KOITUS (CİNSEL İLİŞKİ)
Latince, birlikte yatmak anlamı taşıyan koitus, klasik ansiklopedilerde cinsel ilişki anlamında kullanılır.
Koitus, cinsel ilişkinin pozisyonu ne olursa olsun hepsine birden verilen Latince isimdir.
* Koitus Inter Femora
Kızlık zarı bozulmadan ilişkiye girme olayına denir. Bu pozisyonda erkek kadının kapalı uylukları üzerinde boşalır. Buna petting ileri flört adı da veriliyor. Erkeğin organı kızın bekaretini bozmasa bile bazen bu durumda hamile kalındığı saptanmıştır.
* Koitus interruptus
Onanizm diye de anılır. Çok eski bir zamandan kaynaklanan bu ilişki şekli hamileliği önlemek amacıyla uygulanır. Tarihi bir kişiliği olan Onan, töreye göre kardeşinin dul karısıyla ilişki kurmak zorunda kalınca, çocuk yapmamak için ilişkinin sonunda çekilip spermlerini toprağa dökmüştü. O zamandan bu zamana milyonlarca erkek, "Sen merak etme ben dikkat ederim!" demiş, milyonlarca kadın da bu şekilde hamile kalmıştır. Çünkü erkek sözünü ya geç ya da hiç tutamamıştır. Böyle bir uygulama hem erkeğin sağlığı açısından hem de hamileliğin önlenmesi açısından çok kuşkulu bulunmaktadır. Çünkü normal ilişki sırasında, erkek tam deşarj olmadan da kadını hamile bırakması olasıdır.
* Koitus Saksonikus
Erkeğin cinsel ilişki sırasında dışarı boşalmasını frenlemek için uygulanan pratik değeri pek bulunmayan bir yönteme saksonya usulü ilişki denir.
Bu şekil eskiden hayat kadınları tarafından çok tutulurdu. İdrar kanalı penisin kökünden bir veya iki parmakla tutulup sıkılırdı. Böylece boşalan spermlerin dışarı çıkacak yerde mesanenin içine akması öngörülürdü.
Prensip olarak amaca ulaşılıyordu. Ancak böyle bir sıkıştırmanın sağlık açısından zararı bir yana, doğum kontrolü açısından da başarısı çok tartışmalıdır. Çünkü erkeğin spermlerinin bazıları daha tam deşarj olmadan da az miktarda fışkırtılmaktadır.
* Koitus vestibularis
Vestibül (Dehliz), girişin ön kısmı anlamında kullanılan bir sözcüktür. Yine kuşkulu bir ilişki şekline bu isim verilir. Amaç kızın bekaretini korumaktır. Erkeğin organı kızın organının çok küçük kısmına ön kısmına bekaret zarını zedelemeden girer.
cinsel ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğumdan Sonra İlişkiye Girilir Mi?
Doğum sonrası cinsel ilişki:
Normal bir doğumdan sonra kadın kendini iyi hissettiği zaman cinsel ilişkide bulunmaması için bir neden yoktur. Ama kadın hemen gebe kalmak istemiyorsa, önlemlerini almalıdır. Bebeği emzirmek sanılanın aksine gebe kalmayı kesinlikle engellemez. Doğumdan sonra normal bir adet görülmemiş bile olsa, kadının gebe kalma olasılığı yüksektir.
Çoğu kadın doğumdan altı hafta sonra normal aylık siklusuna döner. Bazı kadınlarda eski siklusa dönme aylar alır. Hatta tamamen değişik bir siklusa kavuşan kadınlara da rastlanır. Doğum kontrolünde kullanılan bazı metodlar, doğumdan hemen sonra elverişli olmayabilir. En iyisi durumu doktorla konuşup aydınlığa kavuşturmaktır.
Aramalar: doğumdan hemen sonra ilişkiye girilir mi, doğumdan sonraki gün seks yapılır mı
Normal bir doğumdan sonra kadın kendini iyi hissettiği zaman cinsel ilişkide bulunmaması için bir neden yoktur. Ama kadın hemen gebe kalmak istemiyorsa, önlemlerini almalıdır. Bebeği emzirmek sanılanın aksine gebe kalmayı kesinlikle engellemez. Doğumdan sonra normal bir adet görülmemiş bile olsa, kadının gebe kalma olasılığı yüksektir.
Çoğu kadın doğumdan altı hafta sonra normal aylık siklusuna döner. Bazı kadınlarda eski siklusa dönme aylar alır. Hatta tamamen değişik bir siklusa kavuşan kadınlara da rastlanır. Doğum kontrolünde kullanılan bazı metodlar, doğumdan hemen sonra elverişli olmayabilir. En iyisi durumu doktorla konuşup aydınlığa kavuşturmaktır.
Aramalar: doğumdan hemen sonra ilişkiye girilir mi, doğumdan sonraki gün seks yapılır mı
Cinsel İlişkide Çözülme Devresi
İlişkide Çözülme Dönemi: Bu dönem, cinsel aktivite siklusunun sonu, vücudun istirahate geçmesi, oluşan cinsel değişikliklerin eski normal haline dönmesi dönemidir.
Bu dönemin kadınlarda, erkeklere oranla daha uzun sürdüğü belirtilmektedir. Bunun yanında kadınlar, çözülme döneminin herhangi bir anında yeniden uyarılabilir ve böylelikle yeni bir cinsel siklus başlatılabilir. Erkeklerde ise durum biraz daha farklıdır. Erkekte yeni bir cinsel siklus başlayabilmesi için 5-30 dakikalık belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Bu döneme "refrakter periyod" denir. Yani erkekler bir orgasm sonrasında belirli bir (5-30 dakika) süre cinsel uyarılara cevapsız kalır.
