Bebeğim İyi Besleniyor Mu? Nasıl Anlarım?

Bebeğin İyi Beslenip Beslenmediği Nasıl Anlaşılır?

1. Bebek, düzgün olarak günde 20 gram, yani ayda yaklaşık olarak 600-660 gram kilo alır. 4-6. aylarda bebeğin ağırlığı doğum sonrası ağırlığının iki katı, bir yaşında üç katı olmalıdır.

2. Düzgün ve yeterli beslenen bebek teni pembemsi renktedir, derisi gergin ve parlak olup yumuşak ve buruşuk değildir. Hareket etmeyi sever ve neşelidir.

3. Bebek çok düzgün olarak kakaya çıkar. Anne sütü emiyorsa, kakası altın sarısı renginde, krem kıvamında ve iyi kokuludur. Bebek, günde iki ila üç kez kaka edebilir. Bebek, mamayla besleniyorsa, kakası daha sert, şekillenmiş ve kahverengidir, kokusu da kötüdür. Günde 1-2 kez kakasını yapabilir.

4. Yemeklerden sonra bebek rahatlar ve besine bağlı olmayan başka bir rahatsızlığı yoksa, hemen uyur.

Alzaymırın (Alzheimer) Belirtileri Nelerdir?

Alzaymır Belirtileri Nelerdir?

Halk tarafından alzaymır olarak okunan esas adı alzheimer olan bu hastalık kısacası bir tür akıl rahatsızlığı olarak ifade edilmektedir. Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasının nedeni ise beyin içerisinde yer alan sinir hücrelerinin (nöronların) dejenere olması ve beyin dokusunda meydana gelen şekil değişiklikleri büzüşme/buruşma gibi olumsuz gelişmeler neticesinde olmaktadır. Bu hastalığın kısaca akıl rahatsızlığı olarak ifade edilmesinden dolayı hastalık beyinde gerçekleştirilen düşüncelerin, uzuvların kullanılması ve dilin kullanılması (konuşma yapmak) gibi işlevlerin kontrolsüz bir şekilde gerçekleştirilmesiyle yaşanmaktadır.

Ayrıca bilim adamları tarafından yapılan çeşitli araştırmalar neticesinde Alzheimer hastalığının ortaya çıkışının tam olarak neyden veya nelerden kaynaklandığı çözümlenememektedir. Fakat tüm bunlara rağmen hastalığın oluşmasının tahmini nedenlerinin irsi / kalıtsal yollarla anne ve babadan geçmesi, yaşam süreci boyunca yaşanan olumsuz gelişmeler, sıkıntı ve stres gibi yaşlılık dönemine kadar süren huzursuz bir hayattan kaynaklandığı belirtilmektedir.

Alzheimer Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Öncelikle hastalık yaş itibariyle belirginleşebilmektedir. Genellikle 60 ve 65 yaş üstü yaşlılık dönemlerinde bireylerde görülmektedir. Fakat bu yaş sınırı 40 yaşa kadar düşebilmektedir. Zihinsel / düşünsel yeteneklerin azaldığı veya kısıtlandığı ve hatta kontrol edilememesinden dolayı gözlemlenebilmektedir. Kısacası bilinçsiz bir şekilde uzuvların kullanılmasından belirlenmektedir.

Bebeğin Ev Kazalarından Korunması

Bebeğin Kazalardan Korunması

Çocukluk dönemindeki ölümlerin çoğunluğunun nedeni, kazalardır. 100 çocuk ölümünden 30'u kaza ölümüdür. Bebeklik dönemindeki kaza tehlikeleri asla küçümsenmemelidir. Anne-baba, bebeklerini kazadan korumak için ellerinden gelen her şeyi yapmalıdır. Bin-bir güçlükle dünyaya getirdiğiniz çocuğunuzu tehlikelere karşı bu savunmasız döneminde koruyup kollayınız. Burada birkaç önemli noktaya değinilmiştir:

1. Bebek, yatağın ya da bahçesinin dışında bir an için bile olsa, kesinlikle gözetilmeden bırakılmamalıdır. Bebek, kaşla göz arasında koltuktan ya da yataktan yere düşebilir. O halde bebek, altını değiştirme sırasında herhangi bir şey almak için bile olsa yalnız bırakılmamalıdır. Bebek ya bir elle tutulmalı ya da yere kalın bir battaniye üzerine yatırılmalıdır.

2. Bebek, suyun içine kayıp boğulabileceğinden, küvette kesinlikle yalnız bırakılmamalıdır.

3. Karyolanın parmaklığı daima kapalı olmalıdır.

4. Yumuşak yastıklar, kuş tüyü yataklar, yanlış yerleştirilmiş emniyet kemeri ya da oyuncaklar ağız ve burundan soluk almayı engelleyebilir. Bunun sonunda da çocuk boğulabilir.

