumak yeteneği vardır. Çok az değişen vücut ısısı (sabahları 36,5, öğleden sonra ve akşamları 37,2 derece) vücudun gösterdiği fonksiyonlar için çok önemlidir. Vücut ısısının 38 derecenin üstüne çıkmasına 'ateş' adı verilir (çocukta vücut ısısı erişkinlere göre daha yüksektir). Makattan ölçülen vücut ısısı normal olarak 37,5 ile 38 derece arasındaysa, çocuğun ateşi olduğundan edilir. Ateş, vücuttaki ısı düzeninin bozulduğunu gösterir. Bu düzen, sayısız hastalıklarla, özellikle, mikrobik hastalıklar nedeniyle bozulur. O halde, ateş, bir hastalık değil, hastalığa karşı vücudun gösterdiği bir reaksiyondur. Bu reaksiyon sırasında, kandaki gıda alışverişinin artmasıyla vücut ısısı doğru orantılı olarak yükselir.
Çocukta Ateş:
Çocuklar çok kolay ateşlenir ve çoğu kez de ateşleri erişkinlerinkine göre da ha yüksektir. Ateş, daima bir hastalık belirtisini ya da vücut ısı düzeninin bozulduğunu gösterir. Ama bu bozukluk pek önemsiz de olabilir. Özellikle, bebeklerin vücut ısıları, kolaylıkla yükseldiği gibi, düşebilir de. Bebekler susuz kaldıkları zaman da ateşlenirler (susuzluk ateşi). Vücut ısısının günlerce 39 derecenin üstünde kalması, çoğu kez ciddi bir hastalık belirtisidir. Vücut ısısının çok fazla, yani 41 derecenin üstüne çıkması, vücut fonksiyonunun ve kandaki gıda alışverişinin aksamasına neden olur.
Bu aksaklığın uzunca sürmesi çocuk için oldukça büyük tehlikeler doğurabilir. Ateşin her ölçülüsünde okunan derece bir grafikle gösterilmelidir. Çünkü, doktor bu grafiğe bakarak mikrobik hastalıkların nedenini kolayca anlayabilir.
Ateş Sırasında Görülebilen Yan Belirtiler:
Ateşin yüksek oluşu sağlık durumunu bozar. Ateşli durumlarda:
- İştahsızlık,
- Halsizlik ve yorgunluk,
- Kalp atışlarında ve solunumda hızlanma,
- Baş ağrısı ve durgunluk,
- Huzursuzluk ve uyku bozukluğu,
- Üşüme ya da titreme,
- Terleme (ısının çabuk düşmesi halinde)
görülür.
Anne, çocuğunun ateşi olup olmadığını hemen anlar. Ateşi olan çocuğun vücudu sıcaktır, rengi soluktur, titrer, gözleri çakmak çakmak olur. Çocuğun davranışlarında da bir değişiklik göze çarpar. Yüksek ateş, küçük çocuklarda zaman zaman havale yapabilir.
Ateşin Etkisi:
Çocuk ateşlendiği zaman mutlaka bir çocuk doktoruna götürülmelidir. Ateşin giderilmesi, asıl hastalığın da tedavisi demektir. Sağlık durumunun bozulması halinde, vücudun serinletilecek şekilde silinmesi, ılık banyo gibi ateş düşürücü tedbirler alınmalıdır. Ateş düşürücü ilaçlar da verilebilir, ancak, ateş nedeni araştırılmadan ve anlaşılmadan ateşin düşürülmesi sakıncalıdır.
Sponsorlu Bağlantılar:
Çocuğumun Ateşi Düşmüyor , Nasıl Düşürürüm?
Çocuklarda Ateş ve Tedavisi
Çocukluk çağında en çok karşılaşılan hastalık belirtilerinden biridir.
Evinizde mutlaka bir derece bulundurun.

Ateş; ağızdan, rektumdan (anüs), koltuk altından, ciltten ya da kulaktan ölçülebilir.
Bebeklerde en rahat yöntem rektumdan ateş ölçümüdür. Koltuk altından ölçülüyorsa koltuk altı kuru olmalı, derecenin tamamen temas ettiğinden emin olunmalıdır. Karşı koyan veya çok hareket eden bir çocukta bunu sağlamak zordur.
