Prostat neden olur?
İyi huylu prostat büyümesi (Benign prostat hiperplazisi) adı verilen durum söz konusu olup, büyümüş prostat dokusunun idrar çıkışı yolunu tıkaması ve idrar yapmaya engel olması sonucu sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yaparken yanma, idrarın kalınlığı ve tazyikinde azalma, mesaneyi tam boşaltamama, kanlı idrar yapma gibi şikayetlere neden olmaktadır.
prostat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prostat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açık Prostat Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Açık Prostat Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Açık prostatektomi ameliyatı genel veya spinal anestezi altında yapılır. Göbeğin 5-6 cm altından yatay olarak 10 cm’lik kesi yapılır. İdrar kesesi açılarak buradan büyümüş prostat dokuları çıkarılır. Daha sonra açılan mesane emilebilen dikişlerle kapatılır. Ardından mesaneye hem karından hem de işeme kanalı yoluyla birer kateter konur. Bunların dışında ameliyat bölgesine bir dren yerleştirilir.
Prostat Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
1. Mesanenin dikildiği yerlerden idrar sızıntısı olabilir. Cilt yüzeyine sızabilir ve bir süre devam edebilir (%5-9).
2. Mesanedeki kateterler kanama nedeniyle tıkanıp idrar sıkışmasına yol açabilir.
3. Abdominal boşlukta kanama meydana gelebilir. Sıvı replasmanı ya da cerrahi tedavi gerektirebilir.
4. Prostatın çıkarıldığı bölgede yoğun kanama olabilir. Bunun için kan veya kan ürünlerinin verilmesi gerekebilir. Kapalı ya da açık yöntemle tekrar girişim gerekebilir (%1-5).
5. Karın boşluğunda iltihap birikimi, enfeksiyon meydana gelebilir. Cerrahi drenaj ya da antibiyotik tedavisi gerekebilir (%0.5-3).
6. Cerrahiden sonra barsak hareketleri yavaşlayabilir veya tamamen durabilir. Bu barsakta sıvı birikimi sonucu şişkinlik ve kusmaya neden olabilir. Tedavi gerektirebilir (%0.1-2).
7. Zamanla yara yerinde zayıflık oluşabilir. Tamamen ya da kısmen yara yeri kısa dönemde açılabilir. Uzun dönemde ise herni (fıtık) oluşabilir (%0.5-3).
8. Uzun vadede prostatın çıkarıldığı bölge düzgün iyileşmezse o kısımda idrar kanalı darlığı oluşabilir (%1-20).
9. Bazı kişilerde yara yeri iyileşmesi anormal olabilir ve yara kalınlaşabilir. Kırmızı ve ağrılı olabilir (%1-4).
10. Bazı hastalarda önceden var olan işeme şikayetleri kısmen azalabilir, devam edebilir, artabilir ve ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
11. Ameliyat sonrası %1-5 hastada idrar tutamama veya var olan idrar tutamama şikayetinde şiddetlenme gelişebilir.
12. Ameliyat sonrası %1-2 hastada cinsel olarak sertleşememe şikayeti gelişebilir.
13. Ameliyat sonrası hastalarda meninin hiç gelmemesi ya da ilişki sırasında meninin mesaneye geri kaçması ve idrar yaparken meninin idrarla gelmesi söz konusu olabilir (%1-4).
14. Kilo fazlası olan kişilerde yara ve göğüs enfeksiyonları, kalp akciğer komplikasyonları ve trombüs açısından risk artmıştır (%2-3). 15. Sigara içenlerde yara ve göğüs enfeksiyonları, kalp akciğer komplikasyonları ve trombüs açısından risk artmıştır (%2-3).
Açık prostatektomi ameliyatı genel veya spinal anestezi altında yapılır. Göbeğin 5-6 cm altından yatay olarak 10 cm’lik kesi yapılır. İdrar kesesi açılarak buradan büyümüş prostat dokuları çıkarılır. Daha sonra açılan mesane emilebilen dikişlerle kapatılır. Ardından mesaneye hem karından hem de işeme kanalı yoluyla birer kateter konur. Bunların dışında ameliyat bölgesine bir dren yerleştirilir.
Prostat Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
1. Mesanenin dikildiği yerlerden idrar sızıntısı olabilir. Cilt yüzeyine sızabilir ve bir süre devam edebilir (%5-9).
2. Mesanedeki kateterler kanama nedeniyle tıkanıp idrar sıkışmasına yol açabilir.
3. Abdominal boşlukta kanama meydana gelebilir. Sıvı replasmanı ya da cerrahi tedavi gerektirebilir.
4. Prostatın çıkarıldığı bölgede yoğun kanama olabilir. Bunun için kan veya kan ürünlerinin verilmesi gerekebilir. Kapalı ya da açık yöntemle tekrar girişim gerekebilir (%1-5).