5. Yatağın üzerine gerilerek oyuncak asılmış kordonlar, emzik kordonu; bebeğin boynuna dolanıp onu boğabilir.

6. Bebeğe; küçük oyuncaklar, bonbon şekeri, fındık, fıstık vb. yemişler, sıkılıp bırakıldığında ses çıkaran küçük lastik oyuncaklar, boncuklar vb. gibi şeyler verilmemelidir. Bu tür maddeler bebeğin solunum yollarına kaçarak sonu ciddi olabilecek tehlikeler yaratabilir.

7. İğne, derece, makas ve her türlü kesici aletler, çocuğun uzanamayacağı bir yere konmalıdır. Çünkü, bu aletlerle yaralanmaların oluşturacağı tehlike büyük olabilir.

8. Kapağı bozuk termofor, iyi kapanmayan sıcak su şişeleri ya da çamaşır suyu dolu kovalara dikkat etmek gerekir. Haşlanma ya da yanma tehlikesi bebeklik döneminde rastlanan olağan olaylardandır. Bebeğinizi sobalarınızdan uzak tutunuz. Sobaya dokunarak kendini yakabileceği gibi bilhassa elektrikli sobaları devirerek büyük çapta ve ölümcül ev yangınlarına da sebep olabilirler.

9. Su deposu ya da havuz gibi şeylere bebeğin düşmemesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

10. Merdivenler, parmaklıklar, korkuluklar, buzdolapları, soğutucular, çamaşır makineleri emniyete alınmalıdır.

11. Prizlerde ve diğer bütün elektrik tertibatlarında gerekli ön tedbirler alınmalıdır. Parmağını sokamayacak prizler bulunmalı ve kesinlikle duvardaki yuvasından sarkmış, kabloları açıkta olan prizler bulunmamalıdır.

12. Bebeğin mutfakta emeklemesine izin verilmemelidir. Kaynar su, sıcak yağ, elektrik ocağı vb. gibi şeyler çocuk için büyük tehlikelerdir.

13. Ortada bırakılan temizlik malzemeleri, ilaç, alkol, benzin, çamaşır suyu, ayakkabı boyası, kozmetik, fare zehiri, alkali maddeler, asit ve evde kullanılabilecek öteki malzemelerle zehirlenmeler korkunç derecede çoğalmıştır.

14. Emekleyen bebek, zehirli olabilecek bitkileri kaşla göz arasında yutabilir.

15. Naylon torbaları ya da benzeri şeyleri bebek başına geçirip boğulabilir.

16. Fazla ısı, bebekte ısı birikmesine ve güneş çarpmasına neden olabilir (örneğin, bebek arabasının kızgın güneşte bırakılması; bebeğin, pencereleri kapalı duran bir arabada bırakılması gibi).

17. Küçük bebekler, odada küçük bir çocukla kesinlikle yalnız bırakılmamalıdır. Küçük çocuk bilinçsiz bir şekilde bebeğe zarar verebilir. Annenin çok kısa bir süre için dışarı çıkması gerekse bile bundan vazgeçilmelidir.

Bebek, kendisini kazalara karşı koruyamayacağı için, onun güvenliğinden yalnızca büyükler sorumludur. Bir bebeğin her ne şekilde olursa olsun kazaya uğraması, büyüklüklerin dikkatsizliklerinin ve düşüncesizliklerinin bir sonucudur.

Bebekler Doğuştan Yüzebilir Mi?

Bebeğin Yüzmesi

Baumeister adlı Alman bir yüzme öğretmeni, "Yüzme, Küvette Başlar" başlıklı kitabında, meraklı anne-babalara, çocuklarını erkenden yüzmeye alıştırmalarını tavsiye etmektedir. Bebek, suya karşı duyduğu doğuştan gelen doğal ilgisini önce küvette gösterir. Dokuz ay süreyle suyun içinde yaşamış olan bir varlık, sudan korkmaz. Anne-baba, bebeği küvette oynaması için bırakarak, onun sudan hoşlanmasını sağlayabilirler. Su, 37 dereceye kadar ısıtılır ve çocuk suyun içine oturtularak serbestçe oynamasına izin verilir. Çocuk, 22-24 aylık olunca yüzme öğrenmeye başlayabilir. Yüzme, vücudun tüm parçalarını çalıştırır, ahenkli hareket etmesini sağlar ve bir ölçüde zekayı da geliştirir. Erken yaşlarda doğuştan gelen bu alışkanlık unutturulmazsa bebeğiniz daha çok küçükken yüzmeyi devam ettirebilir fakat suya olan ilgisini keserseniz yüzmeyi unutur. Suyla arasında mesafe koyduğunuz iki yaşındaki çocuğunuz artık kendi başına yüzemez.

