Tiroid Ameliyatı Hakkında Bilgi
Tiroid Ameliyatı, Tiroid Ameliyat Sonrası
Hangi hastalara tiroit ameliyatı yapılır?
Tiroit ameliyatı tiroit bezinin çok büyük olduğu yani büyük bir guatrın olduğu ve guatrın etraftaki dokulara baskı yaptığı durumlar ile büyük bir nodülü olan veya nodülde kanser veya kanser şüphesi olan hastalarda ve dalan guatr denen tiroit bezinin göğüs kafesine girmesi durumlarında yapılır. Graves hastalığı denen tiroit bezinin çok çalıştığı hastalarda da bez büyükse tiroit ameliyatı yapılabilir.
İçerisinde nodül olmayan düz ve küçük bir guatrda veya küçük bir nodülde (iyi huylu olan) ve bezi çok büyük olmayan Graves hastalarında ameliyat yapılmaz. Bu konuda karar almak ve muayene olmak için ilkönce bir endokrinoloji uzmanına başvurunuz. Endokrinoloji uzmanı sizi bu konuda yönlendirecek ve tedavinize karar verecektir.
Ameliyatta Tirot Bezinin Ne kadarı Alınır?
Ameliyatın tipi ve bezden ne kadar parça alınacağı hastalığın durumuna, hastanın yaşına, nodulun tipine ve kanser olup olmadığına bağlı olarak değişir.
Tiroit kanseri, çok nodüllü guatr veya Graves hastalarında tiroit bezinin tamamına yakını ameliyatla alınır.
Tek nodül varsa nodulun olduğu taraftaki lob tamamen alınır ve ilaveten öbür lobdan bir kısım parça daha alınır. Yani bezin hepsi alınmaz.
Ameliyat sırasında tiroit bezinden alınan parça patologa gönderilir. Bu incelemede eğer kanser varsa veya kanser şüphesi ortaya çıkarsa operatör doktor bezin tamamını ameliyatla alır. Ancak bazen nodulun frozen ile kanser olmadığı saptansa bile ameliyat sonrası bezin başka bir yerinde ufak bir kanser teşhisi konabilir. Bu durumda yapılacak ikinci bir ameliyatla geri kalan tiroit parçasının da alınması gerekir.
Ameliyat öncesi nasıl bir hazırlık yapılır?
Nodulunuz varsa ameliyat öncesi mutlaka biyopsi yapılır.
Ameliyat öncesi tam bir muayeneden geçersiniz. Bu amaçla önce endokrinoloji uzmanına başvurmanız ve muayene olmanız gerekir. Tansiyon, kalp hastalığı ve diğer hastalıkların olup olmadığına ve varsa bunların ameliyata engel teşkil edip etmeyeceğine bakılır. Tiroit hormonları ölçülür ve diğer kan tetkiklerine (şeker, üre ve karaciğer testleri ile kan sayımı, kanama zamanı gibi) bakılır. Özellikle tiroit hormonlarının ameliyat öncesi normal olması gerekir.
Tiroit ameliyatı olacak hastaların ses telleri ameliyat öncesi muayene edilir.
Anestezi doktoru sizi ameliyattan önce muayene eder, dosyanızı ve tetkiklerinizi inceler ve kullandığınız ilaçları sorar. Kullandığınız ilaçları ve allerjiniz varsa mutlaka doktorunuza söyleyiniz. Özellikle kanı sulandıran aspirin, klopidogrel ve Coumadin gibi ilaçlar alıyorsanız bunlar ameliyatta kanamayı artıracağından tehlikeli olabilir. Bitki (herbal) ilaçlar kullanıyorsanız ameliyattan bir hafta önce bu ilaçları kesiniz ve bunları kullandığınızı doktorunuza söyleyiniz.
Şeker hastalığınız varsa açlık kan şekerinin ameliyat öncesi 200 mg/dl'nin altına inmesi uygun olduğundan endokrinoloji uzmanına başvurarak şeker hastalığınızı tedavi ettiriniz ve ameliyat için doktorunuzun önerilerini alınız.
Kalp hastalığınız varsa kalp doktoruna (kardiyolog) muayene olarak ameliyat için önerilerini alınız.
Ameliyat Edecek Cerrahı Nasıl Seçmeli?