5. Karın boşluğunda iltihap birikimi, enfeksiyon meydana gelebilir. Cerrahi drenaj ya da antibiyotik tedavisi gerekebilir (%0.5-3).
6. Cerrahiden sonra barsak hareketleri yavaşlayabilir veya tamamen durabilir. Bu barsakta sıvı birikimi sonucu şişkinlik ve kusmaya neden olabilir. Tedavi gerektirebilir (%0.1-2).
7. Zamanla yara yerinde zayıflık oluşabilir. Tamamen ya da kısmen yara yeri kısa dönemde açılabilir. Uzun dönemde ise herni (fıtık) oluşabilir (%0.5-3).
8. Uzun vadede prostatın çıkarıldığı bölge düzgün iyileşmezse o kısımda idrar kanalı darlığı oluşabilir (%1-20).
9. Bazı kişilerde yara yeri iyileşmesi anormal olabilir ve yara kalınlaşabilir. Kırmızı ve ağrılı olabilir (%1-4).
10. Bazı hastalarda önceden var olan işeme şikayetleri kısmen azalabilir, devam edebilir, artabilir ve ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
11. Ameliyat sonrası %1-5 hastada idrar tutamama veya var olan idrar tutamama şikayetinde şiddetlenme gelişebilir.
12. Ameliyat sonrası %1-2 hastada cinsel olarak sertleşememe şikayeti gelişebilir.
13. Ameliyat sonrası hastalarda meninin hiç gelmemesi ya da ilişki sırasında meninin mesaneye geri kaçması ve idrar yaparken meninin idrarla gelmesi söz konusu olabilir (%1-4).
14. Kilo fazlası olan kişilerde yara ve göğüs enfeksiyonları, kalp akciğer komplikasyonları ve trombüs açısından risk artmıştır (%2-3). 15. Sigara içenlerde yara ve göğüs enfeksiyonları, kalp akciğer komplikasyonları ve trombüs açısından risk artmıştır (%2-3).
Prostat Nedir?
PROSTAT NEDİR?
Prostat idrar torbasının hemen çıkışında yer alan kelime anlamı "guardian"dır. Bulunduğu bölgede baraj gibi koruyucu mekanik bir görevi vardır. İdrar kanalını çevreler. Bunun yanısıra erkek üreme sıvısı olan spermleri içinde barındıran meniye bazı enzimler veren, üreme açısından son derece önemli bir organdır. Yaklaşık bir kestane büyüklüğündedir. Kadınlarda bulunmaz fakat kadınlarda da bulunan bir bezin prostatın işlevini yerine getirdiği tıbbi olarak kanıtlanmıştır. Kadınlarda bulunan bu bezde, sağlık açısından pek sorun görülmediği için bu bez fazla bilinmemektedir. Prostat sorunları ise erkeklerde çok sık görüldüğünden bu organın adı bile hastalıkla bağdaştırılmıştır. Prostat her erkek de bulunan bir organ olmasına rağmen prostat sorunu yaşayan erkeklerin "prostatım var" gibi bir cümle kurması bu nedenledir.
İlgili aramalar: prostat nedir? prostat ne işe yarar? pırostat ne demek?
Prostat idrar torbasının hemen çıkışında yer alan kelime anlamı "guardian"dır. Bulunduğu bölgede baraj gibi koruyucu mekanik bir görevi vardır. İdrar kanalını çevreler. Bunun yanısıra erkek üreme sıvısı olan spermleri içinde barındıran meniye bazı enzimler veren, üreme açısından son derece önemli bir organdır. Yaklaşık bir kestane büyüklüğündedir. Kadınlarda bulunmaz fakat kadınlarda da bulunan bir bezin prostatın işlevini yerine getirdiği tıbbi olarak kanıtlanmıştır. Kadınlarda bulunan bu bezde, sağlık açısından pek sorun görülmediği için bu bez fazla bilinmemektedir. Prostat sorunları ise erkeklerde çok sık görüldüğünden bu organın adı bile hastalıkla bağdaştırılmıştır. Prostat her erkek de bulunan bir organ olmasına rağmen prostat sorunu yaşayan erkeklerin "prostatım var" gibi bir cümle kurması bu nedenledir.
İlgili aramalar: prostat nedir? prostat ne işe yarar? pırostat ne demek?