Kulaktan ölçmek için özel bir alet gerekmektedir. Çok kısa süre tutulduğundan hareketli çocuklar için kullanışlı olmakla beraber, dış kulak yolunda kir varsa ya da uygun pozisyonda tutalamıyorsa sonuç alınamayabilir.
Cilde yapıştırılarak ateş ölçen şeritler pek güvenilir değildir. YAZININ DEVAMINA GİT
Ağızdan ölçmeye uyum sağlayabilecek çocuk sayısı fazla değildir.
Civalı termometreler yerine son yıllarda yaygınlaşan dijital termometrelerden kendinize en uygun olanı seçiniz ve mutlaka yedeğini de bulundurunuz.
Rektumdan 38, koltuk altından 37,5 derecenin üzerinde ölçüm alınıyorsa önce çocuğun üzerindeki giysileri çıkarın. Ilık su ile (32 derece civarında) tüm vücudunu, özellikle baş, boyun, koltuk altı gibi bölgeleri yıkayın ve kurulamayın. Kesinlikle alkol, sirke, limon ve benzeri şeyler sürmeyin. Soğuk su kullanmayın. Gerekirse yıkama işlemini gün içerisinde defalarca tekrarlayın.
Çocuğun yaşına ve kilosuna uygun ateş düşürücüyü doktorun önerisi ile kullanın.
Yüksek ateş, havale geçirmeye neden olabileceği için dikkatli olmak gerekir.
Aramalar: çocuğumun ateşini nasıl düşürebilirim, çocuğumun ateşi var, ateş nasıl düşürülür, bebeğimin ateşi çıktı, ateş normalde kaç olmalıdır, ateşin normal değeri nedir
Çocukluk çağında en çok karşılaşılan hastalık belirtilerinden biridir.
Evinizde mutlaka bir derece bulundurun.
Ateş; ağızdan, rektumdan (anüs), koltuk altından, ciltten ya da kulaktan ölçülebilir.
Bebeklerde en rahat yöntem rektumdan ateş ölçümüdür. Koltuk altından ölçülüyorsa koltuk altı kuru olmalı, derecenin tamamen temas ettiğinden emin olunmalıdır. Karşı koyan veya çok hareket eden bir çocukta bunu sağlamak zordur.
Kulaktan ölçmek için özel bir alet gerekmektedir. Çok kısa süre tutulduğundan hareketli çocuklar için kullanışlı olmakla beraber, dış kulak yolunda kir varsa ya da uygun pozisyonda tutalamıyorsa sonuç alınamayabilir.
Cilde yapıştırılarak ateş ölçen şeritler pek güvenilir değildir. YAZININ DEVAMINA GİT
Sponsorlu Bağlantılar:
Ağızdan ölçmeye uyum sağlayabilecek çocuk sayısı fazla değildir.
Civalı termometreler yerine son yıllarda yaygınlaşan dijital termometrelerden kendinize en uygun olanı seçiniz ve mutlaka yedeğini de bulundurunuz.
Rektumdan 38, koltuk altından 37,5 derecenin üzerinde ölçüm alınıyorsa önce çocuğun üzerindeki giysileri çıkarın. Ilık su ile (32 derece civarında) tüm vücudunu, özellikle baş, boyun, koltuk altı gibi bölgeleri yıkayın ve kurulamayın. Kesinlikle alkol, sirke, limon ve benzeri şeyler sürmeyin. Soğuk su kullanmayın. Gerekirse yıkama işlemini gün içerisinde defalarca tekrarlayın.
Çocuğun yaşına ve kilosuna uygun ateş düşürücüyü doktorun önerisi ile kullanın.
Yüksek ateş, havale geçirmeye neden olabileceği için dikkatli olmak gerekir.
Aramalar: çocuğumun ateşini nasıl düşürebilirim, çocuğumun ateşi var, ateş nasıl düşürülür, bebeğimin ateşi çıktı, ateş normalde kaç olmalıdır, ateşin normal değeri nedir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)