Çözülme dönemi, dakikalarla ifade edilen bir dönemde tamamlanır. Ancak orgasm olmamışsa, bu dönem uzar ve saatler sürebilir. Uyarılma ve plato dönemlerinde oluşan damar değişiklikleri nedeniyle oluşan kan birikimi eğer orgasm olmamışsa, birkaç saat süren bir rahatsızlık nedeni olabilir. Bu rahatsızlık hissi genital bölgede bir dolgunluk ve hafif bir ağrı şeklindedir.
Bu dönemin kadınlarda, erkeklere oranla daha uzun sürdüğü belirtilmektedir. Bunun yanında kadınlar, çözülme döneminin herhangi bir anında yeniden uyarılabilir ve böylelikle yeni bir cinsel siklus başlatılabilir. Erkeklerde ise durum biraz daha farklıdır. Erkekte yeni bir cinsel siklus başlayabilmesi için 5-30 dakikalık belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Bu döneme "refrakter periyod" denir. Yani erkekler bir orgasm sonrasında belirli bir (5-30 dakika) süre cinsel uyarılara cevapsız kalır.
Çözülme dönemi, dakikalarla ifade edilen bir dönemde tamamlanır. Ancak orgasm olmamışsa, bu dönem uzar ve saatler sürebilir. Uyarılma ve plato dönemlerinde oluşan damar değişiklikleri nedeniyle oluşan kan birikimi eğer orgasm olmamışsa, birkaç saat süren bir rahatsızlık nedeni olabilir. Bu rahatsızlık hissi genital bölgede bir dolgunluk ve hafif bir ağrı şeklindedir.
Cinsel İlişkide Orgazm Devresi
Orgazm dönemi: Tarifi güç olan bu fizyolojik olay, uyarılma ve plato dönemlerinde giderek artan gerilimin, birdenbire serbestleşmeye, çözülmeye dönüşen bir değişim noktası olarak tarif edilebilir.
Saniyelerle sınırlı olan bu dönemin erkeklerdeki belirtisi ejakülasyon, yani boşalmadır. Ejakülasyonu, penis etrafını saran kasların orgasm sırasında ritmik olarak kasılmaları gerçekleştirir.
Kadınlarda ise olay, yine erkeklerden daha karmaşıktır. Sübjektif olarak orgasm hissinden yaklaşık birkaç saniye sonra, ritmik adale kasılmaları ile orgasm ortaya çıkar. Bu adaleler grubunun başında uterus ve vajina kaslarının kasılmaları gelir. Uterus da ki kasılmalar, bazen tek bir kasılma halinde, bazen de ardı sıra gelen bir seri kasılmalar halindedir. Bu kasılmalar, adet kanaması sırasındaki veya doğum sırasındaki uterus kasılmalarına benzer. Bu nedenle gebelik sırasında yapılan cinsel ilişkilerin yol açacağı orgazmik uterus kasılmalarının, düşüklere veya erken doğumlara yol açabileceğini gösteren çalışmalar vardır.
Yine orgazm sırasında vajinada da uterus kasılmaları ile hemen hemen aynı zamana rastlayan ritmik kasılmalar görülmektedir. Bu kasılmaların sayısı, ortalama olarak 3-15 kadardır. Bazı kadınlarda anüs çevresini kuşatan kasların da orgazm sırasında ritmik olarak kasıldıkları belirtilmektedir.
Bu arada kadın ve erkek arasında orgazm açısından görülen önemli bir farklılıktan söz etmek gerekir. Kadınlar aynı cinsel siklusta birden fazla orgazm olabilirler, yani kadınlar "multiorganizmik"dirler. Buna karşılık erkekler ancak bir cinsel siklusta tek bir orgazm olabilirler, ikinci bir orgazm için, belirli bir süre beklemeleri gerekmektedir.
Saniyelerle sınırlı olan bu dönemin erkeklerdeki belirtisi ejakülasyon, yani boşalmadır. Ejakülasyonu, penis etrafını saran kasların orgasm sırasında ritmik olarak kasılmaları gerçekleştirir.
Kadınlarda ise olay, yine erkeklerden daha karmaşıktır. Sübjektif olarak orgasm hissinden yaklaşık birkaç saniye sonra, ritmik adale kasılmaları ile orgasm ortaya çıkar. Bu adaleler grubunun başında uterus ve vajina kaslarının kasılmaları gelir. Uterus da ki kasılmalar, bazen tek bir kasılma halinde, bazen de ardı sıra gelen bir seri kasılmalar halindedir. Bu kasılmalar, adet kanaması sırasındaki veya doğum sırasındaki uterus kasılmalarına benzer. Bu nedenle gebelik sırasında yapılan cinsel ilişkilerin yol açacağı orgazmik uterus kasılmalarının, düşüklere veya erken doğumlara yol açabileceğini gösteren çalışmalar vardır.
Yine orgazm sırasında vajinada da uterus kasılmaları ile hemen hemen aynı zamana rastlayan ritmik kasılmalar görülmektedir. Bu kasılmaların sayısı, ortalama olarak 3-15 kadardır. Bazı kadınlarda anüs çevresini kuşatan kasların da orgazm sırasında ritmik olarak kasıldıkları belirtilmektedir.
Bu arada kadın ve erkek arasında orgazm açısından görülen önemli bir farklılıktan söz etmek gerekir. Kadınlar aynı cinsel siklusta birden fazla orgazm olabilirler, yani kadınlar "multiorganizmik"dirler. Buna karşılık erkekler ancak bir cinsel siklusta tek bir orgazm olabilirler, ikinci bir orgazm için, belirli bir süre beklemeleri gerekmektedir.
Uyarılma Dönemi Nedir?
Uyarılma dönemi: Cinsel uyarılma döneminde kadın ve erkeklerde görülen genişleme veya şişmedir. Bu bölgesel değişiklik genellikle 10-30 saniye gibi kısa bir zaman dönemi içinde gerçekleşir.
Bu damar değişikliklerinin erkeklerde görülen en belirgin sonucu, penisin sertleşmesidir (ereksiyonudur). Bundan başka testisler de adale kasılmaları sonucu olarak biraz yükselir.