Prostat Kanserinin Nedeni Nedir?
PROSTAT KANSERİ NEDEN OLUR?
Prostat kanserinin kesin olarak şundan kaynaklanır diyebileceğimiz bir nedeni bulunmamaktadır. Fakat neden olabileceği bilinen bazı risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerinden bir tanesi yaşın ilerlemesidir. Prostat kanseri ile ilgili yapılan detaylı istatistik çalışmaları sonuçlarına göre, prostat kanserine yakalanma olasılığı özellikle 30 yaşından sonra çok daha fazla görülmektedir. Prostat kanserinin nedenlerinden bir tanesi de vücutta erkeklik hormonu olarak bulunan testosteron hormonudur. Prostat kanserinin ortaya çıkışında saydığımız bu iki faktör oldukça önemlidir. Testosteron hormonu ne kadar fazla salgılanıyorsa o kişinin prostat kanserine yakalanma olasılığı o kadar artmaktadır. Tümör saptanması gibi bir takım nedenler ile testisleri alınan hastaların prostat kanserine yakalanmadığı gözlenmiştir.
Diğer nedenlerine bakacak olursak tüm kanser türlerinde olduğu gibi kalıtsal faktör önemlidir. Ailede bu kansere yakalanmış birinin olması riski arttırmaktadır. Yaşadığımız yer, çalıştığımız iş ve diğer çevresel nedenler de kanser ihtimalini arttıran diğer bir unsurdur. Kanserojen maddelerle temas halinde bulunmak ve bulunmayı gerektiren bir işlerde çalışmak bu hastalığa yakalanmaya davetiye çıkarabilir. Yine yapılan istatistiksel çalışmalar siyahi ırkta bu hastalığa daha fazla yakalanıldığını göstermiştir. Yağlı yiyecekleri çok fazla tüketmek diğer bir risk faktörüdür. Bu sebeple yağ tüketiminizi en aza indirmeniz tavsiye edilir.
50 yaşını dolduran her erkek, yılda bir kez olmak üzere kan testi yaptırarak Prostat Spesifik Antijen yani kısaca PSA adını verdiğimiz emzimin kandaki oranını ölçtürmelidir. PSA ne kadar yüksek olursa prostat kanserine yakalanma riski o denli yükselir. Normal şartlarda, PSA'nın kandaki oranının 4 ng/ml’nin altında olması gerekir. 4 ila 10 ng/ml arası şüpheli alandır. 10 üzerinde ise anormal bir durum söz konusudur. Tabi ki PSA'nın yüksek olmasının tek nedeni prostat kanseri değildir. Yüksek çıkması durumunda doktorunuz gerekli araştırmayı yapacaktır. Eğer ailenizde (baba, dede, amca, dayı gibi) önceden görülmüş bir prostat kanseri hastası varsa bu testleri 50 değil de 40 yaşından sonra yaptırmaya başlamalısınız.
Prostat kanserinin kesin olarak şundan kaynaklanır diyebileceğimiz bir nedeni bulunmamaktadır. Fakat neden olabileceği bilinen bazı risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerinden bir tanesi yaşın ilerlemesidir. Prostat kanseri ile ilgili yapılan detaylı istatistik çalışmaları sonuçlarına göre, prostat kanserine yakalanma olasılığı özellikle 30 yaşından sonra çok daha fazla görülmektedir. Prostat kanserinin nedenlerinden bir tanesi de vücutta erkeklik hormonu olarak bulunan testosteron hormonudur. Prostat kanserinin ortaya çıkışında saydığımız bu iki faktör oldukça önemlidir. Testosteron hormonu ne kadar fazla salgılanıyorsa o kişinin prostat kanserine yakalanma olasılığı o kadar artmaktadır. Tümör saptanması gibi bir takım nedenler ile testisleri alınan hastaların prostat kanserine yakalanmadığı gözlenmiştir.
Diğer nedenlerine bakacak olursak tüm kanser türlerinde olduğu gibi kalıtsal faktör önemlidir. Ailede bu kansere yakalanmış birinin olması riski arttırmaktadır. Yaşadığımız yer, çalıştığımız iş ve diğer çevresel nedenler de kanser ihtimalini arttıran diğer bir unsurdur. Kanserojen maddelerle temas halinde bulunmak ve bulunmayı gerektiren bir işlerde çalışmak bu hastalığa yakalanmaya davetiye çıkarabilir. Yine yapılan istatistiksel çalışmalar siyahi ırkta bu hastalığa daha fazla yakalanıldığını göstermiştir. Yağlı yiyecekleri çok fazla tüketmek diğer bir risk faktörüdür. Bu sebeple yağ tüketiminizi en aza indirmeniz tavsiye edilir.