Sizi ameliyat edecek doktorun (cerrahın) sık sık tiroit ameliyatı sık yapan, yani bu konuda ustalaşmış bir doktor olmasına dikkat etmek faydalıdır. Sık tiroit ameliyatı yapan (yılda en az 50) bir cerrahın komplikasyon sayısı da az olur. Bu konuda endokrinoloji uzmanının görüşünü alınız.
Tiroit ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat, genel anestezi ile yapılır ve genellikle 2-2.5 saat sürer. Boynunuzda kolye şeklinde bir kesi yapılarak tiroit bezinin bir kısmı veya tamamı alınır. Ameliyat salonundan çıktıktan sonra 1-2 saat uyanma odasında kalırsınız
Ameliyat için hastanede ne kadar süre kalınır?
Ameliyatın tipine göre değişmekle birlikte genellikle 1-2 gün kalınır. Ameliyattan sonra ne zaman işe başlarım?
İki-üç hafta içinde iyileşir ve normal yaşantınıza devam edersiniz.
Tiroid Ameliyatı Sonrası ne gibi şikayetler olabilir?
Ameliyat salonundan çıktıktan sonra anestezimin etkisine bağlı olarak hafif yorgunluk olabilir. Ameliyathaneden geldikten sonra yataktan kendiniz kalkmaya çalışmayın. Boynunuzda ameliyattaki kesiye bağlı olarak ağrı olabilir. Bunun için ağrı kesici ilaç doktorunuz tarafından size verilebilir.
Bazen boğazda anestezi tüpünün etkisine bağlı olarak ağrı ve farenjit olabilir. Buz ve gargaralar bu ağrı için faydalı olur.
Ameliyat bölgesinde ani bir şişlik olursa kanama oluyor demektir; hemen doktorunuza haber verin.
El ve yüzde karıncalanma, uyuşma ve kasılma olursa doktorunuza söyleyiniz. Tiroit ameliyatı sonrası ellerde ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma ve kasılma olması kanda kalsiyumun düştüğü anlamına gelir. Kan kalsiyumunda düşme varsa size doktorunuz tarafından kalsiyum hapı verilir.
Ameliyat günü ve ertesi günü durumunuza ve doktorunuzun kararma göre sulu gıdalar yenmeye başlanabilir. Bu arada pansumanınız değiştirilir. Ameliyat eden doktor sizi 1-3 hafta sonra kontrole çağırabilir. Ameliyat yeri birkaç haftada iyileşir. Ameliyatla tiroit bezinizin hepsi alınmışsa tiroit hormon ilaçları başlanabilir. Tiroit kanseri varsa daha sonra radyoaktif iyot tedavisi olacağınızdan bu ilaçlara başlanmayabilir.
Ameliyat yerinde renk değişikliği olmaması için güneş ışığından boynunuzu koruyun.
Ameliyat sonrası bazı hastalarda oluşan ses kısıklığı zamanla düzelir. Çok nadiren ses tellerinde oluşan hasar kalıcı olabilir
İşinize 7-10 gün sonra başlayabilirsiniz.
Ameliyattan sonra ağır spor yapmayınız ve ameliyat yerinin kuru olmasına dikkat ediniz.
Ameliyat keşi yerinde şişme veya kanama olursa hemen sizi ameliyat eden doktorunuza başvurunuz.
Tiroit ameliyatının yan etkileri (komplikasyonları) nelerdir?
Tiroit bezi boyundaki çok önemli damar ve sinirlerle komşuluk içindedir. Sinirlerin ameliyat sırasında kesilmesi ses kısıklığı yapabilir. Paratiroit bezi denen ve kan kalsiyumunu ayarlayan bezlerin ameliyat sırasında hasar görmesi veya kanlanmasının daha sonra azalması nedeni ile kan kalsiyum düşüklüğü gelişebilir. Ameliyat ile ilgili yan etkiler (komplikasyonlar) aşağıda verilmiştir. Bu komplikasyonlar çok nadir görülür. Bu nedenle korkmayınız. Önemli olan iyi ameliyat yapan bir cerrah bulmanızdır.
Ameliyat yerinde kanama: Çok nadiren olabilir.
Ses kısıklığı:, Birkaç gün sürebilir sonra düzelir. Bazen ses kısıklığı birkaç ay sürer ve sonra düzelir. Birkaç aydan sonra düzelmez ise ses tellerinin sinirinde hasar olmuş demektir ve düzelmesi çok nadiren görülür.