Bebeğin İlk Hareketleri

Bebeğin Doğumdan Sonra İlk Hareketleri

Bebek sırt üstü yatarken bilinçsiz ayak hareketleri yapar. Bu bilinçsiz, amaçsız ve daima yön değiştiren ayak hareketleri 6 hafta sonra yavaş yavaş geçer ve ayak çırpınmaları eş zamanlı ve simetrik hale gelir. Bu sırada tüm kasların birbirine uyumu ve gelişmesi sağlanmış olur. Bu nedenle, bebeğin bacak hareketlerini kısıtlayan kundaklamadan ya da sıkı giysilerden kaçınmalıdır. Aslında, bebeğin 16-18 saatlik uykusu yüzünden hareket etmek için pek çok zamanı yoktur.

Sırt üstü yatış durumu; dayanma, kaldırma hareket tansiyonlarının gelişmesine yardımcı olur. Bu nedenle, bebek daima sırt üstü yatarsa, stato-motorik gelişme uzunca bir süre yer almaz. Burada sırt üstü çevrilmiş bir kaplumbağa örneği hatıra gelmektedir.

Buna karşılık, yüzükoyun durumunda bebek, hareket çabalarını sürdürebilir. Sürünme hareketleri, eğer anne, sürünmeye başlayan ayağı topuktan tutar ya da desteklerse, tahrik edilir ve kuvvetlendirilmiş olur. Bu arada bebeğin ensesi, başı bir yana döndürecek şekilde tek taraflı uzanmıştır.

Stato-motorik gelişme, dayanma ve hareket fonksiyonlarının daha ilk günlerden itibaren çalışmaya geçmesini sağladığından yüzükoyun yatış şekli çok önemlidir.

Bebek, doğumundan birkaç gün sonra kısa bir an için başını kaldırabilir. Bebeğin bu hareketleri, beyindeki bir merkezle tahrik edilir. 6. haftadan itibaren yukarıda sözü edilen hareketleri üst vücut organlarının dayanma reaksiyonları izler, bu arada bebek başını kaldırabilir ve ensesini uzatabilir. Bebek, yüzükoyun yattığı zaman daha çok hareket etme olanağını bulur.

Hamilelikte Rahmin Büyümesi

HAMİLELİKTE RAHMİN BÜYÜMESİ

Özellikle genişlemek suretiyle değişmeye başlayan rahim, büyümekte olan fetüsü (anne karnındaki olgunlaşmamış bebek) 40 hafta boyunca içerisinde barındırır ve korur. Bunun için de rahmin, ilk büyüklüğünün 20-30 katı kadar kadar genişlemesi gerekmektedir. Gebeliğin 16. haftasında rahim, dışarıdan, vagina açıklığının iki santim kadar üstünde elle hissedilebilir. Gebeliğin 24. haftasında rahmin üst kenarı göbek hizasında, 36. haftasında ise kaburga kemiği yayı hizasındadır. Gebeliğin son haftalarında rahim biraz öne ve aşağıya doğru eğiktir. Böylece, kaburga kemiği yayıyla rahmin üst kenarı arasında 1-2 santimlik bir boşluk kalır. Rahim boynunun ağız kısmı, gebelik süresince kapalıdır. Rahim boynunun üst kısmı, rahmin genişlemesi sırasında rahimle birlikte genişler. Bu genişleme, sürekli artan ve fetüsü koruyan sıvı için gerekli boşluğu sağlar.
Sponsorlu Bağlantılar:

Hamilelikte Memeler Neden Büyür?

HAMİLELİKTE MEMELERDEKİ DEĞİŞİKLİKLER



Hamile kadın, gebeliğin daha ilk haftalarında memelerde hafif bir çekilme ve gerilme hisseder. Memeler büyür ve sertleşir. Meme uçlarının rengi koyulaşır. Bir kadının memesi, süngerimsi meme bezlerinden oluşmuştur. Meme bezleri göğüs ucunun etrafında yıldız şeklinde yer alır. Bu bezler, küçücük kesecikleri andıran birçok bezlerden oluşur. Daha sonra bu bezlerde süt üretimi başlar. Her göğüste, 12-20 süt kanalı vardır. Süt kanallarının ağzı meme ucuna açılır.

Gebelik sırasında süt bezlerinin büyümesi
1- Gebe olmayan.
2- Gebe olan.

Meme bezleri, kişiye göre değişen değişik büyüklükteki bir yağ kılıfı içine yerleşmiştir. Bu yağ kılıfı, memenin dış şeklini meydana getirir. Meme bezleri, gebeliğin ilk haftalarında yumurtalıkların salgıladığı folikül ve sarı cisim hormonlarının etkisiyle süt üretimine başlar. Gebelik döneminin henüz yarısında bile göğüsten "colostrum" adı verilen ağız sütü almak mümkün olabilir. Ağız sütü, albümin ve kalori yönünden zengindir ve doğumdan sonra ilk 2-3 gün daha sürer. Daha sonraki günlerde asıl anne sütü üretimi başlar.