50 yaşını dolduran her erkek, yılda bir kez olmak üzere kan testi yaptırarak Prostat Spesifik Antijen yani kısaca PSA adını verdiğimiz emzimin kandaki oranını ölçtürmelidir. PSA ne kadar yüksek olursa prostat kanserine yakalanma riski o denli yükselir. Normal şartlarda, PSA'nın kandaki oranının 4 ng/ml’nin altında olması gerekir. 4 ila 10 ng/ml arası şüpheli alandır. 10 üzerinde ise anormal bir durum söz konusudur. Tabi ki PSA'nın yüksek olmasının tek nedeni prostat kanseri değildir. Yüksek çıkması durumunda doktorunuz gerekli araştırmayı yapacaktır. Eğer ailenizde (baba, dede, amca, dayı gibi) önceden görülmüş bir prostat kanseri hastası varsa bu testleri 50 değil de 40 yaşından sonra yaptırmaya başlamalısınız.
Prostat Büyümesinin Tedavisi Nedir?
PROSTAT BÜYÜMESİNİN TEDAVİSİ
Prostat büyümesi eğer kötü huylu, yani kanserli hücrelerden meydana gelmiyorsa ve bulunduğu kişiye rahatsızlık vermiyorsa tedavi edilmek zorunda değildir. Selim (kanserli hücrelerden oluşmayan) olan bir prostat büyümesi; kişide yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa, kişinin sık idrara çıkmasına etki ediyorsa, idrara çıktıktan sonra mesanede idrar kalıyorsa ve prostatta meydana gelen bu sorun diğer organları etkiliyorsa üroloji uzmanınız operasyon kararı almayı düşünebilir. Kişinin yaşamını etkilemeyen prostat büyümelerinde doktor genellikle kontrol muayeneleri önerir ve belirli dönemlerde prostatın durumunu kontrol eder.
Günümüzde prostat küçülmesini sağlayan herhangi bir tedavi olmasa bile prostatın neden olduğu şikayetleri ortadan kaldırmaya yardımcı olan ilaç tedavileri vardır. Bu ilaçlar prostat tedavisinde dünya çapında kullanılmaktadır ve bilinen önemli bir yan etkisi yoktur. Genelde günde bir kez kullanılan prostat ilaçları ile idrar sorunu oldukça hafifletilebilmektedir.
Kişiyi oldukça rahatsız eden ve bunun yanısıra; kanama, taş oluşumu, iltihap ve idrar yollarının tıkanarak idrarın akamaması ve içeride böbreklere zarar vermesi gibi olumsuz sonuçlar doğuran prostat büyümelerinin tedavisi cerrahi yani ameliyattır. Prostat tedavisi için açık ve kapalı farklı ameliyat teknikleri uygulanmaktadır.
Prostat büyümesi eğer kötü huylu, yani kanserli hücrelerden meydana gelmiyorsa ve bulunduğu kişiye rahatsızlık vermiyorsa tedavi edilmek zorunda değildir. Selim (kanserli hücrelerden oluşmayan) olan bir prostat büyümesi; kişide yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa, kişinin sık idrara çıkmasına etki ediyorsa, idrara çıktıktan sonra mesanede idrar kalıyorsa ve prostatta meydana gelen bu sorun diğer organları etkiliyorsa üroloji uzmanınız operasyon kararı almayı düşünebilir. Kişinin yaşamını etkilemeyen prostat büyümelerinde doktor genellikle kontrol muayeneleri önerir ve belirli dönemlerde prostatın durumunu kontrol eder.
Günümüzde prostat küçülmesini sağlayan herhangi bir tedavi olmasa bile prostatın neden olduğu şikayetleri ortadan kaldırmaya yardımcı olan ilaç tedavileri vardır. Bu ilaçlar prostat tedavisinde dünya çapında kullanılmaktadır ve bilinen önemli bir yan etkisi yoktur. Genelde günde bir kez kullanılan prostat ilaçları ile idrar sorunu oldukça hafifletilebilmektedir.
Kişiyi oldukça rahatsız eden ve bunun yanısıra; kanama, taş oluşumu, iltihap ve idrar yollarının tıkanarak idrarın akamaması ve içeride böbreklere zarar vermesi gibi olumsuz sonuçlar doğuran prostat büyümelerinin tedavisi cerrahi yani ameliyattır. Prostat tedavisi için açık ve kapalı farklı ameliyat teknikleri uygulanmaktadır.