Kalsiyumda düşme: Ameliyat sonrası en iyi merkezlerde bile hastalann %1-2'sinde görülür. Ameliyatta tiroit bezinin arkasında bulunan ve kan kalsiyumunu ayarlayan paratiroit bezlerinde hasar olmuş olabilir veya bu bezlerin kanlanması ameliyat nedeniyle bozulduğundan paratiroit hormonu az salgılanabilir. Ameliyat sonrası el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve kasılma gibi şikayetleriniz varsa kan kalsiyumu düşük demektir. Bu durumda endokrinoloji uzmanının kontrolünde kalsiyum almak gerekir. Kalsiyum düşüklüğü bazen geçici olur ve 6 ay içinde düzelir. 6 ay içinde kalsiyum düşüklüğü düzelmezse ömür boyu devam eder. Bu tür hastaların ömür boyu kalsiyum ve D vitamini almaları gerekir.
Tiroit hormon yetersizliği (hipotiroidi): Tiroit bezinden alınan parçanın miktarına göre tiroit hormon yetmezliği gelişir. Bezin yansı alınan hastalarda da tiroit hormon ilacı almak gerekebilir. Bezin tamamı alınanlarda ömür boyu tiroit hormon ilacı kullanmak gerekir.
Ameliyattan sonra kontrol için hangi doktora gitmeli?
Ameliyattan sonra sizi takip edecek olan doktor endokrinoloji ve metabolizma uzmanıdır. Ameliyatınızın tipine, patoloji sonucuna göre ve kandaki hormon ve kalsiyum durumunuza göre endokrinoloji uzmanı tedavinizi ve ilaçlarınızı ayarlar. Ameliyattan sonra endokrinoloji uzmanına giderken ameliyat raporu, epikriz, ameliyat patoloji raporu ve diğer tetkiklerinizi mutlaka yanınızda bulundurun.
Tiroit kanseri nedeniyle ameliyat olmuşsanız veya ameliyatta kanser çıkmışsa, radyoaktif iyot tedavisi ve vücut taraması için doktorunuz sizi nükleer tıp uzmanına gönderebilir. Buradan alınan randevuya göre ilaçlarınız ayarlanır.
Kan kalsiyumunuz düşükse kalsiyum hapı endokrinoloji uzmanının kontrolü ve önerisi doğrultusunda hiç kesilmeden ömür boyu alınır. Kalsiyum düşüklüğünün geçici olup olmadığını anlamak için ameliyattan birkaç ay sonra doktor kontrolü altında kalsiyum ilaç dozu biraz azaltılıp kan kalsiyumuna bakılır. Eğer ilaç kesilince kan kalsiyumu düşüyorsa kalıcı bir kalsiyum düşüklüğü var demektir ve ömür boyu kalsiyum almak zorunda olduğunuzu bilmeniz gerekir.
Ameliyatta kanser çıkmamış, yani patoloji sonucu iyi huylu ise bu durumda kullanacağınız ilaç ve kontrolleriniz endokrinoloji uzmanı tarafından ayarlanır.
Ameliyat sonrası hormonlarınız ve kalsiyumunuz normal olsa bile belirli aralıklarla endokrinoloji uzmanına kontrole gidiniz ve hormon ve kalsiyum tetkiklerinizi yaptırınız. Bazı hastalarda ameliyattan bir süre sonra hormon eksikliği ve kalsiyum düşüklüğü gelişebildiği gibi özellikle nodul ameliyatı olanlarda geride tiroit bezi bırakılmışsa, bu tiroit bezi parçasında tekrar nodul gelişebilmektedir. Bu nedenle endokrinoloji uzmanına kontrole gitmeyi ihmal etmeyiniz.
Tiroid Tetkikleri, Tiroid Sintigrafisi, Tiroid Ultrasonografisi
Tiroit Tetkikleri; Tiroid Sintigrafisi, Tiroid Ultrasonu
Tiroit hastalıklarının teşhisi için bazı tetkiklerin yapılması gerekir. Bu tetkikler aşağıda verilmiştir:
a) Kan Testleri:
Sıklıkla kullanılan kan testleri serbest T3, serbest T4, TSH, anti-TPO antikoru, anti-tiroglobulin antikoru, TSH-reseptör antikoru, tiroglobulin ve kalsitonin hormonlarının kan düzeylerinin ölçülmesidir.
