düşük hapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düşük hapı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Düşük hapı işe yarar mı?

Düşük hapı işe yarar mı?

Bu konuda çeşitli ilaçlı yöntemler bilinmekte ve kullanılmaktadır. Ancak her yöntemin ancak gebeliğin dönemi ile ilgili olarak düşük yaptırma olasılığı olduğu gibi, bu yöntemlerin büyük bir kısmı anne sağlığına zarar veren unsurlarda taşımaktadır.

Fransa’ da geliştirilmiş olan Mifepristol isimli tablet ile birlikte mizoprostol isimli tabletin beraber olarak ve doğru zamanlamayla kullanılması sonucunda düşük yaptırdığı bilinmektedir. Buna rağmen yan etki ve insan sağlığı konusunda oldukça güven verici sonuçlar ortaya koymuş olan bu ilaçlar, dünya genelinde çok az ülke sağlık bakanlığı tarafından onaylanarak satışa sunulmuştur. Satışa sunulmamasının en büyük nedeni ise ilaçların herhangi bir neden ve etki yaratma olasılığı değil, kürtaj karşıtı düşüncenin yoğun baskısıdır. Ülkemizde de sağlık bakanlığı tarafından onaylanmamış ve satışı yasak olan bir ilaçtır.

İlgili aramalar: düşük hapı işe yarar mı? düşük hapı oluyor mu?

Düşük hapı nasıl kullanılır?

Düşük hapı nasıl kullanılır?

Düşük hapı dünyanın birçok ülkesinde satışta olmayan, pek çok tartışmayı da geliştirilmesiyle beraberinde getiren bir ilaçtır. Doğrudan düşük yapmayı gerçekleştirmeyen, ancak bir süreç sonunda ve iki ilacın birlikte kullanılması sonucu, istenmeyen gebeliklerin kürtajsız ve sadece ilaçla sonlandırılmasını sağlayan düşük hapı, tüm dünya da kürtaj karşıtı düşünce tarafından ciddi bir blokaj durumuyla karşı karşıya kalmıştır.

Fransa’da geliştirilmiş olan Ru-486 isimli ilaç gebeliğin erken döneminde kullanılarak, embriyonun rahim içerisine yerleşmesi kısmına engel oluşturuyor. Bununla birlikte embriyonun yerleşmesinin ve gebeliğin ilerlemesinin ardından bir başka ilaç olan mizoprostol isimli tabletin kullanılması sonucu, düşük gerçekleşiyor ve gebelik kürtaj yaptırmadan sonlandırılmış oluyor.

Herhangi bir aşırı yan etkiye ve insan sağlığına zararı bulunmadığı tespit edilmiş olan bu ilaç, dünya genelinde kürtaj karşıtları tarafından yoğun bir baskı altında tutulmaktadır. Bunun en büyük nedeni denetlenmesi gereken bir ilaç olması ve denetiminin zor olmasıdır. Aksi halde bilinçsizce ya da bilerek ilerlemiş gebeliklerde kullanılabilir bunun sonucunda bedensel ve zihinsel gelişiminin büyük bölümünü tamamlamış bebeğin ve ayrıca annenin hayatı riske girebilir.

Düşük hapı Ru-486 Amerika’da FDA tarafından onaylanmış nadir Avrupa ilaçlarından biri olsa da, büyük bir baskı sebebiyle henüz ülkede satışa çıkarılabilmiş durumda değildir. Ülkemizde de düşük hapının satışı yoktur.

İlgili aramalar: düşük hapı nasıl alınır? düşük hapı nasıl kullanılır?

Düşük Hapı Nedir?

DÜŞÜK HAPI

Fransa’ da geliştirilmiş olan Ru-486 isimli bir ilaç olan düşük hapı, etkin maddesi olan mifepristol ismi ile de anılmaktadır. Gebeliğin en erken dönemlerinde etki ederek, gebeliğin sonlanmasında yardımcı olan tablet şeklindeki ilacın direk olarak düşük yaptırdığını söylemek hatalı bir tanımlama olur. Mifepristol kullanımı sayesinde, gebeliğin en erken döneminde sperm ve yumurta hücresinin birleşiminin ardından oluşan embriyonun rahim içerisinde yerleşmesinin önüne geçmektedir. Embriyonun rahim içerisine yerleşmesinden sonra ise gebelik daha ileri aşamalar taşındığında, düşüğün gerçekleşebilmesi için mizoprostol adı ile bilinen başka bir ilaçla birlikte kullanılması gereklidir. Bu iki ilacın birlikte kullanımı sonucunda, erken gebelik döneminde istenmeyen gebelikler kürtaja gereksinim duyulmaksızın düşük yoluyla sonlandırılabilmektedir.