Prostat Büyümesi Neden Olur?
PROSTAT NEDEN BÜYÜR?
Prostatın en sık rastlanılan hastalığı selim (iyi huylu) prostat büyümesi genelde 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Bu büyüme her erkekte görülür fakat her erkekte aynı oranda bir büyüme söz konusu değildir. Prostat büyümesi her erkekte rahatsızlık vermediği gibi bazı erkeklerde 40-50 gramlık prostat çok büyük sıkıntılar teşkil ederken 150 gram ağırlığında prostatı olan bir erkeğin hiç sıkıntı yaşamaması görülen durumlar arasındadır. Bu sebeple yapılması gereken prostat şikayeti olan hastanın doktora başvurması ve doktorun da bu durumun sebebini araştırmasıdır. Prostat neden büyür sorusunun cevabı genellikle hormonsal nedenlerdir. Belirli bir yaştan sonra her iki cinste de vücudun hormon yapısında değişiklikler meydana gelir. Prostat bezi hormonsal değişikliklerden etkilenen bir organdır. Prostat bezindeki hücreler büyümeye başlar.
AYAKTA İDRAR YAPMAK PROSTATA NEDEN OLUR MU?
Uzmanlara prostatla ilgili en sık sorulan sorulardan bir tanesi de "ayakta işemek prostat yapar mı?" sorusudur. Böyle bir durum söz konusu değildir. İnsanın yaşam tarzı, beslenme tarzı gibi durumların prostatın büyümesi ile bir ilişkisi yoktur. Ayakta işemek, mesanenin (idrar kesesinin) tam olarak boşalamamasına neden olabilir. Bunu vücuda bir takım zararları az da olsa olabilir fakat prostat büyümesine sebep olmaz.
Prostatın en sık rastlanılan hastalığı selim (iyi huylu) prostat büyümesi genelde 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Bu büyüme her erkekte görülür fakat her erkekte aynı oranda bir büyüme söz konusu değildir. Prostat büyümesi her erkekte rahatsızlık vermediği gibi bazı erkeklerde 40-50 gramlık prostat çok büyük sıkıntılar teşkil ederken 150 gram ağırlığında prostatı olan bir erkeğin hiç sıkıntı yaşamaması görülen durumlar arasındadır. Bu sebeple yapılması gereken prostat şikayeti olan hastanın doktora başvurması ve doktorun da bu durumun sebebini araştırmasıdır. Prostat neden büyür sorusunun cevabı genellikle hormonsal nedenlerdir. Belirli bir yaştan sonra her iki cinste de vücudun hormon yapısında değişiklikler meydana gelir. Prostat bezi hormonsal değişikliklerden etkilenen bir organdır. Prostat bezindeki hücreler büyümeye başlar.
AYAKTA İDRAR YAPMAK PROSTATA NEDEN OLUR MU?
Uzmanlara prostatla ilgili en sık sorulan sorulardan bir tanesi de "ayakta işemek prostat yapar mı?" sorusudur. Böyle bir durum söz konusu değildir. İnsanın yaşam tarzı, beslenme tarzı gibi durumların prostatın büyümesi ile bir ilişkisi yoktur. Ayakta işemek, mesanenin (idrar kesesinin) tam olarak boşalamamasına neden olabilir. Bunu vücuda bir takım zararları az da olsa olabilir fakat prostat büyümesine sebep olmaz.
Prostat Nasıl Olur?
PROSTAT NASIL OLUR?
Prostat olmak diye bir şey esasında yoktur çünkü prostat erkeklerin cinsel organlarının alt kısmında bulunan ve erkeklerde cinsel işlevini sağlayan ikinci bir cinsel organdır. Prostat hastalık sanılsa da erkeklerde bulunan organdır. Prostatın tam merkezinde üretra adı verilen mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan kanal yer alır. Cinsel boşalma esnasında prostatı çevreleyen kaslar seminal sıvıyı üretraya doldurur. Seminal sıvı üretra boyunca penisin ucuna gelene kadar buradan dışarıya çıkar.
Prostat bezi rektumun ön kısmında mesanenin alt kısmında bulunur, kestane büyüklüğünde bir salgı bezidir, ağırlığı 18-20gr ağılığında sex organıdır. Prostatın görevi; kadın rahmine kaliteli sperm salgılamaktır. Prostat yaş ilerledikçe büyüyen bir organ olup genellikle 50 yaş ve üzerinde görülür.
