eritrosit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eritrosit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Eritrosit Lökosit

ERİTROSİT LÖKOSİT
Eritrosit, vücudumuzun en son dokusuna kadar oksijen taşıyan kırmızı kan yuvarlarına denir. Sayıları yaklaşık 25 milyar düzeyinde bulunan eritrositler aynı zamanda bu duyulardan karbondioksiti alıp vücuttan atılmasını sağlar. Oksijenin alınıp taşınması işlemini eritrositin önemli bir bileşik öğesi olan hemoglobin maddesi gerçekleştirir. Eritrosit ya da hemoglobinin miktarının hastalık derecesinde azalması, anemi (kansızlık) rahatsızlığına yol açar.

Hastalık aşırı yorgunluk, nefes darlığı, baş ağrısı, tırnaklarda ve saçlarda kırılganlık belirtileriyle ortaya çıkar. Hastanın rengi sürekli sarıdır, başka hastalıklara karşı direnç yoksunluğu hissedilir. Aneminin 100 kadar değişik şekli vardır. Hastalık zamanında teşhis ve tedavi edilirse iyileşme şansı fazladır.

Lökositler kanımızdaki akyuvarlardır. En önemli görevleri vücudu hastalık etkenlerine karı savunmak ve bunları yok etmektir. Sağlıklı bir insanın bir mililitre kanında 5 bin ile 8 bin kadar lökosit vardır. Bunların işlevleri bir ordunun değişik birliklerininki gibi birbirinden farklıdır.

Aramalar: eritrosit nedir? lökosit nedir? eritrosit hücreleri ne işe yarar? lökositlerin görevi nedir? alyuvarlar ve akyuvarlar

RBC Nedir?

RBC (Red Blood Cells) Nedir?

Tam kan sayımı (hemogram) parametrelerinde bakılan değerlerden bir tanesi de RBC kısaltması ile bilinen toplam kırmızı hücre (red blood cells) sayısıdır. Eritrosit ve alyuvar isimleri de bu hücreler için kullanılmaktadır. Kırmızı hücre sayısı bazı hastalıklar olduğunda azalabilmektedir. Örneğin; ciddi kanamaları olan kişilerde veya kronik hastalığı olup da farkına varmadan kan kaybeden kişilerde RBC sayısı düşecektir. Bu açıdan RBC değerine bakmak önemlidir fakat RBC sayısını tek başına değerlendirmek yerine bir takım başka değerlerle birlikte ele almak daha doğru olacaktır. RBC sayısını değerlendirirken hemoglobin miktarını, kırmızı kürelerin ortalama hacmini, hemotokrit sayısının yüzdesini mutlaka ele almak ve birlikte değerlendirmek gereklidir. Fakat burada bir düşüklük söz konusu ise zaten diğerlerinde de belli bir düzeyde düşüklük söz konusu olacaktır. Bu yüzden vakit kaybetmeden doktora başvurmak ve kansızlık açısından bir değerlendirme başlatmak uygun olacaktır. RBC'nin düşük olmasının yanısıra çok yüksek olması da bazen sorun yaratabilir. Bu gibi durumlar daha nadir olsa da yine kişilerin normal sınırların dışında olan değerler için doktora başvurmaları kendileri açısından yararlı olacaktır.

Kanın Yapısı ve Alyuvarlar

KAN

Kan, %79'u su olan bir sıvı halinde damarlarımızda dolaşır. Onu sıvı halinde bir doku olarak kabul edebiliriz. Çünkü içerisindeki su miktarı bazı katı bilinen organlardan daha azdır. Mesela böbrekteki su miktarı %83'tür.

Kanın % 40'ını içinde yüzen maddeler (kürecikler) teşkil eder. Kırmızı kürecikler (alyuvarlar, eritrositler gibi isimler de verilmiştir) görevi aşağı yukarı tekdir: İçlerinde bulunan hemoglobin maddesi aracılığı ile akciğerlerden oksijeni alarak dokulara taşımak ve hücrelerde gerekli olan karbondioksiti yine akciğerlere getirmek. Demek ki kırmızı kürecikleri bir "nefes alma organı" diye isimlendirebiliriz. Bu, asıl havalandırmayı yapan akciğerlerin görevi bakımından bizi şaşırtmamalıdır. Ama akciğerler sağlam olduğu halde kırmızı kürecikler hasta olursa hücrenin havasız kalacağını bilmek gerekir.

Bu taşımayı yapan hemoglobin'in önemli bir kısmı demir'dir. Vücuttaki bütün demir hemen hemen hemoglobin'in içindedir.

Bir litre kanda aşağı yukarı 400 gram kırmızı kürecik vardır. 1 milimetre küpte 4,5-5 milyon kırmızı kürecik bulunur. Bunun altında olursa hasta kansız, anemik demektir. İleri derecelerde bu hal, evvelce bahsettiğimiz nefes darlığını meydana getirir.