Ülkemiz dahil olmak üzere birçok ülke tarafından yasaklı durumda bulunan Ru-486, Amerikan FDA tarafından Avrupa’ da geliştirilmiş olan birçok ilaç henüz onaylanmamışken, Ru-486 onay almıştır. Bununla birlikte kürtaj karşıtı yoğun lobi sebebiyle ilaç Amerika’da da satışta değildir.

İlgili aramalar: düşük hapı nedir? düşük hapı işe yarıyor mu? bebek düşürmek için ilaç var mı?

Doğum Kontrol Hapı

DOĞUM KONTROL HAPI
Günümüzde hala tartışılan bir sorundur. Doğum kontrol hapı, önce Katolik Kilisesi'ni karşısına aldı. Oysa hapı dinine çok bağlı bir Katolik keşfetti. Bulan kişi aslında dini inancı gereği tüm doğum kontrol önlemlerine karşıt birisi idi. John Rock, Amerikan Harvard Üniversitesi'nin jinekoloji dalında en büyük profesörlerinden birisiydi. Kontrol hapı bulmak, aklının kenarından bile geçmiyordu. Yaptığı araştırmalar sırasında çocuk yapamayan kadınlara, çocuk yapma olanağı sağlamayı düşünüyordu. Bu arada progesteron denen hormonun yüksek dozda kullanılmasının büyük bir olasılıkla hamile kalmak için yararlı olduğunu saptadı. Hormonu muntazam bir süre aldıktan sonra aniden kesince, kadının hamile kalma şansı artıyordu. Ancak kadın hormonu sürekli alırsa bünyede bir tür yapay hamilelik oluşuyordu. Yani kadın hamile olmadığı halde aylık rahatsızlık (adet kanaması) hali önleniyor, bünyesi aylık adet gününde yumurta olgunlaştırma eylemine ara veriyordu. Rock, böylece istemeden de olsa yanlışlıkla doğum kontrol hapını bulmuş oldu.

Düzenli bir şekilde alındığı zaman doğum kontrol hapı, bu alandaki önlemlerin en güçlüsüdür.

Kadınların cinsel bilincinde bir devrim oluşturmuştur. Bugünkü durumunda yan etki riski yok denecek düzeydedir. Ancak bugünkü haline içerdiği hormon miktarından önemli miktarda indirim yapılarak ulaşılabilmiştir. Doğum kontrol hapı bundan çok uzun zaman önce piyasaya sürüldüğünde, alındığı bir dönem içerisinde içerdiği normon miktarı 85 miligram idi. Günümüzde bu hormon miktarı 2,2 miligrama indirilmiştir. Yeni hap "Gestagene" denen bir madde içermektedir. Bu madde metobalizma, dolaşım ve kan basıncı üzerinde hemen hemen hiçbir yüklenim oluşturmamaktadır.

Doğum kontrol hapının kalp krizlerine ya da göğüs kanserine yol açtığı şeklindeki tezler doğrulanmamıştır. Ancak hapın damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon, ileri şeker hastalığı, karaciğer, safra rahatsızlığı geçirenler tarafından alınmaması gerekmektedir.

Doğum kontrol hapının bir de ilişkiden sonra alınan türü bulunmuştur. Bu ilaç yumurtanın rahime yerleşmesini engellemektedir.

Sonradan alınan doğum kontrol hapı, normal kontrol hapının aksine daha fazla hormon içermektedir. Ancak bu hapta da geçtiğimiz yıllar içinde gerek östrojen, gerekse gestagene hormonlarının miktarını önemli düzeyde azaltmak mümkün olmuştur. Doğum kontrol hapı hormonal bozukluklar için doktor tarafından reçeteye de yazılabilir fakat eczaneden reçetesiz de alınabilir. İlacı yazdıran kadınlar kanama, fenalaşma, baş ağrısı gibi yan etkileri göze almak zorundadırlar. Sonradan alınan doğum kontrol hapı bazılarının iddia ettiği gibi, bir kürtaj hapı değildir. Hapın işlevi döllendirilen dişi yumurtanın rahim içinde mukoza tabakası üzerine yerleşmesini önlemekten ibarettir. Böylece hamileliği engellemektedir. Hapın başarı oranı yüzde 99'dur. Ancak ilişkiden en geç 48 saat sonra alınması şarttır. İki aşamada alınan birinci haptan 12 saat sonra, ikinci bir hap daha alınması gerekmektedir.

Bu arada bir de gerçek kürtaj hapı geliştirilmiştir. "RU 486" kod ismiyle anılan hap sadece Fransa'da ve sıkı doktor denetimi altında kullanılabilmektedir, ileride kürtaj kısmına da görüleceği şekilde "RU 486" tam anlamıyla bir hormon bombasıdır.