T4 ve T3 hormonlarının normal sınırın altında veya üstünde olması, tiroit bezinin iyi çalışmadığını gösterir. T4 ve T3 hormonları düşük ise beziniz az çalışıyor, buna karşılık T4 ve T3 hormonları yüksek ise beziniz çok çalışıyor demektir. T3 ve T4 ölçümü yaptırırken serbest T3 ve serbest T4 hormonlarını ölçtürmek en iyisidir. Total T4 ve Total T3 artık pek kullanılmamaktadır. Gebelerde, doğum kontrol hapı kullananlarda ve östrojen alanlarda mutlaka serbest T3 ve serbest T4 hormon ölçümleri yapılmalıdır.
Tiroit bezinin az veya çok çalıştığını gösteren en iyi tetkik TSH hormon ölçümüdür. TSH ölçümünün normalden düşük olması tiroit bezinin aşırı çalıştığını gösterir. Kan TSH düzeyinin normalden yüksek bulunması ise tiroit bezinin az çalışacağını gösterir.
Tiroit bezi hastalıklarını teşhiste ayrıca tiroit antikorları denen anti-TPO (diğer adı anti-mikrozomal antikor) ve anti-tiroglobulin antikorları da ölçülür. Bu antiko ların yüksek olması, tiroit hastalığının otoimmün hastalık denilen bağışıklık sister bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıktığını gösterir. Otoimmün hastalık vücudu kendi dokusunu (burada tiroit bezini) yabancı bir doku olarak algılayıp onu yok e meye çalışmasıdır. Bu nedenle bağışıklık sistemi tiroit bezini yok etme amacıyla a ti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorları üretir. Bu antikorlar tiroit bezine yapışan hücreleri tahrip eder. Vücudun neden böyle davrandığı henüz bilinmemektedir.
Anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorları en çok Hashimoto hastalığı denen t hastalıkta yükselir. Hashimoto hastalığı tiroit bezi yetmezliği yapan bir hastalık Antikoru yüksek olan her kişide tiroit hormon bozukluğu görülmeyebilir.
Graves hastalığı denen, gözlerde büyüme yapan tiroit bezinin aşırı çalışması durumunda, kanda TSH-reseptör antikoru yükselebilmektedir, bu yüzden ölçüm yapması gerekebilir.
Tiroglobulin ölçümü ise ameliyat olmuş ve tiroit bezi tamamen alınmış tire kanserli hastaların izlenmesinde kullanılır. Diğer tiroit hastalıkların teşhisinde p< kullanılmaz, çünkü kanser olmayan guatrlı bazı hastalarda da tiroglobulin düze yüksek çıkabildiği gibi tiroit bezi iltihabında da yükselir.
Kalsitonin ölçümü ise medüller tip tiroit kanserinin teşhisi ve izlenmesinde fa dalıdır. Kanser olmayan Hashimoto hastalığında da kan kalsitonin düzeyi yüksel bilir. Bu nedenle hafif kalsitonin yüksekliği kanser olmadan da ortaya çıkabilen t durumdur. Kalsitonin düzeyi çok yüksek olan nodüler guatrlı hastalarda medüll kanser şüphesi artar ve başka testler yapılır. Ameliyat olan modüller kanserli hastalarda kalsitonin düzeyinin yüksek olması vücutta kanserin bulunduğunu ve deva ettiğini gösterir.
b) Tiroid Ultrasonu, Tiroid Ultrason
Tiroit ultrasonu ses dalgaları gönderilerek tiroit bezinin yapısının veya resmin bilgisayar ekranında ortaya konduğu bir tetkiktir. Herhangi bir radyoaktif mad. kullanılmaz. Bu nedenle gebelere güvenle uygulanabilir. Tiroit ultrasonu tiroit bezinin büyüklüğünü, bezin şeklini ve nodul varsa onun büyüklüğünü anlamamıza yarar. Ultrason ile nodul içinde sıvı olup olmadığı, yani nodulun kistik bir yapısın olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca ilaç tedavisiyle bezin veya nodülun ne kadar küçüldüğünü (veya küçülmediğini) daha iyi anlamamız da bize yol gösterir. Nodul kakımının Doppler ultrason ile incelenmesi nodüllerin iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığı konusunda kesin olmayan ek bilgi verir.
