Çocuklarda Tutuk ve Peltek Konuşma

Tutuk ve Peltek Konuşma

Tutuk ve peltek konuşma, çocuğun normal konuşma gelişmesinin henüz tamamlanmadığını gösteren ve okul dönemine dek rastlanabilen konuşma bozukluklarıdır. Seslerin ve bileşik seslerin, sessiz ve sesli harflerin ya da bütün hecenin söylenmesindeki kusurlu telaffuz çok uzun süreli olursa, özel tıbbi tedavi gereklidir.

peltek nedir pelteklik tutuk konuşma

Bu tedavi sonucunda, bu bozukluğa bir vücut gelişimi eksikliğinin mi, yoksa psikolojik bir etkenin mi neden olduğu anlaşılır. Konuşma bozukluklarında, sürekli olarak, özellikle işitme fonksiyonu kontrol edilmelidir.

Peltek konuşmada, dil, damak ve diş duruşlarındaki kusurlar büyük bir rol oynar. Zeka geriliği görülen çocuklarda; şiddetli tutukluğa ve gramer kurallarına uymadan bir iki sözcüklük cümlelerle konuşmaya, konuşma gelişiminde gecikmeye rastlanır.

Kızıl (Kızıl Gömlek Skarlatina)

Kızıl (Kızıl Gömlek Skarlatina)

Kızılın Nedeni

Bademciklerin streptokok enfeksiyonudur. Özellikle, iki ilâ on yaşları arasında görülen tipik bir çocuk hastalığıdır. Bu hastalıkta, streptokokun salgıladığı bir toksin deride döküntüye yol açar. Bebeklik döneminde hemen hemen kızıl hastalığına hiç rastlanmaz.

kızıl nedir kızıl hastalığı skarlatina

Kızıl Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Hastalık doğrudan doğruya temasla geçer. Çoğu kez, sağlıklı olduğu halde hastalık mikrobunu bir portör olarak taşıyan kimselerden bulaşır. Bugün için tehlikeli bir hastalık niteliğinde değildir.

Kuluçka Devri:

3-5 gündür. Mikropların yaralanmış deriden (yanık yaraları ve ameliyat kızılı) vücuda girmesi halinde kuluçka devri daha da kısalır.

Kızılın Belirtileri:

Aniden ateş yükselir, baş ağrısı, çoğu kez kusma da olur. Genel sağlık durumu bozulur. Boğaz ağrısıyla bademciklerde ve boyunda bulunan lenf bezlerinde şişmeler görülür. Vücutta küçük ve yoğun kırmızı lekeler oluşur. Bu deri döküntüleri çoğu kez, kasıklarda başlar ve daha sonra bütün vücuda yayılır. Ağız çevresinde bir kısım deri lekesiz kalır. Başlangıçta dilde kalın, beyazımsı bir pas görülür. Pastan sonra, dilin kıpkırmızı, 'ahududu' görünüşünü alması, kızıl hastalığının tipik belirtisidir.

Seyri ve Komplikasyonları:

İki ila beş gün sonra derideki döküntüler söner, ateş düşer. İkinci hafta içinde deri pul pul dökülür. Zaman zaman eklemlerde ağrı olur. Hastalık belirtisi görülmeyen ara devrede tedaviye devam edilmezse ikinci bir hastalanma ortaya çıkar. Böylece hastalığın üçüncü ila dördüncü haftasında lenf bezlerinde şişme, anjin, deri döküntüsü, ortakulak iltihabı, böbrek ve kalp kasları iltihabı görülür. Başlıca komplikasyonları, nefrit ve romatizmadır.

Kızılın Tedavisi:

Doktor önerisine göre, penisilin (antibiyotik) verilir. Hastalık belirtileri kaybolur. Çünkü, mikroplar derhal öldürülmüş olur. Ateş olduğu sürece yatak istirahati verilir. On dört gün sonra çocuk yeniden okula gidebilir.