Kadınlarda ise, damar değişikliklerinin yol açtığı olaylar daha karmaşıktır. Memelerde dolgunluk, gerginlik ve meme başının dikleşmesi ile birlikte genital bölgede de önemli değişiklikler görülmektedir. Büyük ve küçük dudaklarda yine damar genişlemelerinin bir sonucu olarak gerginlik ve şişme, klitoriste kabarıklık (ereksiyon), rahimde yukarı doğru bir çekilme, yükselme ve vaginada da bir bombeleşme görülür. Bu dönemin en belirgin olaylarından birini de vaginanın nemliliğinin artışı, yani ıslanması oluşturur. Bu da yine vagina çevresinde bol miktarlarda bulunan kan damarlarının genişlemesi sonucunda buradan sızan mayilerin artışı ile oluşur. Vaginadaki bu nemlilik artışı, cinsel uyarıdan 10-30 saniye sonra başlar.
Uyarılma döneminin sonlarına doğru, Bartholin bezinin salgısı başlar. Yine bu dönemin sonlarına doğru "sex flush" adı verilen karın ve göğüs bölgesinde yer yer kırmızılıklar görülür. Bu kırmızı döküntüler insanların yaklaşık olarak yarısında görülmektedir.
Bu uyarılma dönemi, kişisel ve çevresel farklılıklara göre genellikle dakikalar ve bazen de saatlerce sürebilir. Bu dönem, cinsel aktivitenin en uzun dönemi olup, istemli olarak hızlandırılabilir veya yavaşlatılabilir ve bazen de kesilebilir, durdurulabilir.
Bu damar değişikliklerinin erkeklerde görülen en belirgin sonucu, penisin sertleşmesidir (ereksiyonudur). Bundan başka testisler de adale kasılmaları sonucu olarak biraz yükselir.
Kadınlarda ise, damar değişikliklerinin yol açtığı olaylar daha karmaşıktır. Memelerde dolgunluk, gerginlik ve meme başının dikleşmesi ile birlikte genital bölgede de önemli değişiklikler görülmektedir. Büyük ve küçük dudaklarda yine damar genişlemelerinin bir sonucu olarak gerginlik ve şişme, klitoriste kabarıklık (ereksiyon), rahimde yukarı doğru bir çekilme, yükselme ve vaginada da bir bombeleşme görülür. Bu dönemin en belirgin olaylarından birini de vaginanın nemliliğinin artışı, yani ıslanması oluşturur. Bu da yine vagina çevresinde bol miktarlarda bulunan kan damarlarının genişlemesi sonucunda buradan sızan mayilerin artışı ile oluşur. Vaginadaki bu nemlilik artışı, cinsel uyarıdan 10-30 saniye sonra başlar.
Uyarılma döneminin sonlarına doğru, Bartholin bezinin salgısı başlar. Yine bu dönemin sonlarına doğru "sex flush" adı verilen karın ve göğüs bölgesinde yer yer kırmızılıklar görülür. Bu kırmızı döküntüler insanların yaklaşık olarak yarısında görülmektedir.
Bu uyarılma dönemi, kişisel ve çevresel farklılıklara göre genellikle dakikalar ve bazen de saatlerce sürebilir. Bu dönem, cinsel aktivitenin en uzun dönemi olup, istemli olarak hızlandırılabilir veya yavaşlatılabilir ve bazen de kesilebilir, durdurulabilir.
Evlilik Öncesi Cinsel İlişki
Evlenmeden Önce Cinsel Birleşme
Günümüzde politik konular dışında en sık yapılan tartışmalardan biri, gençlerin evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunup, bulunmamasıdır. Bu konunun büyütüldüğü kadar önemli olduğuna inanmıyorum. Cinsel birleşmeyi, yani penisin vajine girmesini, ne yeryüzündeki bütün kötülükleri ortadan kaldıracak, ne de çökmesine yol açacak kadar olağanüstü bir olay olarak görmüyorum. Bana göre çok daha önemli bir konu, iki insanın birbiri ile nasıl bir ilişki kuracakları ve cinsel uyumu nasıl yapacaklarıdır.

Gariptir ama, insanlar, evlilik öncesi cinsel ilişki, cinsel münasebet veya birisiyle yatmaktan bahsettikleri zaman genellikle cinsel birleşmeyi kastederler. Halbuki, cinsel birleşme olmadan da evlilikten önce cinsel ilişkiye girmek veya birisi ile yatmak mümkündür.
Cinsel birleşme ve manası konusunda genç kız ve delikanlıların tutumları değişiktir. Birçok erkek için bu bir işi başarmak; zafer, kızı arzularına boyun eğdirme, onları yücelten, övünülecek bir olaydır. Kızların çoğu buna katılmaz. Olayı, erkeğin kendini başarmış sayması için izin verme, teslimiyet olarak görürler. Eskiden kadın ve erkek arasındaki bu fark o kadar belirgindir ki, genç kızın sadece uzanıp, erkek ne yaparsa yapsın ona razı olması beklenirdi. Günümüzde bu böyle değil tabiki. Şimdi genç kız cinsel birleşme sırasında erkekle eşittir, o da zevk alır, cinsel ilişkiye faal olarak katılır, hatta isterse bu konuda atılgan bile olabilir. Bu oldukça yeni eşitliğe rağmen cinsel birleşmenin kızlar için hala daha farklı bir anlam taşıdığı doğrudur. Bu fark, fizyolojik olarak dişinin içine girilen, erkeğin de giren olmasının doğurduğu psikolojik etkilerden kaynaklanabilir.
Bir genç kız, cinsel birleşme konusunda karar vermesi gereken bir noktaya gelirse, duyguları onu bütün alternatifleri göremeden alabileceği bir karara sürüklemeden evvel, konuyu serinkanlılıkla olumlu ve olumsuz bütün noktaları göz önüne alarak, enine boyuna düşünmelidir.
