menopoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
menopoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Erkeklerde Menopoza Girer Mi?

MENOPOZ
Erkekleri kıskanmaya gerek yok. Kadınların adetten kesilmesi ya da menopoz dönemi, erkeklerde "midlifecrisis" yaşam ortası kriz ya da günümüzde söylendiği şekilde değişim yılları olarak ortaya çıkar.

Bu durum erkekte kadından ortalama 7 yıl erken başlar. Erkeklerde bunun ruhsal ve fiziksel etkisi görülür. Saç dökülmesi, prostat sorunları vardır. Olay kadınlardaki kadar dramatik değildir. Kadınlarda 50 yaşlarında olay aylık kanamanın kesilmesiyle ortaya çıkar.

Bunu birçok zincirleme yan reaksiyonlar psikosomatik rahatsızlıklar, ateş basma hali, çarpıntı gibi yan etkiler izler. Bazı kadınların intiharı bile düşünmesi, olayı bilinçsiz şekilde ele almasından kaynaklanmaktadır. Uzmanlar değişim yıllarıyla ortaya çıkan rahatsızlıklara karşı östrojen yerine, hepsinden önce çok sıcak arzularla dolu bir cinsel ilişki tavsiye ediyorlar. Nitekim eskiden bir tür doğal rahatsızlık gibi görülen değişim yıllarında, kadınların seksüel ilgisinde de önemli bir artış izlenmiştir.

Psikologlar da önceleri kadının doğurganlık halini geride bırakmanın kadında hırs, esef etme, aşırı istek gibi eğilimler oluşturduğunu ancak bu nedenle bir tür hastalık gibi ele alınması gerekebileceğini öne sürüyorlardı. Günümüzde ise, bu aşırı eğilimlerin hastalıklı olmadığı, eğer kadın duruma katlanamazsa ve bu şekilde bir ruhsal baskı ortaya çıkar da hastalıklı bir hal alırsa tedavi gerekebileceği vurgulanıyor. Ellili yaşlardan sonra ortaya çıkan bazı durumlar bunu göstermektedir. Örneğin, Ursula Andress veya Liz Taylor gibi sanatçıların toplumu hiçe sayan davranışları bunun kanıtıdır.

Yaşam boyu cinsel etkinlikleri yoğun olan kişilerin menopoz çağının da o oranda geç olduğu saptanmıştır. Kadının toplumsal yaşamdaki başarısının da bunda etkisi olmaktadır. Kadın hayatta ne denli başarılıysa, değişim yılları da o kadar gecikmektedir.

Cinsiyet Hormonları

Cinsiyet bezi hormonları:
İnsan hayatında iki kritik devre vardır. Bunlar ergenlik ve yaş dönümüdür. Her iki hal de cinsiyet hormonlarımızla ilgilidir. Bu iki devrede meydana çıkacak ruhi fırtınalar çok önemlidir.

Onüç yaşında birdenbire yabancı içgüdülerle meydana çıkan gerek ruhi ve gerek bedeni değişiklikler cinsiyet bilgisi verilmemiş insanda anlayamadığı fırtınalara sebep olur. Cinsiyet hormonlarının kana büyük miktarlarda geçişi ile meydana gelen bu tablo çocuğun ruh halini altüst eder. Bu halden önceki gerekli bilgiyi ve kültürü gençlere verebilmek görevi ebeveynlerinin ve öğretmenlerindir.

Yaş dönümü dediğimiz; kadınlarda "menopoz" ve erkeklerde "andropoz" adı verdiğimiz dönemlerdir. Yaş dönümü de ergenlik dönemindeki benzer ruhsal fırtınalara yol açar. Daha geç devrede geldiği için şaşkınlık o kadar belirgin değildir. Fakat yine de cinsi kültürü eksik insanlarda, yönünü şaşırtacak hareketlere yol açar.

Yaş dönümünün kadındaki belirtileri herkesçe bilinir. Yüz cildinde kızarmalar, ateş hissi, birdenbire terlemeler, çarpıntı, ailesine karşı ilgisizleşmek, mide şikayetleri ve olaylardan çabuk etkilenmek bunların başında gelenlerdir. Mensturasyon (adet) devam ettiği veya düzeni bozulmaya başladığı zamanlarda bu belirtiler yavaş yavaş çıkmaya başlar. Geçici tansiyon yükselmeleri olur. Menopoz (yaş dönümü) belirtileri çocuksuz kadınlarda çocuklulara nazaran daha fazla görülür. Bazı hallerde ruhi yenilgi nadir de olsa akıl hastalıklarına da yol açar. Uykusuzluk ve huzursuzluk hali sürekli olur.