Prostattaki iltihap, yaşlılıkla beraber, büyüme veya kansere bağlı olarak çıkan şikâyetler aynıdır. Genellikle; sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, idrarı tam yapamama hissi, idrar yapamama gibi şikâyetler görülmektedir. Hastalardan parmakları ile makattan prostat muayenesi yapılması istenmektedir. Daha sonra tam idrar tahlili ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) denilen kan tahlili istenir. PSA kan tahlili kanser şüphesi için önemli bir ön test oluşturur.
Ultrasonograf yöntemiyle prostatın büyüklüğü, mesanenin kalınlığı, varsa böbreklerdeki tıkanıklıklar tespit edilmeli. Daha sonra ise mesanede idrar olup olmadığına bakılır. Muayenede herhangi bir şey bulunamaz ise PSA değerleri de normal seyreder ise bu hastada normal prostat büyümesi var demektir.
Prostat olmak diye bir şey esasında yoktur çünkü prostat erkeklerin cinsel organlarının alt kısmında bulunan ve erkeklerde cinsel işlevini sağlayan ikinci bir cinsel organdır. Prostat hastalık sanılsa da erkeklerde bulunan organdır. Prostatın tam merkezinde üretra adı verilen mesaneden idrarı boşaltmaya yarayan kanal yer alır. Cinsel boşalma esnasında prostatı çevreleyen kaslar seminal sıvıyı üretraya doldurur. Seminal sıvı üretra boyunca penisin ucuna gelene kadar buradan dışarıya çıkar.
Prostat bezi rektumun ön kısmında mesanenin alt kısmında bulunur, kestane büyüklüğünde bir salgı bezidir, ağırlığı 18-20gr ağılığında sex organıdır. Prostatın görevi; kadın rahmine kaliteli sperm salgılamaktır. Prostat yaş ilerledikçe büyüyen bir organ olup genellikle 50 yaş ve üzerinde görülür.
Prostattaki iltihap, yaşlılıkla beraber, büyüme veya kansere bağlı olarak çıkan şikâyetler aynıdır. Genellikle; sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, idrarı tam yapamama hissi, idrar yapamama gibi şikâyetler görülmektedir. Hastalardan parmakları ile makattan prostat muayenesi yapılması istenmektedir. Daha sonra tam idrar tahlili ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) denilen kan tahlili istenir. PSA kan tahlili kanser şüphesi için önemli bir ön test oluşturur.
Ultrasonograf yöntemiyle prostatın büyüklüğü, mesanenin kalınlığı, varsa böbreklerdeki tıkanıklıklar tespit edilmeli. Daha sonra ise mesanede idrar olup olmadığına bakılır. Muayenede herhangi bir şey bulunamaz ise PSA değerleri de normal seyreder ise bu hastada normal prostat büyümesi var demektir.
Prostat
PROSTAT
Erkek mesanesinin altında bulunan bezlere prostat adı verilir. Prostat 40 tane bireysel bezden oluşur. Tümüyle büyüklüğü bir kestane kadardır. Çevresinde kas lifleri ve doku bağlaçları mesanenin altındaki idrar kanalının etrafını sarmıştır. Prostatın şişmesi ya da büyümesi idrar kanalı rahatsızlıklarına sebep olur.
Prostat orgazmdan önce süt gibi alkalik bir salgı üretir. Bu salgı kaslar tarafından basınçla penisin içine itilir. Spermalar bu sıvının içinde serbestçe hareket edebilirler. Bunun bir görevi de idrar kanalında ve vajinada bulunan asitleri etkisiz hale getirmektir. Yaşı 45 ile 50'nin üzerindeki çoğu erkekte prostat büyümesi başlar.
Genellikle tümörler de oluşursa da bunların çoğu iyi huyludurlar. Adenom adı verilen bu tümörler ancak mesaneyi zor durumda bıraktıkları zaman tedavi gerektirir. Tedavi ameliyat yoluyla, yüzde 80 ise, elektro seksiyon aygıtıyla gerçekleşir.
İdrar borusundan içeri itilen özel bir aygıt fazla kısımları kesip dışarı çıkarır. Prostat kanserini adenomdan ayırmak gerekir. Bunun için ön analizler yapılması şarttır. Günümüzde erken teşhis edilen prostat kanserinin tedavi olanağı yüksek olduğundan, bu sorunun ihmal edilmemesi şarttır.
Prostat, erkeğin cinsel iktidarı açısından fazla önemli değildir. Ameliyattan sonra da cinsel alışkanlıklarında bir değişiklik olmaz. Hatta bazı erkekler cinsel durumların eskisinden de iyi olduğunu saptamış bulunmaktadırlar.