Bir genç kızın evlilik öncesi cinsel birleşmeye taraftar olma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Çok açık olarak görülmesine rağmen, birçok kimse, bir bebeğe sahip olma arzusu dışında, özellikle çok zevkli, heyecanlı ve uyarıcı bir tecrübe olması nedeni ile cinsel birleşmede bulunulduğunu anlamaz. Cinsel birleşmede bulunma isteğini anlamak, spor yapmak, dans etmek gibi insana zevk veren şeyleri yapma isteğini anlamaktan daha zor olmamalı.
Ne yazık ki, bu basit ve açık nedeni, cinsel birleşmenin doğuracağı kuvvetli suçluluk duygusu ile bu zevkin yok olabileceğini düşünerek değerlendirmeliyiz. Genç kızlar, özellikle romantik olanlar, denemeden evvel cinsel birleşmeyi göklere çıkartmaktan sakınmalıdır. Filmlerde gördükleri, okudukları, kendilerinden büyük kızlardan duydukları herşey onları, cinsel birleşmenin, insanın duyabileceği en son doyum, tarif edilemez bir şey olduğuna inanmaya teşvik eder. Denedikten sonra ise, dünyanın durmadığını veya Hemingway'ın "Çanlar Kimin İçin Çalıyor" adlı romanında dediği gibi dünyanın sarsılmadığını görüp hayal kırıklığına uğrarlar. Çalınan zillerin sesi diğer sesleri bastırmayabilir, parıldayan havai fişekler içindeki geceyi aydınlatamaz. Bu tecrübenin verebileceğinden çok, çok fazlasını beklemiş oldukları için büyük bir hayal kırıklığına uğrayıp, "Bütün hepsi bu mu? Bu kadar yaygara bunun için mi?" diye sorarlar. Genç kıza hissettikleri, kendi kendini tatmin sırasında duyduğu hislerin aynı, belki ikinci bir kişinin varlığından dolayı biraz daha şiddetlenmiş gibi gelir.
Beklentilerinden biraz daha makul olan genç kızlar için cinsel birleşmeyi zevkli bulma olasılığının artacağı açıktır. Toplum ve özellikle ana baba evlilikten evvel cinsel birleşmeye karşı o kadar hoşgörüsüz ve serttir ki, bakire olan pek çok kız sırf yasaklandığı için inanılmaz derecede güzel bir şey olduğu fikrine kapılırlar. Cinsel birleşme pek çok insanın yaşamında önemli ve kalıcı bir rol oynar, bu yüzden başlangıçta bu olayı gerçek yerine oturtmak akıllıca bir tutumdur.
2. Belirttiğim gibi evlilik öncesi cinsel birleşme evliliğe hazırlayıcı bir deneyimdir. Bu deneyimden geçmiş olanlar, başka bir kimse ile beraber yaşamayı, Bernard Shavv'ın "evliliğin korkunç teklifsizliği" olarak adlandırdığı yaşam biçimini öğrenme yolunda ders almışlardır. Cinsel birleşme doğru tekniklerle yapılmış ve anlamlı sağlam bir ilişkinin parçası ise ve her iki insan da hiçbir korku ve suçluluk hissi taşımıyorsa bu deneyim olumlu olabilir. Ancak, yapılan yanlışlar da evliliğe aktarılabilir. Tenis oynamayı öğrenirken olduğu gibi, ilk gerçek maçınızda ağın karşısındaki rakibinize bakarken temel bilgileri doğru dürüst öğrenmemiş olduğunuzu fark etmeye benzer biraz.
3. Evlilik öncesi cinsel birleşme için bir diğer neden, kendi kendini tatminin aksine, bir başka insanla etkileşmeye girmektir ve sonuç olarak herkesin öğrenmesi gereken, başkaları ile birlikte yaşamayı öğrenmektir. İşte bu yüzden cinsel birleşmenin bir alma ve verme olayı olması çok önemlidir. Evlendikten sonra evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunmadığına pişman olan pek çok genç kız vardır, çünkü evlendikten sonra bunun ne kadar uzun ve yavaş bir öğrenme süreci olduğunu farkederler. Bazen cinsel bakımdan kocaları ile uyuşamadıklannı anlarlar ama çok geç olmuştur.
4. Cinsel birleşme genç kızın evlenmeyi beklediği erkekle olmuşsa genç kızın ve tabii genç erkeğin birbirleri ile yıllarca aynı yatağı paylaşmaktan hoşlanacakları kanısına varmaları için en iyi yoldur. Bir genç kız, birçok evlilikte eşlerin cinsiyet dışında pek çok konuda uygun olduğunu ve evlendikten sonra bunu anlamanın sadece sorun yaratacağını hiçbir zaman unutmamalıdır. Önceden durum anlamak için yapılan bir deneme adil olmalıdır. Çok rahat bir ortamda yapılmalıdır. Suçluluk duygulan içinde, gizli ve çabucak yapılan bir cinsel birleşme evliliğe hiç benzemediği için sağlam ve güvenilir bir deneme olamaz.
5. Bazı insanlar gençken daha kolay öğrenir. îlk başından beri öğrenilenler doğru ise evlilikte cinsel uyuma çok daha kolay erişilir.
6. Bazı genç kızlar ise, bütün diğer arkadaşları yaptığı için, eğer yapmazsa guruptaki itibarını kaybedeceğinden korktukları için cinsel birleşmeye karar verirler. Bu kuvvetli bir baskıdır ve pek de olumlu olduğu söylenemez. Olumsuz noktalan belirtirken bu konuya değineceğim.
Evlenmeden Önce Cinsel Birleşmeye Karşıt Görüşler Nelerdir?