Kızıl Hastalığından Korunma:

Hastanın altı ila sekiz gün tecrit edilmesi gereklidir. Koşullar uygunsa bu tecrit (bulaşmayı önlemek için sağlıklı kişilerden uzak tutma) evde de yapılabilir. Daha sonra temizlik banyosu yapılır. Yatak takımları ve çamaşırları değiştirilir. Oda ve çamaşırlar dezenfekte edilir. Kızıl, yetkili makamlara bildirilmesi gereken bulaşıcı bir hastalıktır. Kızıl mikrobu alması ihtimali olan çocuklar, yuva ve okula gidemezler. Bu çocuklara en iyisi beş ila altı gün penisilin verilmelidir. Böylece, hastalık önlenmiş olur.

Kızamıkçık (Rubella)

Kızamıkçık (Rubella)

Kızamıkçığın Nedenleri

Bir virüs enfeksiyonu nedeniyle oluşan egzantem (deri döküntüsü) hastalığıdır. Bulaşmasının daha az olması nedeniyle kızamıktan daha seyrek rastlanan bir hastalıktır. Hastalık virüsünü almış olan her çocuk bu hastalığa yakalanmaz. Zaman zaman kızamıkçık hastalığına yakalananlar artar (salgın). Ancak hastalığın salgın olması çok ender görülen bir vakadır.

rubella nedir kızamıkçık hastalığı kızamıkçık nasıl bir hastalıktır

Kızamıkçık Nasıl Bulaşır?

Hastalık virüsü insandan insana doğrudan doğruya temasla geçer. Deri döküntülerinin sönmesiyle enfeksiyon bulaşımı da son bulur.

Kuluçka Devri

Ortalama 12-21 gündür.

Kızamıkçığın Belirtileri

En belirli işareti deri döküntüsüdür. Lekeler iki gün süren üç milimetrelik noktacıklar halindedir. Genellikle, yüzde başlar ve kısa bir sürede gövdeye, daha az ve seyrek olarak da kol ve bacaklara yayılır. Deri döküntüsü, kızamık döküntüsü karakterini taşır. Boyunda ve ensedeki lenf bezlerinin şişmesi ve üstlerine basılınca ağrıması bu hastalığın özel belirtisidir. Ateş çok az yükselir, ya da hiç görülmez. Deri döküntüleri, kepeklenmeden, hafif kaşıntılı olarak 1-3 gün sürer, sonra kaybolur.

Seyri

Genel sağlık durumu çoğunlukla pek etkilenmez. Komplikasyon da görülmez. Kızamıkçık, hayat boyu bağışıklık kazandırır.

Kızamıkçığın Tedavisi

Genellikle tedaviye gerek yoktur.

Koruyucu Tedbirler

Gebe kadının kızamığa yakalanması, özellikle gebeliğin ilk üç ayında fetüs için tehlikelidir. Kız çocuklarının, çocukluk döneminde kızamıkçık geçirmeleri salık verilir, hatta geçirmesi için olanaklar aranır. Gamma-globülin bazı vakalarda etkendir, ancak garantili bağışıklık sağlaması beklenemez.

Kızamık

Kızamık

Kızamığın Nedenleri:

Kızamık virüslerinin neden olduğu kısa süreli mikrobik bir hastalıktır. Bütün dünyaya yayılmıştır. Virüsün bulaşma yeteneği fazladır. Kızamık virüsünü almış olan 100 çocuktan 95'i, daha önce kızamık geçirmemişler ise hastalığa yakalanırlar. Bütün çocukların hemen hemen %100'ü on altı yaşından önce kızamığa yakalanırlar. Eğer anne, kızamık geçirmişse, yeni doğmuş bebek, plasenta ile aktarılan antikorlar nedeniyle korunmuş olur. Ancak, 4. aydan sonra bebeğin kızamığa yakalanma ihtimali vardır. Kızamık her mevsimde, ama özellikle kış mevsiminde daha sık görülür.

kızamık nedir kızamık nasıl anlaşılır kızamığa karşı ne yapılabilir

Kızamık Nasıl Bulaşır?