Erkek mesanesinin altında bulunan bezlere prostat adı verilir. Prostat 40 tane bireysel bezden oluşur. Tümüyle büyüklüğü bir kestane kadardır. Çevresinde kas lifleri ve doku bağlaçları mesanenin altındaki idrar kanalının etrafını sarmıştır. Prostatın şişmesi ya da büyümesi idrar kanalı rahatsızlıklarına sebep olur.
Prostat orgazmdan önce süt gibi alkalik bir salgı üretir. Bu salgı kaslar tarafından basınçla penisin içine itilir. Spermalar bu sıvının içinde serbestçe hareket edebilirler. Bunun bir görevi de idrar kanalında ve vajinada bulunan asitleri etkisiz hale getirmektir. Yaşı 45 ile 50'nin üzerindeki çoğu erkekte prostat büyümesi başlar.
Genellikle tümörler de oluşursa da bunların çoğu iyi huyludurlar. Adenom adı verilen bu tümörler ancak mesaneyi zor durumda bıraktıkları zaman tedavi gerektirir. Tedavi ameliyat yoluyla, yüzde 80 ise, elektro seksiyon aygıtıyla gerçekleşir.
İdrar borusundan içeri itilen özel bir aygıt fazla kısımları kesip dışarı çıkarır. Prostat kanserini adenomdan ayırmak gerekir. Bunun için ön analizler yapılması şarttır. Günümüzde erken teşhis edilen prostat kanserinin tedavi olanağı yüksek olduğundan, bu sorunun ihmal edilmemesi şarttır.
Prostat, erkeğin cinsel iktidarı açısından fazla önemli değildir. Ameliyattan sonra da cinsel alışkanlıklarında bir değişiklik olmaz. Hatta bazı erkekler cinsel durumların eskisinden de iyi olduğunu saptamış bulunmaktadırlar.
Sponsorlu Bağlantılar:
Prostat Büyümesi
PROSTAT BÜYÜMESİ
Yaşlı erkeklerde görülen bir belirtidir. Prostat bezi idrar kesesinin altında ve idrar yolunu saran bir salgı bezidir. Eğer büyürse içinden geçen idrar yolunu sıkıştırır ve idrar yapmayı güçleştirir.
İdrar eskisi gibi süratle akmaz olur, ince ince gelir, veya damlıyarak çıkar, İleri hallerde idrar kesesi iyice dolup gerilmeden idrar etmeğe imkan olmaz. Bu durumda bile epeyce beklemek gerekir.
Bazı insanlar bu hali ihtiyarlığın tabii bir sonucu olarak kabul ederler. Bu yanlıştır. Prostat büyümesi bir hastalıktır ve mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. İdrarın çıkışı güçleştikten sonra ne kadar geç kalınırsa, ameliyatın tehlikesi o kadar artar. Zira kesede biriken idrar iltihaplanır ve bu iltihap böbreklere kadar gidebilir.
Prostat büyümesi başlangıçta bazı hormon ilaçları ile tedavi edilebilir. Fakat ileri şekillerde cerrahi müdahale şarttır. Bugün geliştirilmiş olan teknik ve ameliyat şartları, prostat ameliyatını eski tehlikeli halinden kurtarmıştır.
Aramalar: Prostat büyümesi nasıl tedavi edilir? prostat büyümesinin nedenleri nelerdir?
Yaşlı erkeklerde görülen bir belirtidir. Prostat bezi idrar kesesinin altında ve idrar yolunu saran bir salgı bezidir. Eğer büyürse içinden geçen idrar yolunu sıkıştırır ve idrar yapmayı güçleştirir.
İdrar eskisi gibi süratle akmaz olur, ince ince gelir, veya damlıyarak çıkar, İleri hallerde idrar kesesi iyice dolup gerilmeden idrar etmeğe imkan olmaz. Bu durumda bile epeyce beklemek gerekir.
Bazı insanlar bu hali ihtiyarlığın tabii bir sonucu olarak kabul ederler. Bu yanlıştır. Prostat büyümesi bir hastalıktır ve mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. İdrarın çıkışı güçleştikten sonra ne kadar geç kalınırsa, ameliyatın tehlikesi o kadar artar. Zira kesede biriken idrar iltihaplanır ve bu iltihap böbreklere kadar gidebilir.
Prostat büyümesi başlangıçta bazı hormon ilaçları ile tedavi edilebilir. Fakat ileri şekillerde cerrahi müdahale şarttır. Bugün geliştirilmiş olan teknik ve ameliyat şartları, prostat ameliyatını eski tehlikeli halinden kurtarmıştır.