1. İlk ve en belirgini gebelik tehlikesidir. Doğum kontrol haplarının kullanıldığı günümüzde tehlikenin büyük bir kısmı ortadan kalkmıştır, ancak genç ve gelişme çağındaki kızların bu fırsattan faydalanma şansları az olduğu için gebelik gerçek bir tehlikedir. Gebeliği önleyici tedbirler doğru yapıldığı zaman gebelik olasılığının hemen hemen ortadan kalktığını belirtmeliyim.
2. Diğer bir tehlike cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Modern ilaçlarla bu tehlikenin azaldığını ve birçok zührevi hastalığın erken teşhis edildiği zaman ilaçla doktor tarafından tedavi edilebildiğini ifade etmeliyim.
3. Evlilik öncesi cinsel birleşme bazen zoraki evlilikle sonuçlanır ve evliliğe hiçte iyi bir başlangıç değildir. Belki bazıları nasıl olsa evleneceklerdir ama çoğu kez evliliğe itilmiş kız veya erkek evliliği yürütmekte zorlanır ve bu evliliklerin başarı yüzdesi çok düşüktür.
4. Kanımca evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunmamak için en önemli neden suçluluk duygusudur. Çünkü suç veya suçluluk kavramı varsa muhakkak birine zararı dokunacaktır. Suç, herkesin olaya karşı tutumu ile belirlenir. Eşlerden biri veya ikisi birden yaptıklarından dolayı suçluluk duyacak veya sonradan vicdanı rahatsız olacaksa cinsel birleşmeye kalkışmamak daha doğru olur.
5. Genç kızlar cinsel birleşmeden sonra erkeğin gözünde değerlerini kaybedeceklerinden korkarlar ve çoğu kez gerçekten böyle olduğu şüphe götürmez. Genç kız karşısındaki delikanlının ona bir insan olarak değer verdiğine, sadece vücudunun bir parçası ile ilgilenmediğine dair inancının gerçek olup olmadığını kendisine sormalıdır.
6. Evlilik öncesi cinsel birleşmenin az rastlanan bir tehlikesi suçluluk duygularının evlendikten sonra tekrar canlanmasıdır. Evlilikten evvel cinsel birleşme fazla yapılmışsa bunun olasılığı azdır.
7. Evlilik öncesi cinsel birleşmedeki suçluluk duygusu yakalananların başına nelerin geleceği korkusundan kaynaklanır. En kötü olasılık, okul, anne-baba, polis ve hattâ arkadaşları tarafından aşağılanmaktır. Genellikle yakalanmazlar ama yakalansalar bile neler hissedecekleri onları yakalayana çok bağlıdır. En kötüsü, doğal olarak, bu işe tamamen karşıt anne-babaların durumu farketmesidir. Kendi yaşlarında birine veya arkadaşlarına yakalanırlarsa en fazla biraz sıkılıp, mahçup olurlar.
Ne kazanıp ne kaybedeceğini iyice düşünüp cinsel birleşmeye karar vermiş sorumlu bir çiftin neleri göze aldıklarını bilmeleri zorunludur. Tıpkı, tehlikesiz araba kullanmasını öğrenmek gibi, bu konuda da gerçekçi bir tutumla tehlikeleri en aza indirmelidir.
8. Evlilik öncesi cinsel birleşmede hakiki bir tehlike ilişkinin fiziksel yönünün abartılması olasılığıdır. Bu olasılık varsa, genç kızın cinsel birleşmeye karar vermemesi daha uygundur. Cinsel birleşme kendi başına bir denemeden çok iki kişi arasında sağlıklı bir ilişkinin parçası olduğu için değerlidir. Bir kız, erkeğin, sağlam bir ilişki yerine boşalabilmek için kendisini istediğini düşünüyorsa, karşısında bir arkadaş değil ancak cinsel bir eş bulacaktır.
9. Pek çok kimse, özellikle delikanlılardan daha ziyade genç kızlar evlilik öncesi cinsel birleşmeyi ahlâki açıdan yanlış olarak kabul ederler. Geçmişte, genç kızlar için ahlaksızlık kabul edilip, delikanlıların davranışına göz kırpılırdı. "erkeğin yüzünün akı, kızın alnının karası" deyimi buradan gelir. Ancak, günümüzdeki eşitlik kavramı, genç kızların diğer konularda olduğu gibi burada da eşit fırsat ve sorumluluk taşıdığı anlamına gelir. Kız için ahlak açısından yanlış olan bir şey erkek için de yanlış olmalıdır.
En sonunda, evlilik öncesi cinsel birleşme sorunu genç kızın bu konuda ne hissettiğine dayanıp kalıyor. Bir kız bunun yanlış olduğuna inanıyorsa, olumlu olarak sıraladığım noktaların hiçbir tesiri olamaz. Yanlış bir şey olmadığını düşünüyorsa, zamanı, yeri ve seçeceği eş konusunda dikkatle düşünme sorumluluğu yine onundur. Cinsel dürtüler çok kuvvetli olduğu için, bir genç kızın iyiyi ve kötüyü ayırt edemeden, eşinin tutumundan emin olmadan bu işe sürüklenme tehlikesi her zaman vardır.
Günümüzde politik konular dışında en sık yapılan tartışmalardan biri, gençlerin evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunup, bulunmamasıdır. Bu konunun büyütüldüğü kadar önemli olduğuna inanmıyorum. Cinsel birleşmeyi, yani penisin vajine girmesini, ne yeryüzündeki bütün kötülükleri ortadan kaldıracak, ne de çökmesine yol açacak kadar olağanüstü bir olay olarak görmüyorum. Bana göre çok daha önemli bir konu, iki insanın birbiri ile nasıl bir ilişki kuracakları ve cinsel uyumu nasıl yapacaklarıdır.
Gariptir ama, insanlar, evlilik öncesi cinsel ilişki, cinsel münasebet veya birisiyle yatmaktan bahsettikleri zaman genellikle cinsel birleşmeyi kastederler. Halbuki, cinsel birleşme olmadan da evlilikten önce cinsel ilişkiye girmek veya birisi ile yatmak mümkündür.