c) Tiroid sintigrafisi, Tiroit Sintigrafi
Damardan teknesyum denilen radyoaktif bir madde verilerek tiroit bezinin filminin çekilmesidir. Damardan teknesyum ilacı verildikten sonra kamera altına yatarsınız; bu kamera teknesyum maddesinin tiroit bezi tarafından ne kadar tutulduğunu saptar ve tiroit bezinin filmi ortaya çıkar. Radyoaktif madde verildiğinden sintigrafi gebelerde yapılmaz. Sintigrafi ile nodülun sıcak mı, soğuk mu olduğu anlaşılır. Bu tetkik ile alınan radyasyon, sadece bir kaç röntgen filmi çektirmekle alınan radyasyon ayarındadır ve endişeye gerek yoktur.
d) Tiroit İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, Aspirasyon Biyopsi
Tiroit bezinde saptanan nodüllerde kanser olup olmadığını anlamak için yapılır. Nodülü olan tüm hastalara yapılması gereken bir tetkiktir. Biyopsi sonucuna göre ilaç tedavisi veya ameliyat kararı verileceğinden yapılması çok önemli ve gereklidir. Oldukça basit, yapılması kolay ve ağrı oluşturmayan bir tetkiktir. Damardan kan almak için kullanılan bildiğimiz plastik enjektörlerle yapılır. Damardan kan alınır gibi tiroit bezindeki nodülden plastik enjektörle parça alınır. Alınan hücreler patoloji bölümünde mikroskop altında incelenerek" kanser veya iltihap olup olmadığı araştırılır. Biyopsi koldaki damardan kan alınması kadar kolay bir işlemdir. Korkul-maması gerekir. Ameliyat değildir. Unutmayınız ki, nodülünüzün kanserli olup olmadığını kesin olarak ortaya koyabilecek başka bir yöntem yoktur. Bazen biyopsi ile yeteri kadar parça veya hücre gelmeyebilir. O zaman biyopsiyi tekrarlamak gerekir
Tiroid Bezinin Fazla Çalışması, Hipertiroidi, Hipertiroidizm
Tiroid Bezinin Çok Aşırı Çalışması, Hipertiroidizm Nedir
Tiroit bezinin aşırı çalışmasına yani aşırı tiroit hormonu üretmesine tıp dilinde hipertiroidi adı verilir. "Hiper" Latince "fazla" veya "yüksek" manasına gelir. Hipertiroidi hastalığına tıp dilinde "tirotoksikoz"' adı da verilir. Tiroit bezinin aşırı çalışmasına halk arasında "zehirli guatr" veya "iç guatr" isimleri de verilmektedir. Bu isimlendirmeler maalesef yanlıştır; ne zehirlenme söz konusudur ne de bir iç guatr vardır. Elleriniz titriyor, ağzınız kuruyor ve çok yemek yemenize rağmen kilo veriyorsanız ya da çabuk sinirleniyor ve çevrenize bağırıp çağırıyorsanız tiroit beziniz fazla çalışıyor olabilir.
Tiroit bezinde aşırı çalışmaya neden olan hastalıklar şunlardır:
1. Graves hastalığı: TSH reseptör antikorlarının kanda artması nedeniyle oluşan tiroit bezi aşırı çalışmasıdır. Bazı hastalarda gözde büyüme olur. Hipertiroidinin en sık nedenidir. Hipertiroidisi olan hastaların %60-90'nım Graves hastalığı oluşturur. Bağışıklık sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanır.
2. Sıcak nodüllerin fazla hormon salgılaması: Sıcak nodüllerin aşırı tiroit hormonu yapıp salgılaması durumunda tiroit hormonları kanda artar ve hipertiroidi hastalığı oluşturur.
3. Tiroit bezinin iltihabi hastalıkları: Tiroit bezinde iltihabi hastalıklar olduğunda bezde depo edilmiş halde bulunan tiroit hormonları kana döküldüğünden hormonlar yükselir ve hipertiroidi belirtileri ortaya çıkar.
4. Tiroit hormon ilaçlarının fazla alınması: Tiroit hormon ilaçlarının gereğinden fazla alınması kanda tiroit hormonlarını artırır ve hipertiroidi yapar.
5. Bazı ilaçların kullanımı: Amiodarone isimli kalp ilacı ve interlökin ilacı kullanan bazı hastalarda tiroit bezi fazla çalışarak hipertiroidi hastalığı oluşturabilir.