Hastalık, yalnızca hasta kimsenin aracılığıyla ağızdan çıkan damlacıklarla bulaşır. Kızamık, birkaç metre uzaklıktan, hatta kapalı yerlerde, bir odadan diğer odaya bile sıçrayabilir (uçan enfeksiyon). Bundan ötürü, okullarda ve çocuk yuvalarında kütle halinde hastalanmalara çok kolay rastlanır. Hastalığın aracılarla, örneğin, yetişkin kimseyle ya da eşyalarla dolaylı olarak nakli mümkün değildir. Hastalığın bulaşma yeteneği, ilk hastalık belirtileriyle başlar, yani hastalık virüsünün alınışından ancak 8 gün sonra bulaşır. Derideki belirtiler kaybolunca artık bulaşma tehlikesi de kalmamış demektir.

Kuluçka Devri:

Ön safhaya ait ilk hastalık belirtilerinin ortaya çıkışına kadarki süre 9-11 gündür. Derideki belirtiler 13-15 gün içinde başlar.

Kızamığın Belirtileri:

Ateş yüksektir. Anjin, nezle, öksürük, gözkapaklarının iç zarında iltihaplanma görülür. Bu iltihap nedeniyle çocuk, ışıktan rahatsız olur (önsafha). 1-2 gün sonra yanağın iç yüzünde beyaz renkte lekeler (koplik lekeleri) ortaya çıkar. 4. gün ateş düşer. Daha sonra ateş yeniden yükselir. Kulakların arkasında, deride kızamık döküntüsü başlar. Yüze, sırta, kol ve bacaklara yukardan aşağıya doğru yayılır. Döküntüler büyük lekeler halindedir, kolayca fark edilir ve lekeler birleşme yatkınlığı gösterir. Renkleri kahverengimsi kırmızıdır. 3-4 gün sürer (döküntü safhası). Daha sonra lekeler geldikleri sırayı izleyerek yukardan aşağıya doğru kaybolur. Daha birkaç gün kahverengimsi lekeler görülebilir, ama bunlar yalnızca küçük kepekler halindedir.

Komplikasyonları:

Genellikle, vakaların çoğunluğunda herhangi bir komplikasyon görülmez. Birkaç hafta sonra çocuğun artık ateşi yoksa, çoğunlukla komplikasyon da yok demektir. Ama ateş bu süreden sonra da hala sürüyorsa ya da yeniden yükselirse, o zaman komplikasyonlardan (akciğer, ortakulak, gırtlak, beyin iltihapları) korkulmalıdır. Kızamık nedeniyle vücut direncinin azalması sonunda diğer enfeksiyöz hastalıklar ortaya çıkabilir (difteri, kızıl, tüberküloz, vb.). Bazen komplikasyon yapmayacak gibi görünen kızamık, hiç bir belirti göstermeden merkez sinir sistemini etkileyebilir. Bunun sonunda da psikolojik bozukluklar ve zeka gelişiminde aksamalar görülebilir.

Kızamığın Tedavisi:

Hasta, nezleli kimselerle temas ettirilmez. Kesin yatak istirahati ve öksürük için ilâç verilir. Temiz hava yarar sağlar. Ateş düşürücü ilaçlar, aynı zamanda yatıştırıcı ve ağrı dindirici olarak da etkindir. Yüksek ateşte bacaklar ıslak bezle sarılabilir. Hastalığın ortaya çıkmasından sonra mutlaka bir doktor çağırmalıdır.

Kızamıktan Korunma:

Hastalığın bulaşmasından sonraki ilk günlerde yüksek dozda gamma globülin verilerek pasif bağışıklık sağlanabilir. Bu, zayıf bünyeli, saralı ya da başka bir hastalığı olan çocuklar için çok önemlidir. Kızamık koruyucu aşısı için iki tip aşı maddesi kullanılmaktadır: Aktif hale getirilmiş kızamık ölü aşı maddesi ve zayıflatılmış kızamık canlı aşı maddesi.