Cinsel birleşme ve manası konusunda genç kız ve delikanlıların tutumları değişiktir. Birçok erkek için bu bir işi başarmak; zafer, kızı arzularına boyun eğdirme, onları yücelten, övünülecek bir olaydır. Kızların çoğu buna katılmaz. Olayı, erkeğin kendini başarmış sayması için izin verme, teslimiyet olarak görürler. Eskiden kadın ve erkek arasındaki bu fark o kadar belirgindir ki, genç kızın sadece uzanıp, erkek ne yaparsa yapsın ona razı olması beklenirdi. Günümüzde bu böyle değil tabiki. Şimdi genç kız cinsel birleşme sırasında erkekle eşittir, o da zevk alır, cinsel ilişkiye faal olarak katılır, hatta isterse bu konuda atılgan bile olabilir. Bu oldukça yeni eşitliğe rağmen cinsel birleşmenin kızlar için hala daha farklı bir anlam taşıdığı doğrudur. Bu fark, fizyolojik olarak dişinin içine girilen, erkeğin de giren olmasının doğurduğu psikolojik etkilerden kaynaklanabilir.
Bir genç kız, cinsel birleşme konusunda karar vermesi gereken bir noktaya gelirse, duyguları onu bütün alternatifleri göremeden alabileceği bir karara sürüklemeden evvel, konuyu serinkanlılıkla olumlu ve olumsuz bütün noktaları göz önüne alarak, enine boyuna düşünmelidir.
Bir genç kızın evlilik öncesi cinsel birleşmeye taraftar olma nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Çok açık olarak görülmesine rağmen, birçok kimse, bir bebeğe sahip olma arzusu dışında, özellikle çok zevkli, heyecanlı ve uyarıcı bir tecrübe olması nedeni ile cinsel birleşmede bulunulduğunu anlamaz. Cinsel birleşmede bulunma isteğini anlamak, spor yapmak, dans etmek gibi insana zevk veren şeyleri yapma isteğini anlamaktan daha zor olmamalı.
Ne yazık ki, bu basit ve açık nedeni, cinsel birleşmenin doğuracağı kuvvetli suçluluk duygusu ile bu zevkin yok olabileceğini düşünerek değerlendirmeliyiz. Genç kızlar, özellikle romantik olanlar, denemeden evvel cinsel birleşmeyi göklere çıkartmaktan sakınmalıdır. Filmlerde gördükleri, okudukları, kendilerinden büyük kızlardan duydukları herşey onları, cinsel birleşmenin, insanın duyabileceği en son doyum, tarif edilemez bir şey olduğuna inanmaya teşvik eder. Denedikten sonra ise, dünyanın durmadığını veya Hemingway'ın "Çanlar Kimin İçin Çalıyor" adlı romanında dediği gibi dünyanın sarsılmadığını görüp hayal kırıklığına uğrarlar. Çalınan zillerin sesi diğer sesleri bastırmayabilir, parıldayan havai fişekler içindeki geceyi aydınlatamaz. Bu tecrübenin verebileceğinden çok, çok fazlasını beklemiş oldukları için büyük bir hayal kırıklığına uğrayıp, "Bütün hepsi bu mu? Bu kadar yaygara bunun için mi?" diye sorarlar. Genç kıza hissettikleri, kendi kendini tatmin sırasında duyduğu hislerin aynı, belki ikinci bir kişinin varlığından dolayı biraz daha şiddetlenmiş gibi gelir.
Beklentilerinden biraz daha makul olan genç kızlar için cinsel birleşmeyi zevkli bulma olasılığının artacağı açıktır. Toplum ve özellikle ana baba evlilikten evvel cinsel birleşmeye karşı o kadar hoşgörüsüz ve serttir ki, bakire olan pek çok kız sırf yasaklandığı için inanılmaz derecede güzel bir şey olduğu fikrine kapılırlar. Cinsel birleşme pek çok insanın yaşamında önemli ve kalıcı bir rol oynar, bu yüzden başlangıçta bu olayı gerçek yerine oturtmak akıllıca bir tutumdur.
2. Belirttiğim gibi evlilik öncesi cinsel birleşme evliliğe hazırlayıcı bir deneyimdir. Bu deneyimden geçmiş olanlar, başka bir kimse ile beraber yaşamayı, Bernard Shavv'ın "evliliğin korkunç teklifsizliği" olarak adlandırdığı yaşam biçimini öğrenme yolunda ders almışlardır. Cinsel birleşme doğru tekniklerle yapılmış ve anlamlı sağlam bir ilişkinin parçası ise ve her iki insan da hiçbir korku ve suçluluk hissi taşımıyorsa bu deneyim olumlu olabilir. Ancak, yapılan yanlışlar da evliliğe aktarılabilir. Tenis oynamayı öğrenirken olduğu gibi, ilk gerçek maçınızda ağın karşısındaki rakibinize bakarken temel bilgileri doğru dürüst öğrenmemiş olduğunuzu fark etmeye benzer biraz.
3. Evlilik öncesi cinsel birleşme için bir diğer neden, kendi kendini tatminin aksine, bir başka insanla etkileşmeye girmektir ve sonuç olarak herkesin öğrenmesi gereken, başkaları ile birlikte yaşamayı öğrenmektir. İşte bu yüzden cinsel birleşmenin bir alma ve verme olayı olması çok önemlidir. Evlendikten sonra evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunmadığına pişman olan pek çok genç kız vardır, çünkü evlendikten sonra bunun ne kadar uzun ve yavaş bir öğrenme süreci olduğunu farkederler. Bazen cinsel bakımdan kocaları ile uyuşamadıklannı anlarlar ama çok geç olmuştur.