6. Aşırı şekilde iyot almak: Fazla iyot alınması nodülü olan hastalarda hipertiroidi yapar.
7. Cıva zehirlenmesi: Civanın fazla alınması hipertiroidizm denilen tiroit bezinin aşırı çalışmasına neden olabilir.
Tiroid Hormonu ve Tiroit Hormonunun Görevleri
Tiroid Hormonu, Tiroit Hormonları Görevleri
Vücudumuzdaki tüm hücreler tiroit hormonlarından etkilenmektedir. İnsanın anne karnındayken gelişimi, doğduktan sonra büyümesi ve tüm metabolizma faaliyetleri tiroit hormon tarafından kontrol edilmektedir. Tiroit hormonlarının vücudumuzda etkilemediği organ veya hücre yok gibidir. Kalp hızı, kan kolesterol düze yi, vücut ağırlığı, kasların güçlü olması, adet düzeni, cilt ve tırnaklar, kemikler, sek organları, beyin ve psikolojik durum tiroit hormonlarından etkilenmektedir. Tiroi hormonlarının önemli görevlerinden bazıları aşağıda daha detaylı olarak verilmiştir:
a) Tiroit hormonları metabolizmamızı hızlandırır:
Tiroit hormonlarının en önemli görevlerinden birisi bazal metabolizma denileı istirahat halindeyken harcanan kalorileri ayarlaması ve enerji üretimini sağlaması dır. Bu sayede vücudumuzun ısısı ayarlanır ve belirli bir düzeyde tutulur. Bu ıs oluşması olayı aldığımız oksijenin yakılması sırasında oluşur. Görüldüğü gibi tiro it bezi vücudumuzu bir soba gibi ısıtmaktadır. Tiroit bezi az çalışırsa vücut ısısı dü şer ve üşürüz. Bunun tersine çok çalışırsa metabolizma hızlanarak kendimizi sıcak hissederiz ve sıcak yerlerden kaçarız.
b) Tiroit hormonlarının kan yağları üzerine etkisi:
Tiroit hormonlarının fazla salgılanması kan yağlarının yani kolesterol ve trigli şerit dediğimiz yağların yakılmasını artırır ve kan düzeylerinde azalma yapar. Tiroit hormonlarının az salgılandığı durumda (hipotiroidi) metabolizma yavaşladığın dan kan yağları fazla yakılamaz ve kanda birikir. Sonuçta kandaki kolesterol ve trig liserit isimli yağlar çok yükselir. Bu nedenle kan yağlan yüksek kişilerde mutlak; tiroit hormon tetkikleri yapılmalı ve tiroit bezinin az çalışması gibi bir durum olu] olmadığı araştırılmalıdır. Kan yağlarını yükselten diğer bir hastalık da şeker hasta lığıdır.
c) Karbonhidrat metabolizmasına etkisi:
Tiroit hormonlarının ekmek, şeker ve nişasta gibi karbonhidratların yakılmalar ve böylece enerji üretilmesinde önemli görevleri vardır. Kandaki şekerin insülin hormonu sayesinde hücrelere girmesine tiroit hormonları yardımcı olur. Kanda şeker azaldığında ise tiroit hormonları karaciğerden kana şeker salınmasını artırarak kan şekerinin daha fazla düşmesini önler.
d) Tiroit hormonlarının büyüme ve boy üzerine etkisi:
Çocukların büyümesi için kanda tiroit hormonlarının yeterli miktarda olması gerekir. Tiroit hormonu az salgılanan çocuklarda büyümede gerilik, boy kısalığı veya cücelik oluşur.
e) Beyin gelişimi ve anne karnındaki bebeğin büyümesi tiroit hormonlarına bağlıdır:
Anne karnındaki bebeğin beyin gelişimi, anneden göbek kordonuyla gelen tiroit hormonlarına bağlıdır. Eğer annede tiroit yetmezliği varsa bebeğe az hormon gelir ve bebeğin beyin gelişimi iyi olmaz; zekâ geriliği ortaya çıkar. Bu nedenle gebeliğin ilk aylarında tiroit hormon tetkiki yapılarak (sadece TSH hormonu ölçmek yeterlidir) tiroit hormon azlığı olup olmadığı araştırılmalıdır. Beyin dışındaki diğer organların gelişimi için de vücutta tiroit hormonlarının yeterince bulunması gerekir.
