Alzaymır (Alzheimer) Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

ALZAYMIR HASTALARI NASIL BESLENİR?

Alzaymır hastaları, hastalığın ilerlemesiyle birlikte yemek seçmeye başlarlar. Bu hastalarda tatlı yiyeceklere düşkünlük görülür. Hastalığın giderek ilerlemesi sonucu hasta yediklerini çiğnerken ve yutarken zorlanmaya başlar. Bu da hastanın daha yumuşak ve genellikle tek tip yiyeceklere yönelmesine yol açar. Hastalığın ilk evresinde hastanın çatal, bıçak gibi sofra aletlerini kullanma becerisi pek zarar görmediğinden bunları kullanarak yemeklerini yiyebilirler. Fakat hastalığın orta evresine gelindiğinde çatal ve bıçak kullanma becerisi azalır ve hasta açısından ilerlemeye devam eden sıkıntılı bir süreç başlar.

Alzaymır hastalığının orta evresinden sonra hastalar kaşık kullanarak yiyebilecekleri ve daha kolay çiğneyip sindirebilecekleri yumuşak yiyecekleri tercih etmelidirler. Alzaymır hastaları karbonhidrat, protein ve sebze içeriğine sahip çorbaları kolaylıkla ve severek içebilirler. Vücudunun ihtiyacı olan maddeleri de kendisine verebilmek açısından çorbalar alzaymır hastaları için önemli bir yere sahiptir. Süt, ayran ve yoğurt gibi gıdaları almalıdır. Yemesi açısından zorlanacağı et yemeklerinden, soluk borusuna kaçabilecek taneli yiyeceklerden uzak durmalıdırlar. Alzaymır hastaları için özel olarak hazırlanmış yaşlı mamaları vardır. Bunlar alzaymır hastaları için gerekli olan bütün vitaminleri ve mineralleri ihtiva ettikleri için kullanılabilirler.
Sponsorlu Bağlantılar:

Demans Nedir?

Beynin; bilgiler, davranışlar ve günlük hayatı devam ettirme gibi konularda yetersiz kalmasıdır. Demans, ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan bir durumdur ve genel olarak 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür. Yavaş yavaş ilerler ve kişinin giderek hayatını zorlaştırır. Demansın en belirgin belirtisi unutkanlıktır. Bunun dışında konuşmada, beceride, atılımda yetersizlikler ortaya çıkar. Kişilikte ve davranışlarda değişiklikler gözlenir. Bağımsız birey özelliğini kaybetmeye başlar ve giderek başkalarına daha fazla muhtaç duruma düşülür.

Pompa İle Anne Sütü Sağma

Süt Pompası (Trilin)

Anne sütünün suni olarak yani pompayla boşaltılması da öğrenilmelidir. Burada en çok dikkat edilmesi gereken husus, temizlik ve hijyendir. Sütün sağılmasından önce eller ve göğüs iyice temizlenir. Pompanın göğüse dokunan tüm parçaları, kullanma işi tamamlandıktan sonra yine özenle temizlenmeli ve 10 dakika süreyle kısık ateşte kaynatılmalıdır. Kaynatılan parçalar herhangi bir şeyle kurulanmadan kendiliğinden kurumaya bırakılmalı, sonra kızgın sıcak ütülenmiş bir beze sarılıp tekrar kullanılıncaya dek saklanmalıdır. En kolay ve masrafsız sterilize etme yöntemlerinden birisi budur.

Gerekli Olan Pompayı Seçmek: Elverişli bir el pompası eczanelerden sağlanabilir. El pompasında, sağılan sütün pompanın lastik kısmına sıçramamasına özellikle dikkat edilmelidir, çünkü lastik pompa kaynatılamaz.

Bebeği Emzirmede Önemli Kurallar

Emzirme Tekniği

Genç anneler ilk emzireceği anı heyecanla beklerler. İlk kez emzirecekleri için acaba başarılı olacak mıyım diye düşünürler. Fakat tatlı heyecanın dışına kaçarak bu konuyu fazla heyecan yaparak abartmamalı, doğal karşılamalıdır. Doğumdan sonra ebe ya da hemşire; anneye gereken emzirme bilgisini vererek yardımcı olabilir.

Anne ilk günlerde yattığı yerde meme verir. Bunun için hafifçe yan yatar ve yattığı taraftaki memesini verir. Bebek, yüzü memeye dönük olarak yatar. Bu sırada bebeğin başı, annenin dirseğinin iç kısmındaki bir yastığa dayanır. Anne, göğsünü, serbest kalan elinin baş ve işaret parmağıyla meme süngerinin biraz altından tutar, meme başını bebeğin ağzına verir, diğer dört parmağıyla da göğsünü, alttan hafifçe kaldırır ve başparmağıyla meme süngerinin üst tarafından hafifçe bastırır. Bebeğin dudaklarının meme başına dokunmasıyla bebek, içgüdüsüyle (emme refleksi) hemen ağzını açar ve emmeye başlar. Emzirme sırasında, bebeğin burun deliklerinin memeyle kapanmamasına dikkat etmelidir. Annenin ve bebeğin bazı beceriksiz hareketleri ebenin ya da hemşirenin uyarılarıyla hemen giderilir.