4. Cinsel birleşme genç kızın evlenmeyi beklediği erkekle olmuşsa genç kızın ve tabii genç erkeğin birbirleri ile yıllarca aynı yatağı paylaşmaktan hoşlanacakları kanısına varmaları için en iyi yoldur. Bir genç kız, birçok evlilikte eşlerin cinsiyet dışında pek çok konuda uygun olduğunu ve evlendikten sonra bunu anlamanın sadece sorun yaratacağını hiçbir zaman unutmamalıdır. Önceden durum anlamak için yapılan bir deneme adil olmalıdır. Çok rahat bir ortamda yapılmalıdır. Suçluluk duygulan içinde, gizli ve çabucak yapılan bir cinsel birleşme evliliğe hiç benzemediği için sağlam ve güvenilir bir deneme olamaz.
5. Bazı insanlar gençken daha kolay öğrenir. îlk başından beri öğrenilenler doğru ise evlilikte cinsel uyuma çok daha kolay erişilir.
6. Bazı genç kızlar ise, bütün diğer arkadaşları yaptığı için, eğer yapmazsa guruptaki itibarını kaybedeceğinden korktukları için cinsel birleşmeye karar verirler. Bu kuvvetli bir baskıdır ve pek de olumlu olduğu söylenemez. Olumsuz noktalan belirtirken bu konuya değineceğim.
Evlenmeden Önce Cinsel Birleşmeye Karşıt Görüşler Nelerdir?
1. İlk ve en belirgini gebelik tehlikesidir. Doğum kontrol haplarının kullanıldığı günümüzde tehlikenin büyük bir kısmı ortadan kalkmıştır, ancak genç ve gelişme çağındaki kızların bu fırsattan faydalanma şansları az olduğu için gebelik gerçek bir tehlikedir. Gebeliği önleyici tedbirler doğru yapıldığı zaman gebelik olasılığının hemen hemen ortadan kalktığını belirtmeliyim.
2. Diğer bir tehlike cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Modern ilaçlarla bu tehlikenin azaldığını ve birçok zührevi hastalığın erken teşhis edildiği zaman ilaçla doktor tarafından tedavi edilebildiğini ifade etmeliyim.
3. Evlilik öncesi cinsel birleşme bazen zoraki evlilikle sonuçlanır ve evliliğe hiçte iyi bir başlangıç değildir. Belki bazıları nasıl olsa evleneceklerdir ama çoğu kez evliliğe itilmiş kız veya erkek evliliği yürütmekte zorlanır ve bu evliliklerin başarı yüzdesi çok düşüktür.
4. Kanımca evlilik öncesi cinsel birleşmede bulunmamak için en önemli neden suçluluk duygusudur. Çünkü suç veya suçluluk kavramı varsa muhakkak birine zararı dokunacaktır. Suç, herkesin olaya karşı tutumu ile belirlenir. Eşlerden biri veya ikisi birden yaptıklarından dolayı suçluluk duyacak veya sonradan vicdanı rahatsız olacaksa cinsel birleşmeye kalkışmamak daha doğru olur.
5. Genç kızlar cinsel birleşmeden sonra erkeğin gözünde değerlerini kaybedeceklerinden korkarlar ve çoğu kez gerçekten böyle olduğu şüphe götürmez. Genç kız karşısındaki delikanlının ona bir insan olarak değer verdiğine, sadece vücudunun bir parçası ile ilgilenmediğine dair inancının gerçek olup olmadığını kendisine sormalıdır.
6. Evlilik öncesi cinsel birleşmenin az rastlanan bir tehlikesi suçluluk duygularının evlendikten sonra tekrar canlanmasıdır. Evlilikten evvel cinsel birleşme fazla yapılmışsa bunun olasılığı azdır.
7. Evlilik öncesi cinsel birleşmedeki suçluluk duygusu yakalananların başına nelerin geleceği korkusundan kaynaklanır. En kötü olasılık, okul, anne-baba, polis ve hattâ arkadaşları tarafından aşağılanmaktır. Genellikle yakalanmazlar ama yakalansalar bile neler hissedecekleri onları yakalayana çok bağlıdır. En kötüsü, doğal olarak, bu işe tamamen karşıt anne-babaların durumu farketmesidir. Kendi yaşlarında birine veya arkadaşlarına yakalanırlarsa en fazla biraz sıkılıp, mahçup olurlar.
Ne kazanıp ne kaybedeceğini iyice düşünüp cinsel birleşmeye karar vermiş sorumlu bir çiftin neleri göze aldıklarını bilmeleri zorunludur. Tıpkı, tehlikesiz araba kullanmasını öğrenmek gibi, bu konuda da gerçekçi bir tutumla tehlikeleri en aza indirmelidir.
8. Evlilik öncesi cinsel birleşmede hakiki bir tehlike ilişkinin fiziksel yönünün abartılması olasılığıdır. Bu olasılık varsa, genç kızın cinsel birleşmeye karar vermemesi daha uygundur. Cinsel birleşme kendi başına bir denemeden çok iki kişi arasında sağlıklı bir ilişkinin parçası olduğu için değerlidir. Bir kız, erkeğin, sağlam bir ilişki yerine boşalabilmek için kendisini istediğini düşünüyorsa, karşısında bir arkadaş değil ancak cinsel bir eş bulacaktır.
9. Pek çok kimse, özellikle delikanlılardan daha ziyade genç kızlar evlilik öncesi cinsel birleşmeyi ahlâki açıdan yanlış olarak kabul ederler. Geçmişte, genç kızlar için ahlaksızlık kabul edilip, delikanlıların davranışına göz kırpılırdı. "erkeğin yüzünün akı, kızın alnının karası" deyimi buradan gelir. Ancak, günümüzdeki eşitlik kavramı, genç kızların diğer konularda olduğu gibi burada da eşit fırsat ve sorumluluk taşıdığı anlamına gelir. Kız için ahlak açısından yanlış olan bir şey erkek için de yanlış olmalıdır.