Kas Felci

Kas Felci

Kas Felcinin Nedenleri:

Felç, kasların istemli ya da istemsiz hareketlerinin azalması (parezi) ya da tamamen kaybolması (paralize) olarak belirlenir. Çeşitli felçler vardır:

kas felci nedir parezi paralize

1. Spastik Felçler (Kasların Sertleşmesi):

Beyin üst motor nöronlarının, korteks ya da beyin sapından omuriliğe inmekte olan motor sinir tellerinin toplandığı bölge yüzeyinde tahrip olmasından doğar. Özellikle doğumdan önce, doğum sırasında ve doğumdan sonra, ya da beynin ilk yıllardaki gelişimi ve erken olgunlaşması sırasında beyinde oluşan sakatlıklar, serebral çocuk felçlerinin nedeni olur. Bu felçlerde üç tür belirti görülür:

a) Kol ve bacaklarda tek taraflı (hemiplezi) ya da iki taraflı (dipelzi) spastik felç görülür. Bu felç istemli hareketleri zayıflatır, kas gerginliğini artırır, kol ve bacakları katılaştırır.

b) Yüz, boyun, sırt, kol ve bacaklardaki kas fonksiyonu iki taraflı bozulur. Bu bozukluk, istemli hareketlerin, garip şekilde ters, kasılmış ve çarpık bir şekilde yapılmasına neden olur. İstemsiz hareketler artar.

c) Bütün kaslarda genel bir zayıflık görülür. Bu da, ayakta durma, yürüyüp koşma ve oturma sırasındaki tutunma-dayanma ve denge fonksiyonlarında ağır bozukluklara neden olur. Serebral çocuk felcinin bu üç esas belirtileri arasında geçiş, değişiklik ve birleşik durumlar olabilir.

Kas Felcinin Tedavisi: Vücudun daha fazla zarar görmemesi ve tutunma-dayanma-hareket fonksiyonlarının gelişmesini sağlamak için hastalığın mümkün olduğu kadar erken teşhis edilmesi ve hasta jimnastiği tedavisine başlanması gereklidir.

2. Çevresel, Gevşek Kas Felçleri:

Bu felçlerde, beyin hücreleri bölgesinde (beyin sinirleri felçleri) ya da sinir liflerinde doğumsal yapı bozuklukları ve sinirlerde doğumdan ötürü zedelenmeler sonucu olarak sonradan oluşan hastalıklar ya da omurilikten spiral sinirlere giden liflerde (spinal çocuk felci), omurilikte ve sinir liflerinin bağlantı odaklarında (ganglion) iltihaplı hastalıklar görülür. Gelişken spinal kas atrofisi, çok sık görülen özel bir ilerlemiş kas felci hastalık tablosu gösterir. Bu hastalık, ganglionlarda iltihap yapmadan hücrelere zarar verecek şekilde seyreder. Gerçek kas felcinin belirtisi, kas fonksiyonunun zayıflaması ya da tamamen ortadan kalkmasıdır. Bu sırada kasın gerginlik durumu anormal derecede azalmıştır. Bu durum, uzun sürerse, o zaman kas maddesinin azalması (kas atrofisi) ve felç olmamış zıt etkili kas gruplarının kısalması (kontraktur) ortaya çıkabilir.

3. Kas Hastalıklarına Neden Olan Felç:

Erken çocukluk döneminde kalıtsal hastalık olarak gelişen kas distrofisinin çocuk (infantil) türü çok sık görülür. Kandaki gıda maddeleri alışverişinin doğuştan bozuk oluşu sonunda kas hücreleri zedelenir ve giderek artan felç görülür. Bu, normal olarak 2-4. yıllarda başlar. Önce uzun sırt kaslarıyle, kalça ve baldır kaslarında ortaya çıkar. Merdiven çıkmakta güçlük, ördek gibi yampiri yürüyüş, yatar durumdan ayağa kalkışta görülen güçlük, ilk tipik hastalık belirtileridir. Belirli laboratuvar tekniğine göre yapılan kan testleri hastalığın olup olmadığını saptayabilir. Etkili bir tedavisi yoktur.