Aramalar: Prostat büyümesi nasıl tedavi edilir? prostat büyümesinin nedenleri nelerdir?
Sponsorlu Bağlantılar:
Penis Nedir? Ereksiyon Nedir? Testis Nedir?
Erkek üreme organlarının çoğu vücudun dışından görülebilir haldedir. Penis, idrar ve üreme salgısı kanalının çevresini saran süngerimsi bir yapıda olan ve kan damarları bakımından zengin, erkek cinsel organıdır. Penisin uç kısmında bulunan açıklıktan hem idrar hem de meni(sperm sıvısı) ayrı zamanlarda dışarıya atılabilmektedir. Eğer penis uyarılırsa damarları kanla dolarak büyür ve sertleşir. Buna sertleşme ereksiyon denir.

Penisin kökünün altında bulunan testisler (erkek yumurtalığı, hayalar, erbezi), deri ile kaplı scrotum adı verilen torba şeklinde bir yapının içinde korunmaktadır. Organı kaplayan deri, ergenliğin başlaması ile birlikte koyulaşmakta ve kalınlaşmaktadır.
Torba içerindeki erbezleri (testis) ergenlikten önce küçük, ergenlikten sonra yetişkin bir erkekte ise 20-30 gr. ağırlığında, 4-5 cm uzunluğunda, 2.5 cm. genişliğinde yumurtaya benzer bir görünümdedir. Testislerin görevi üreme hücreleri olan spermi üretmek ve ayrıca erkeklik hormonu olan testosteronu salgılamaktır.
Sperm hücreleri gözle görülemeyecek kadar küçüktür ve bu hücreler hareketli hücrelerdir. Penisten sperm kanalları yolu ile vücut dışına atılmaktadır. Testislerden çıkan ve idrar yoluna doğru giden iki uzun sperm kanalı, idrar kesesinin altından geçerek penis içinde dış idrar açıklığına dek yol alır. İdrar kesesinin altında prostat denilen bir salgı bezi yer alır. Spermlerin içinde yüzdüğü meni denilen bu sıvı bu küçük organ tarafından salgılanır. Meni sıvısı, vajinanın kimyasal ortamını spermlerin hareketine uygun hale getirmektedir. Spermler dışarı atılmadan önce biriktikleri iki küçük kesecik de (seminal kese) mesanenin iki yanında bulunur.
Aramalar: penis nedir? ereksiyon nedir? testis nedir? testosteron hormonu ne işe yarar? scrotumun görevi nedir? prostat nedir? meni ne anlama gelir? meninin anlamı, sertleşme nasıl gerçekleşir?
Penisin kökünün altında bulunan testisler (erkek yumurtalığı, hayalar, erbezi), deri ile kaplı scrotum adı verilen torba şeklinde bir yapının içinde korunmaktadır. Organı kaplayan deri, ergenliğin başlaması ile birlikte koyulaşmakta ve kalınlaşmaktadır.
Torba içerindeki erbezleri (testis) ergenlikten önce küçük, ergenlikten sonra yetişkin bir erkekte ise 20-30 gr. ağırlığında, 4-5 cm uzunluğunda, 2.5 cm. genişliğinde yumurtaya benzer bir görünümdedir. Testislerin görevi üreme hücreleri olan spermi üretmek ve ayrıca erkeklik hormonu olan testosteronu salgılamaktır.
Sperm hücreleri gözle görülemeyecek kadar küçüktür ve bu hücreler hareketli hücrelerdir. Penisten sperm kanalları yolu ile vücut dışına atılmaktadır. Testislerden çıkan ve idrar yoluna doğru giden iki uzun sperm kanalı, idrar kesesinin altından geçerek penis içinde dış idrar açıklığına dek yol alır. İdrar kesesinin altında prostat denilen bir salgı bezi yer alır. Spermlerin içinde yüzdüğü meni denilen bu sıvı bu küçük organ tarafından salgılanır. Meni sıvısı, vajinanın kimyasal ortamını spermlerin hareketine uygun hale getirmektedir. Spermler dışarı atılmadan önce biriktikleri iki küçük kesecik de (seminal kese) mesanenin iki yanında bulunur.
Aramalar: penis nedir? ereksiyon nedir? testis nedir? testosteron hormonu ne işe yarar? scrotumun görevi nedir? prostat nedir? meni ne anlama gelir? meninin anlamı, sertleşme nasıl gerçekleşir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