f) Tiroit hormonları iştah ve vücut ağırlığını kontrol eder:
Tiroit hormonlarının az salgılanması veya fazla salgılanması iştah ve vücut ağırlığında değişiklikler meydana getirir. Tiroit hormonlarının az olması iştahı azaltarak az gıda alınmasına neden olurken, fazla olması iştahı artırarak aşırı yemek yenmesine yol açar. Kiloda görülen değişiklikler ise tiroit hormonlarının bazal metabolizma hızını etkilemesinden kaynaklanmaktadır. Hipotiroidi denilen tiroit bezinin az çalışması durumunda önceki kiloya göre % 15-30 oranında kilo alma, hipertiroidi denilen tiroit hormonlarının fazla salgılanması durumunda ise önceki kiloya göre % 15-oranında kilo kaybı söz konusudur. İlaçlarla tedavi yaptığımız hipertiroidili hastalarda yaklaşık 1-2 ay sonra hastaların kilo almaya başladığını görürüz. Hipertiroidi durumunda bazal metabolizma hızı fazladır ve aşırı oksijen tüketimi vardır. Bazal metabolizma hızındaki bu değişiklikler karbonhidrat ve yağ metabolizmasını da etkileyerek kan yağları düzeylerinde değişiklikler yapmaktadır. Tiroit hormonları vücudumuzda yağ yapım hızını ve yağ yakılmasını etkilemektedir. Karaciğer ve yağ dokusunda bulunan ve yağ yapımını sağlayan enzimler tiroit hormonlarından etkilenmektedirler.
g) Tiroit hormonları görmeyi ve gözün retina bölgesinin gelişimini sağlar: Yapılan bilimsel çalışmalar, tiroit hormonlarının gözün retina adı verilen ve görmemizi sağlayan bölgesinin gelişiminde önemli rol oynar. Tiroit bezi az çalışan sıçanlarda gözün retina bölümünün iyi oluşmadığını gözlenir.
Tiroid Bezi Nedir? Tiroid Bezinin Görevleri?
Tiroid Bezi Nedir, Tiroit Bezleri, Tiroit Bezlerinin Çalışması
Tiroit bezi boynumuzun ön tarafında bulunan bir organımızdır. Tiroit bezini: görevi tiroit hormonlarını üretmek, depolamak ve gerektiğinde kana vermek, böy lece metabolizmamızı ayarlamaktır.
Tiroit bezi küçük bir bezdir; ağırlığı 15-20 gram kadardır ve bir ceviz büyüklü gündedir. Boynun ön tarafında cildin altında bulunur ve kelebek şeklindedir. Kele beğin kanatları sağ ve sol lob olarak adlandırılırken, bu iki lobu birleştiren ortadak kısma veya loba istmus adı verilir. Her lob 4 cm uzunluğunda ve 1-2 cm enindedir
Tiroit bezi adem elması denen nefes borusu çıkıntısının (gırtlak) tam arkasında dır ve yutkunmakla aşağı yukarı hareket eder. Bu nedenle doktor muayene sırasın da yutkunmanızı ister.
Tiroit bezi gıda ve suyla alınan iyot mineralini kullanarak tiroit hormonlarını üreten bir organdır. Su ve gıdalarla alınan iyot bağırsaklardan kana geçtikten sonra boynumuzda bulunan tiroit bezine gelir ve tiroit hormonlarının üretilmesinde kullanılır. Tiroit bezine giren iyot burada tirozin isimli aminoasitle birleşerek T3 ve T4 adı verilen tiroit hormonlarının oluşumunu sağlar. T4 hormonun yapısında dört tane iyot molekülü olduğu için T4, T3 hormonun yapısında ise 3 tane iyot molekülü olduğu için T3 adı verilmektedir. Tirozin aminoasiti yediğimiz proteinli gıdalarla sağlanır. Görüldüğü gibi tiroit hormonlarının yeteri kadar yapımı için protein ve iyodun gıda ve suyla vücuda yetecek kadar alınması gerekmektedir. Bezde oluşan T3 ve T4 hormonları daha sonra kan dolaşıma salınarak vücudun bütün organlarına ve hücrelerine girer ve etkilerini gösterir. Böylece metabolizma hızımız düzenlenir, bağırsaklar, üreme organlarımız, saç ve cildimiz sağlıklı olarak çalışır.
Tiroit bezinden iki türlü tiroit hormonu salgılanır. Bunlardan fazla salgılananı T4 (%80 oranında ), daha az salgılananı (%20'si) ise T3 hormonudur. Hücrelere giren ve etkili olan hormon T3 hormonudur; T4 hormonu hücreye girmez. Bu nedenle T4 hormonu vücudumuzda özellikle karaciğerde ve diğer organlarımızda deiyo-dinaz enzimleri ile T3 hormonuna dönüşmektedir. Bu dönüşümün bozulması durumunda T3 yeterince oluşamaz ve tiroit hormonları etkisini gösteremez.