Kansızlık (Anemi)

Kansızlık (Anemi)

Kansızlığın Nedenleri:

Kansızlığın nedenleri çok çeşitlidir. Genellikle, kan kaybı, demirin yetersiz alındığı durumlar ve alyuvarların yapısındaki bozukluklar başlıca nedenler arasında sayılabilir. Ağır ve kronik enfeksiyonlar, kronik böbrek hastalıklarında kan yapısının bozulması da kansızlığın nedeni olur.

anemi nedir kansızlığın çaresi nedir

Kansızlığın Belirtileri:

Yüz solukluğu, halsizlik, göğüs ağrısı, idrarda kan görülmesi gibi belirtiler sayılabilir, ama bütün bu belirtiler sadece bir tahminden ileri gidemez, çünkü kansızlık hastalığı, ancak kan sayımı sonucu ortaya çıkabilir.

Kansızlığın Tedavisi:

Kansızlığın kesin tedavisi, kansızlık nedeninin aslına dayanmaktadır. Kansızlık vakalarında demir verilebilir. Yüzünün solgunluğu nedeniyle çocuğa demir vermek, onun midesini bozmaktan başka bir işe yaramayabilir. Bu nedenle, kansızlığın saptanmasından sonra kesin bir klinik tedavi gerekir.

Çocuklarda Kalp Hastalıkları

Kalp Hastalıkları

Kalp Hastalıklarının Nedenleri:

Çocuklarda kalp hastalıkları cins ve sıklık derecesi yönünden yetişkinlerdekinden oldukça farklıdır. Burada doğuştan olan kalp bozukluklarıyla, sonradan oluşan kalp hastalıkları söz konusudur. Muayene yöntemleri, örneğin, dokunularak bulgu, dinleme, röntgen muayenesi, elektrokardiyografi, fono-kardiyografi, ekokardiyografi gibi özel kalp hastalıkları teşhisi için gerekli modern tedbirler alınarak (boya maddelerinin testi, kalp sondası) geliştirilmiştir.

ventriküler septal defekt , fallot tetralojisi , atrial septal defekt , aort stenozu

Karıncıklar bölme kusuru (ventriküler septal defekt) - (sol üstteki resim);

Kulakçıklar bölme kusuru (atrial septal defekt) - (sağ üstteki resim);

Açık aorta akciğer arteri (sol alttaki resim);

Karıncık bölme kusuru, akciğer arteri darlığı (stenoz), fallot tetralojisi gibi birçok bozukluklar bir arada - (sağ alttaki resim).

Doğumsal Kalp Bozuklukları

Bunların nedenleri, embriyonal ya da foetal gelişim döneminde fetüsün yapısında gecikme nedeniyle oluşan hatalı yapı ve doğumdan sonra dolaşım sistemindeki bozukluklar olabilir. Kalplerinde doğumsal bozukluk olan çocukların yaklaşık olarak üçte biri doğumdan sonraki ilk ayda, yarısından çoğu da ilk yıl içinde ölmektedir. Bu sayıdan da erken teşhis ve erken tedavinin önemi anlaşılmaktadır. Bugün, geliştirilmiş modern kalp cerrahisi olanakları, erken teşhisi ve tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Sık rastlanan doğumsal kalp ve damarlardaki bozuklukları üç gruba ayırmak mümkündür:

1. Kalbin sağ ve sol bölümleri arasında doğmalık kalp bozuklukları:

Bu grupta doğmalık kalp kapakları darlığı (stenoz) ile akciğer arteri darlığı bulunur. Bunlar, bugün belli koşullarda açık kalp ameliyatıyla giderilmektedir.

2. Kalbin sağ ve sol bölümleri arasında ya da aort ile akciğer arteri arasında kısa devre bağlantısı olan, doğmalık kalp bozuklukları:

Burada kan, anormal bir bağlantı nedeniyle, özellikle, sol atardamar tarafından, sağ toplardamar tarafına yönelik bir akım yolu izler (sol-sağ devresi). Bu devre, kalbe yakın büyük venler arasında (açık aort-akciğer arteri) kalbin kulakçıklarında (atrium septal defekt) ya da karıncıklar kısmında (ventrikül septal defekt) olabilir. Kalpteki bu bozukluklar, çoğu kez sağ kalpte ve dolayısıyla da akciğere giden duvarlarda fazla kan birikimine neden olur.