Cinsiyet hormonlarının verilmesi bu arızaların çoğunu önler.

Erkekte yaş dönümü kadına nispetle daha sönük geçer. Nadiren, yüzde sıcaklık hissi ve sinirlilik olur. Bu hal erkeği akli gücü ve olaylara karşı karamsarlığı ile bir melankoliye dahi götürebilir. Erkekte de cinsiyet hormonlarının verilmesi bu belirtileri siler. Her iki cins için hormonların verilişi, gençliği iade amacı taşımaz. Bu durumların olumsuz yan etkilerini kaldırmak ve akıl sağlığını yerine getirmek için verilir. Bu tedavilerden sonra gerçekten de şartlara uyma ve eski hayatına tekrar kavuşma mümkün olmaktadır.

Menopoz Döneminde Cinsel Hayat

Menopoza Girince Cinsel Hayat Biter Mi?

Menopoz döneminde oluşan fiziksel, psikolojik ve fizyolojik değişiklikler, cinsel fizyolojiyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu değişikliklerin genel sorumlusu da menopoz döneminde "östrojen" hormonların azalmasıdır. Bu hormonun eksikliği, vagina duvarlarının belirgin olarak incelmesine ve kurumasına yol açar. Bu arada vagina duvarlarının incelmesi ve kurumasının yol açtığı bir diğer olay da, vagina iltihaplarının artışıdır.

Bundan başka yaşlanmanın getirdiği kalp-damar sistemi değişiklikleri de cinsel fizyolojiyi olumsuz yönde etkileyen bir diğer önemli faktördür. Daha önce cinsel fizyoloji bölümünde de belirttiğimiz gibi bir cinsel siklusun uyarılma, plato, orgasm ve çözülme dönemlerinin sağlıklı olabilmesi için dolaşımın normal sınırlar içinde olması gereklidir.

Menopoz dönemindeki kadınlarda cinsel temasın ve/veya orgasmın ağrılı oluşu başta gelen şikayetler arasındadır. Cinsel temasın ağrılı oluşu vagina duvarlarının ince ve kuru oluşu ile ilgilidir. Bu kadınlarda orgasm olayının ağrılı oluşu ise bu dönemde uterusun hassasiyetinin artışı ile açıklanmaktadır.

Menopoz döneminde oluşan fizyolojik değişikliklerin sonucu olarak cinsel ilişki ile vagina iltihaplanmalarının, sistitlerin, vagina duvarlarının zedelenmelerinin arttığı da bilinen gerçekler arasındadır.

Tüm bu yukarıdaki değişiklikler (ağrılı orgasm hariç), menopoz döneminden başka, ameliyatla uterus ve yumurtalıkları çıkarılmış kadınlar için de geçerlidir. Gerek menopoz ve gerekse böyle ameliyat sonrasında kullanılacak östrojen hormonu içeren ilaçlar, bu şikayetleri önemli ölçüde azaltmakta ve normale dönüştürmektedir.

Menopozdan Sonra Cinsel İlişki

ADET KESİLMESİNDEN SONRA CİNSEL BİRLEŞME

Cinsel tepki kadınların %60'ında adet kesilmesiyle bir değişme göstermez. %20'sinde cinsel istekte bir artma, %20'sinde ise azalma görülür. Adet kesilmesinden sonra hamilelik sakıncası olmadığı için bir kadının cinsel isteği artabilir ve bu eşiyle arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirir. Cinsel istemin adet kesilmesinde veya daha sonraki hormon üretimiyle bir ilişkisi olmadığı gerçektir. Bazı kadınlar ileri yaşlarına kadar cinsel birleşme konusunda istekli ve arzuludurlar, oysa diğerleri için cinsel birleşmenin aylarca meydana gelmemesi hiç bir şey fark ettirmez.

yaşlılarda cinsel birleşme yaşlılıkta cinsel hayat menopozdan sonra seks yapmak adet kesilmesinden sonra ilişkiye girme

Amerika'da yapılan çalışmalarda kadınların cinsel güçlerini erkeklerden daha uzun zaman sürdürdükleri görülmüştür. 60 yaşından sonra her 10 çiftten 7'si cinsel yönden etkindir. Bazısında bu, seksen yaşına kadar devam eder. Cinsel birleşmenin kesilmesinin başlıca nedeni genellikle kadının değil de erkeğin sağlıksız olmasıdır.

Kadınlarda Yaşlılık Bunalımı

BUNALIM DEVRESİNDE NE YAPMAK GEREKİR?