Anne ayağa kalkabiliyorsa, oturarak meme verir. Bunun için anne, isteğine bağlı olarak meme verir. Anne, arkalıklı bir sandalyeye oturur, kucağına temiz bir bez serer, sonra bebeği kucağına alır. Bebeğin başı yine annenin dirseğinin iç kısmındaki yastığa dayanır. El tutuşları yatar vaziyetteki meme verişte tarif edildiği gibidir.

Emziren anne, ayaklarının altına bir tabure alırsa, daha rahat eder. Bu takdirde aşağıya doğru fazlaca eğilmesini önlemiş olur ve sırt ağrılarından şikayeti kalmaz.

Emzirmede Önemli Kurallar:

1. Emzirmede önce eller iyice yıkanmalıdır.

2. Bebek emzirmeye alınmadan önce göğüs başları silinip dikkatle temizlenmiş olmalıdır.

3. Göğüsler her emzirmede tamamen boşaltılmalıdır. Eğer bebek, göğüsleri boşaltamıyorsa, emzirmeden sonra göğüsler, göğüs pompası (trilin) ile boşaltılmalıdır.

4. Bebek, yirmi dakikadan fazla emmemelidir. Bu süreyi aştığında bebeğin fazladan süt alma olasılığı yoktur. Süt miktarının büyük bir kısmı, ilk 5-10 dakika içinde emilir. Bebek, yirmi dakikadan sonra emmez, sadece meme başını kemirerek oyalanır. Bunun sonucunda, meme başları tahriş olur ve kızarır.

5. Emzirme saatlerine mümkün olduğu kadar uyulmalıdır. Örneğin, saat 6, 10, 14, 18, 22. Bebeğin saptayacağı öğünler arasında en azından üç saat olmalıdır. Mide, alınan besin maddelerini ancak 3-4 saatte boşaltabilir.

6. Emzirmeden sonra geğirmesini sağlamak için bebek kısa bir süre dik tutulmalıdır. En iyisi, anne, bebeğin karnını omzuna dayar ve serbest eliyle hafifçe sırtına vurur. Özellikle, huzursuz ve sinirli bebekler, süt içerken hava yutarlar. Yutulan havanın bağırsaklara geçmeden çıkarılması gerekmektedir. Geğirme sırasında genellikle bir parça süt de çıkabilir. Bunun hiç bir sakıncası yoktur.

7. Göğüsler çok temiz tutulmalıdır. Sık sık sutyen değiştirmelidir. Sutyenin göğüslere iyice oturması ve göğüsleri sıkmaması gereklidir. Memeden taşan sütün sutyeni kirletmemesi için meme uçlarına steril bez konur.

8. Meme başının yara olmaması için her emzirmeden sonra meme ılık suyla yıkanıp kurutulduktan sonra, yumuşatıcı krem ya da merhem sürmelidir. Emzirmeden önce meme başları dikkatle ve iyice temizlenmelidir. Emzirme sırasında da meme başları bebeğin ağzına tam oturmalıdır.

Emzikli annenin özel şekilde korunmasına gerek yoktur. Anne mümkün olduğu kadar çok uyumalı ve sinirlenmemeli, sinirlerine hakim olmalıdır. Kendisinin de bir zamanlar annesine aynı davranışlarını sergilediğini unutmamalıdır.

Loğusalık döneminden sonra anne spor yapabilir, dans edebilir ve yüzebilir. Yüzmenin hemen arkasından duş almayı ve göğüsleri iyice temizlemeyi ihmal etmemelidir. Emziren anne ağır, yorucu sporlardan bir süre için uzak durmalıdır.

Emziren Anneler Beslenmesine Dikkat Etmeli

Emziren Annenin Beslenmesi

Emziren bir anne, istediği her şeyi yiyebilir. Taze meyve yenmeden önce çok iyi yıkanmalıdır. Yalnız kahve, çay, alkol ve sigara konusunda, anne ölçülü davranmalıdır, çünkü kafein, alkol ve nikotin gibi bebek için zararlı olabilecek maddeler anne sütüne geçer ve bu maddeler bebeğin sağlığı için zararlı olabilir. Müshil ve benzeri ilaçlar da annenin sütüne geçer. Bundan ötürü, emziren anneler ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Emzirme döneminde doğal besinleri tercih etmelisiniz.

Bebeği Emzirmenin Faydaları

Bebeği Emzirmenin Faydaları

Doğa, sağlıklı bir bebek için, ilk aylarında en iyi besini yani anne sütünü sağlamıştır. Anne sütünden başka hiç bir besin, böylesine ölçülü miktarda, bileşimde, her çeşit yapıdaki enerji verici yakıt maddesini kapsamaz ve mide-bağırsak kanalının, kandaki madde salgısının, böbreklerin henüz gelişmekte olan çalışmalarına uygun olamaz. Doğal beslenme sayesinde, bebeğin vücutça gelişmesinde, çalışma gücüyle dayanma gücünde en iyi sonuç elde edilir ve böylece de bebek çeşitli hastalıklardan korunmuş olur. Ayrıca, meme verme anneyi, şişe ve emzik yıkama, kaynatma, süt alma, hazırlama gibi işlerden de kurtarır. Bunların dışında sağlık açısından en önemli faydalarından biri de memeden emilen sütün her zaman temiz ve mikropsuz olmasıdır.