3. Kalbin sol ve sağ bölümleri arasında kasın devre bağlantısı olan ve kısmen karışık birkaç yapı hatası olan doğmalık kalp bozuklukları:

Bunlarda kanın akım yönü sağdan sola doğrudur (sağ-sol devresi). Kalplerinde bu tür bozukluk olan çocuklarda sağ kalpteki sağ toplardamar kanın, sol kalpteki atardamar kanına ve aorta'ya geçişi sonucunda deri ve müköz doku mavi bir renk alır (mavi hastalık). Bu tür kalp bozuklukları ağır ve hayatî tehlikesi olan, doğmalık kalp bozukluklarındandır. Giderilmesi oldukça tehlikeli bir ameliyatı gerektirmektedir.

Sonradan Oluşan Kalp Hastalıkları

Sonradan oluşan kalp hastalıkları arasında romatizmal kalp hastalıkları (angina pektoris) neden olabileceği tehlikeler yönünden çok önemlidir. Kalp iç yüzeyindeki romatizmal ya da daha seyrek görülen diğer iltihaplardan (endokardit) sonra kalbin çeşitli kapaklarında bozukluklar (kapak hastalıkları) oluşur. Bu durumda kalp kapakları ya daralır ya da iyi kapanmaz. Romatizma ya da bakteri, yani virüs toksinleri nedeniyle oluşan kalp kası iltihabı (myokardit) ya da kalp kesesi iltihabı (perikardit) ya ayrı olarak ya da kalp iç yüzeyi iltihabıyla birlikte görülebilir.

Belirtileri:

Kalp bozukluklarının doğumsal ya da sonradan oluşmasına bağlı olarak, hastalık belirtileri de farklıdır. En sık görülen hastalık belirtisi, kalp sesleridir. Doktor, kalp seslerini ya koruyucu muayeneler ya da çocuğun hastalığı sırasında kalbini dinlerken duyabilir. Tabi, çocukta duyulan her kalp sesi, hastalık belirtisi olarak kabul edilemez. Çocukluk döneminde, normal olarak tehlikesiz olabilecek kalp sesleri duyulabilir. Bunların kalp hastalıklarıyla ya da bozukluklarıyla hiç bir ilgisi yoktur.

Kalp Atışlarındaki Bozukluklar

Ağır kalp atışları (bradikardi), hızlı kalp atışları (taşikardi), solunum düzensizliği (respirasyon ritmi) ya da kalbin vaktinden önce kasılması (sistol) ve diğerleri çoğunlukla tehlikeli değildir. Ama, uyarı merkezinde ya da uyarıyı kalbe götüren yollarda oluşan bozukluklar üzerinde ciddi olarak durulması gerekir. Çünkü, bu bozukluklar kalp çalışmasının düzenini bozar.

Kalp Yetmezliği

çocuk kalbi kalp yetmezliği

Kalp yetmezliği sağ ve sol kalpte olabilir. En sık görüleni, mitral ya da aort kapakları hastalığı, koroner yetmezliği ya da yüksek kan basıncı (hipertansiyon) sonucu görülebilen sol kalp yetmezliğidir. Sol kalp yetmezliğinde solunum darlığı, sağ kalp yetmezliğinde karaciğer büyümesi ve su toplaması (ödem) görülür.

Kalp Yetmezliğinin Tedavisi:

Doktor, kalp yetmezliğinde kalp kaslarını kuvvetlendirici ve böbreklerden su atımını hızlandırıcı ilaçlar verir. Bundan başka, hastanın tam bir dinlenmeye ihtiyacı vardır. Tedavi, bir doktor kontrolü altında yapılmalıdır. Doğumsal olan bir kısım kalp bozuklukları bugün ameliyatla düzeltilebilmektedir. Kronik kalp hastası bir çocuğun vücut gelişmesi iyice gerileyebilir. Bu çocukların tıbbi yönden korunması, geniş kapsamlı ve çok yönlü bir tedavi planı uygulanmasını gerektirir. Bu plana göre, tedavinin düzenli bir şekilde, sürekli kontrol altında sürdürülmesi gerekmektedir.