Kandaki T4 ve T3 hormonları bazı proteinlere bağlanarak dolaşırlar. Bu proteinlere bağlanan tiroit hormonlarına total T4 ve total T3 adı verilir. Kanda bulunan tiroit hormonlarının çok azı kanda hiçbir proteine bağlanmadan serbest olarak bulunur ki, bunlara serbest T3 ve serbest T4 hormonları denir. Serbest T3 ve serbest T4 hormonları total T3 ve total T4 hormonlarıyla bir denge halinde bulunduğundan tiroit bezinin çalışma durumunu (az, çok veya normal çalışmasını) en iyi yansıtan testler serbest tiroit hormonlarıdır. Kan dolaşımından hücrelere total hormonlar değil serbest hormonlar girmektedir. Bu nedenle total T4 ve T3 tetkikleri yerine serbest T4 ve serbest T3 hormonlarını ölçtürmek daha iyidir.
Tiroit bezinin çalışması beynimizin tabanında bulunan hipofız bezi tarafından kontrol edilir. Hipofiz bezi, TSH adı verilen bir hormon salgılar ve bu hormon kan yoluyla tiroit bezine gelir, tiroit bezinin iyot tutmasını artırır ve tiroit hormonlarının yapılmasını sağlar.
Tiroit bezi az hormon salgıladığında hipofiz bezi TSH salgısını artırarak tiroit bezinin daha çok hormon üretmesini sağlar. Bu nedenle tiroit bezinin az hormon salgıladığı tiroit yetmezliğinde (hipotiroidi) kanımızda TSH hormonu normalden yüksek, fakat T3 ve T4 hormonları düşük olarak bulunur.
Tiroit bezi bazı hastalıklar nedeniyle çok hormon salgılarsa, yani kanımızda T3 ve T4 hormonları çok artarsa bu defa hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu azalır. Kanımızda T3 ve T4 hormonları ne kadar yükselirse TSH hormonu da o kadar azalır. Hipertiroidi denilen tiroit bezinin aşırı çalışması durumunda kanımızda T3 ve T4 hormonları yüksek iken TSH hormonu normalin altına iner ve düşüktür.
Görüldüğü üzere hipofiz bezi kandaki T3 ve T4 hormon düzeyine göre TSH hormon salınışını azaltıp artırmaktadır.
Hipofiz bezi ise, beynimizde, hipofiz bezinin üzerinde bulunan hipotalamus organı tarafından kontrol edilir. Hipotalamus organı salgıladığı TRH isimli hormon ile hipofiz bezinden TSH salınışını sağlar.
Görüldüğü gibi hipotalamus, hipofiz ve tiroit bezi birbirine bağımlı olarak çalışan ve birbirlerini kontrol eden 3 bezdir. Tiroit bezini hipofiz bezi kontrol ederken hipofiz bezini de hipotalamus organı kontrol etmektedir. Hipotalamusdan salgılanan TRH hormonu hipofiz bezini etkileyerek buradan TSH hormonu salgılatır. Hipofiz-den salgılanan TSH hormonu ise tiroit bezinden tiroit hormonlarının yapılmasını ve kana salgılanmasını sağlar.
Tiroid Hormonları, Tiroid Hormonu
Tiroid T4 hormonundan Tiroid T3 oluşumu ve bunu etkileyen olaylar:
T4'den T3 oluşumu çoğunlukla karaciğerde olur. Bu dönüşümde görev alan de-iyodinaz enziminin yapısında selenyum vardır. Bu enzimin azalması durumunda T4 hormonundan T3 oluşumu azalır. T3 hormon oluşumunun azaldığı durumlar aşağıda verilmiştir:
1. Yaşlanma
2. Yanık
3. Açlık
4. Soğuğa maruz kalmak
5. Alkolikler
6. Tip 1 şeker hastalığı
7. Karaciğer ve böbrek hastalığı
8. Travma
9. Stres
10. Ameliyat
11. Kadmiyum ve kurşun zehirlenmesi
12. İlaçlar: Kortizon, İyot, Amiodarone ilaçları T3 hormon oluşumunu azaltır.
Kaynak: Prof. Dr. Metin Özata