En sonunda, evlilik öncesi cinsel birleşme sorunu genç kızın bu konuda ne hissettiğine dayanıp kalıyor. Bir kız bunun yanlış olduğuna inanıyorsa, olumlu olarak sıraladığım noktaların hiçbir tesiri olamaz. Yanlış bir şey olmadığını düşünüyorsa, zamanı, yeri ve seçeceği eş konusunda dikkatle düşünme sorumluluğu yine onundur. Cinsel dürtüler çok kuvvetli olduğu için, bir genç kızın iyiyi ve kötüyü ayırt edemeden, eşinin tutumundan emin olmadan bu işe sürüklenme tehlikesi her zaman vardır.
Vajina Nedir? Hymen Nedir?
Vajina

Vajina 7-8 cm derinliğinde, kaslı, üst ucu rahimle bağlantılı, alt ucu dışa açılan esnek bir kanal şeklindeki kadın cinsel organıdır. Vajina, rahime geçmesi için erkek tohum hücrelerinin (spermlerin) boşaltıldığı kanala denir. Çoğalmamız için gerekli olan cinsel ilişki vajina yoluyla olur. Sevişme esnasında cinsel uyarılma neticesinde vajina kendiliğinden ıslanarak genişler ve cinsel ilişki sırasında sürtünmeden dolayı organların acı duymayacağı hale gelerek cinsel ilişkiyi kolaylaştırmaktadır.
Vajinada alt kısımda kanal girişini kısmen kapatan ince ve esnek bir zar bulunur. Bu zara kızlık zarı (himen) denir. Kızlık zarı, penisin vajinaya girdiği ilk cinsel ilişkide genelde kolaylıkla yırtılmaktadır. Bu esnada hafif bir kanama görülür ve bu kanama kısa bir süre sonra kendiliğinden durmaktadır. Fakat ani zorlama olursa bu zorlamalarla oluşan yırtıklar fazla kanamaya neden olabilir. Bazı durumlarda nadiren doktora gitmek gerekmektedir. Bazı zamanlar cinsel ilişki esnasında yırtılmayan esnek kızlık zarları da vardır. Böyle bir durumda ilişki sırasında kanama gerçekleşmeyecektir.

Öncesinde cinsel ilişki yaşamamış çiftler ilk defa birlikte olduklarında, cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir hatta ilişkiyi gerçekleştiremeyebilirler. Böyle durumlarda endişeye gerek yoktur. Bu normal bir durum sayılır. Cinsel ilişki gerçekleşmiyorsa daha sonra, kadın ve erkeğin karşılıklı şekilde istek duyduğu ve kendilerini ilişki için daha rahat hissettiği zamanlarda tekrar cinsel ilişki denenebilir.
Cinsel ilişki için aceleci davranmamak ve zorlamamak gerekir. Bu bir takım sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Eşler, ruhsal ve fiziksel bazı durumlarından dolayı ilişki de sorun olabileceğini düşündüğünde, bu konu da danışabileceği bir uzmana başvurabilirler.
Aramalar: vajina nedir? kızlık zarı nedir? vagina ne demek? vajinanın anlamı nedir? kızlık zarı nedir? kızlık zarı nasıl bir yapıdır? ilk cinsel ilişki nasıl olmalıdır? evlilikte ilk gece nasıl olur? gerdek gecesi nasıl hareket etmek gerekir? hymen nedir? himen resmi
Vajina 7-8 cm derinliğinde, kaslı, üst ucu rahimle bağlantılı, alt ucu dışa açılan esnek bir kanal şeklindeki kadın cinsel organıdır. Vajina, rahime geçmesi için erkek tohum hücrelerinin (spermlerin) boşaltıldığı kanala denir. Çoğalmamız için gerekli olan cinsel ilişki vajina yoluyla olur. Sevişme esnasında cinsel uyarılma neticesinde vajina kendiliğinden ıslanarak genişler ve cinsel ilişki sırasında sürtünmeden dolayı organların acı duymayacağı hale gelerek cinsel ilişkiyi kolaylaştırmaktadır.
Vajinada alt kısımda kanal girişini kısmen kapatan ince ve esnek bir zar bulunur. Bu zara kızlık zarı (himen) denir. Kızlık zarı, penisin vajinaya girdiği ilk cinsel ilişkide genelde kolaylıkla yırtılmaktadır. Bu esnada hafif bir kanama görülür ve bu kanama kısa bir süre sonra kendiliğinden durmaktadır. Fakat ani zorlama olursa bu zorlamalarla oluşan yırtıklar fazla kanamaya neden olabilir. Bazı durumlarda nadiren doktora gitmek gerekmektedir. Bazı zamanlar cinsel ilişki esnasında yırtılmayan esnek kızlık zarları da vardır. Böyle bir durumda ilişki sırasında kanama gerçekleşmeyecektir.
Öncesinde cinsel ilişki yaşamamış çiftler ilk defa birlikte olduklarında, cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir hatta ilişkiyi gerçekleştiremeyebilirler. Böyle durumlarda endişeye gerek yoktur. Bu normal bir durum sayılır. Cinsel ilişki gerçekleşmiyorsa daha sonra, kadın ve erkeğin karşılıklı şekilde istek duyduğu ve kendilerini ilişki için daha rahat hissettiği zamanlarda tekrar cinsel ilişki denenebilir.
Cinsel ilişki için aceleci davranmamak ve zorlamamak gerekir. Bu bir takım sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Eşler, ruhsal ve fiziksel bazı durumlarından dolayı ilişki de sorun olabileceğini düşündüğünde, bu konu da danışabileceği bir uzmana başvurabilirler.
Aramalar: vajina nedir? kızlık zarı nedir? vagina ne demek? vajinanın anlamı nedir? kızlık zarı nedir? kızlık zarı nasıl bir yapıdır? ilk cinsel ilişki nasıl olmalıdır? evlilikte ilk gece nasıl olur? gerdek gecesi nasıl hareket etmek gerekir? hymen nedir? himen resmi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)