Kadının hatırlaması gereken ilk şey pençesine düştüğü garip duyguların geçici olduğu ve bir zaman sonra alışabileceğidir. Ev dışında alışkanlıkları olan kadınların bu değişime uyması daha kolay olur; fakat tümüyle eve, komşulara, televizyona bağlı kadınlar epey zorluk çekerler.

Birleşik Amerika'da ve İngiltere'de yapılan dikkatli araştırmalarda kadınların üçte ikisinin hiç bir üzüntü ve rahatsızlık duymadan adet kesilmesi devresini atlattıkları ortaya çıkmıştır. Geri kalan üçte birinin yardıma ihtiyacı vardır. Kadını ve geçmişini bilen aile doktoru ona yardımcı olabilir. Genellikle kadın anlayışa, içtenliğe ve güvene gereksinim duyar. Uykusuzluk sorun yaratırsa, hafif yatıştırıcılar; davranış değişmeleri, huzursuzluk ve bunalım varsa, trankilizanlar; sıcaklık ve terleme nöbetleri geliyorsa, hormonlar verilir.

kadınlarda ihtiyarlık bunalımı yaşlılık stresi yaşlanma ile birlikte görülen huysuzluk psikolojik sorunlar ileri yaş depresyonu menopoz

Birçok kadın dergilerinde yazılanların tersine, bu devrede yardıma gereği olan her kadına hormon tedavisi yapılmaz. Eğer adet hâlâ düzenli ve miktarı doğalsa hormonların hiç bir yararı yoktur. Ancak nöbetler çok şiddetli ve sıksa hormonlar yararlı olabilir. Östrojen (genellikle tavsiye edilen hormondur) küçük dozajlarda kullanılırsa nöbetleri denetleyecektir fakat bu adet kesilmesine uğramış bir kadının derisini yenilemeyecek, saçlarına ve gözlerine parlaklık eklemeyecektir. Kadın, bunları "yaşamındaki değişmeyi" doğal karşılayarak ve bunun yaşamın sonu değil de yalnızca bir "değişim" olduğunu fark ederek elde edebilir.

Nöbetleri denetlemek için kullanılan östrojen dozu değişiktir ve doktorların çoğu, mümkün en az dozu kullanmak isterler. Doktora yardım etmesi için hastadan nöbetleri sayması istenir. Kadın her gün meydana gelen ateş nöbetlerini sayar ve doktor bu sayıya göre östrojen dozunu azaltır veya çoğaltır; böylece günde beşten fazla nöbet geçirmemesi sağlanır. Bu, ilacı hastaya "uydurmak" şeklinde tanımlanır ve belirtileri denetlemek için en iyi yoldur; fakat bazen hasta sabırsızsa veya doktorla işbirliği yapma yeteneğine sahip değilse, doktor doğum kontrol hapı tavsiye edebilir. Bu tedavi şekli etkili fakat daha maliyetlidir ve tabi kadında adetler yeniden başlayacaktır.

Adetten Kesilen Gebe Kalabilir Mi?

Bir kadın menstruasyonu kesildikten sonra gebe kalabilir mi?


Genellikle kabul edildiğine göre, bir kadının menopozdan sonra yani aybaşılarının kesilmesinden bir yıl sonra gebe kalması zordur.

Kesin olarak menopoza girmiş fakat gebe kalmış kadınlarla ilgili bir çok vaka vardır. Ama bu kadınlarda adet dönemleri  tüm hayatları boyunca genel olarak düzensiz olmuştur.

Adet dönemleri kişiden kişiye farklılık gösterebildiği için her kadın kendi doktorunca ve özel vaka olarak kabul edilmelidir.

Yaşlanınca Boy Kısalır Mı?


Yaşlıların boylarının kısaldığı doğru mudur? Kemiklerinde değişiklik olur mu? Yaşlıların Boyu Kısalıyorsa Neden Kısalır?

Yaşlanmada, osteoporoz denen bir durum meydana gelir. Bu durum, daha çok, yetmişini ya da seksenini geçenlerde görülür. Kireci azalan kemiklerde erime olur.

Genellikle kırk beşinden sonra görülen menopozla birlikte bu erime başlar. Vücut ağırlığını taşıyan bacak kemikleri biraz eğrilebilir. Buna benzer değişiklik ve eğrilmeler belkemiğinde de olabilir ve "yaşlılarda boy kısalıyor" sanısını yaratır. Menopoza giren kadınlara uzun etkili kadınlık hormonu verilirse, bu kireç eksikliği azalmaktadır.


Kadında ve erkekte hormon düzeyleri korunabilirse, genel yaşlanma olayı geciktirilebilmektedir. Bu hormon tedavisinde doktorunuz karar vermelidir.