Emzirme sırasında anne ve bebek arasındaki sıkı bağların gelişmesinde büyük bir önem vardır. Bebek, meme emerken, vücut ihtiyacının yanı sıra, ısı ve şefkate olan ruhsal açlığını da giderir, anneyle bütünleştiğini hisseder. Anne de bebeğine bağlılığını, özellikle emzirme sırasında daha iyi anlar. Böylece, meme verme olayı, anne ile bebek arasındaki güvenin ilk temelini meydana getirir. Anne, emzirme sayesinde rahim, vagina, kaslar ve cildinin hormonlar etkisiyle daha iyi bir şekilde eski haline dönüşebileceğini de bilmelidir. Yani emzirerek doğum öncesi halinize daha iyi bir şekilde dönersiniz.

Bebeğin Alacağı Sıvı Miktarı ve Öğün Adedi

Bebeğin Günlük Alacağı Su Miktarı ve Öğün Adedi Nedir? Su miktarı ve öğün adedi, bebeğin küçük midesinin ne kadar besin alabileceğine ve ne kadar çabuk boşaltabileceğine bağlıdır. Yeni doğmuş bir bebek, normal olarak günde 5 öğün mama yer. Bunlar genellikle saat 6, 10, 14, 18 ve 22 olarak saptanmıştır. İlk 6-8 haftalarda bebek, geceleri çoğunlukla huzursuz olur ve ağlar. Bu takdirde bebek ya acıkmış va da susamıştır. Böyle durumlarda anne, bebeğe altıncı öğünü de verilebilir. Üzüm şekerli açık çay, bu durumlarda yeterli olur. Normal kilonun altında olan ya da erken doğan bebeklerde ise, başlangıçtan itibaren gece saat iki civarında altıncı öğün, süt olarak verilmelidir. Çoğunlukla bebekler ilk 6-8 hafta içinde gece ve gündüz dönemlerine alışırlar ve geceleri 8-10 saat uyuyabilirler. Bebek bu aylar içinde uzun süre uyumaya hala alışamamışsa, günlük son öğündeki mama miktarı artırılırken altıncı öğün miktarı giderek azaltılır ve sonunda tamamen kaldırılır. Başka bir olanak da, akşam öğününün saat 11'de, sabah öğününün saat 5'te verilmesidir. Böylece, anneye hiç değilse altı saatlik düzgün bir gece dinlenmesi sağlanmış olur. Her halde bugün artık besleme zamanlarına (4 saatte bir) kesin bir şekilde uymak gereği olmadığı kabul edilmektedir.

Birçok doktor; annelere, bebeklerinin mama zamanlarını bebeğe göre saptamalarını tavsiye etmektedir. Çünkü bebek, nasılsa beş öğün sistemine kendiliğinden girecektir.

Bebeğin Günlük Sıvı İhtiyacı Nedir? Yeni doğmuş bebeğe genellikle ilk 24 saat süresinde süt verilmez, gerekirse üzüm şekeriyle tatlandırılmış su verilir. Bebeğin alacağı sıvı miktarı, doğumunun ikinci gününde yaklaşık 10-25 gramdır, her geçen gün bu miktar azar azar artırılır. O halde bebeğin alacağı günlük sıvı miktarı:

Gün sayısı X 70-80 gr.'dır.

Örneğin, bebeğin 5. gününde içeceği sıvı miktarı:

5 — 1 = 4 X 70-80 = 280-320 gr.' dır.

Ya da 7. gün içeceği sıvı miktarı:

7—1 = 6 X 70-80 = 420-480 gr.' dır.

Sağlıklı bir bebeğin, 2. haftadan itibaren yaklaşık olarak 7. haftaya kadar vücut ağırlığının 1/6 ya da 1/5'i, 12. haftaya kadar 1/6'sı ve daha sonra da 1/7'si kadar besin alması gerekmektedir.

Günde alınacak yağlı süt miktarı 500-600 gramı aşmamalı, günlük toplam besin miktarı da 1000 gramın üstüne çok fazla çıkmamalıdır.

Bebeğin İlk 6 Ay İçinde Alacağı Günlük Sıvı Miktarı

Bebeğin yaşı : Her 24 saatte alınacak ortalama miktar (sıvı olarak)

1. hafta sonu: 200-500 gr.

2. hafta sonu: 400-550 gr.

3. hafta sonu: 450-600 gr.

4. hafta sonu: 500-650 gr.

5. hafta sonu: 650-900 gr.

6. hafta sonu: 650-900 gr.

7. hafta sonu: 650-900 gr.

8. hafta sonu: 650-900 gr.

3.-6. ay: 850-1000 gr.