Bağırsak Kurtlarından Nasıl Korunulur?

Bağırsak kurtlarından korunmak için öncelikle bağırsak kurdu varsa tedavi olmalıyız. Aynı evi paylaşan tüm fertlerin de hasta ile birlikte tedavi alması gerekir. Öncelikli hedef bağırsak kurdunu ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte en önemli faktörlerin başında el hijyeni gelir. Her tuvaletten sonra, her yemekten önce ve sonra, çevreden bulaşma olabilecek muhtemel yerlere dokunduğumuzda mutlaka ellerimizi temiz bir şekilde yıkamak zorundayız. Bağırsak kurdu vakası olan evde tüm dokunulan yerleri de çamaşır suyuyla dezenfekte etmek gerekir. Yine iç çamaşırların, çamaşır suyu da eklenerek iyice yıkanması gerekir. Ayrıca çiğ meyve ve sebzeleri iyice yıkamamız gereklidir. Çok basit olarak salata yapacaksak salata yapmadan önce salata malzemelerini sirkeli ya da limonlu suda bekletebiliriz. Sirke bir tür antiseptik maddedir. Asitli olması nedeniyle parazitlere karşı etkilidir.

Aramalar: bağırsak kurdundan nasıl korunuruz, bağırsak kurtları nasıl önlenir, bağırsak kurdu nasıl öldürülür

Cilt Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir?

Cilt kuruluğunun nedenlerinden bir tanesi "ihtiyoz" dediğimiz doğumsal yani genetik bir hastalık söz konusu olabilir. Bu tür insanlar doğuştan bir kaç ay sonra özellikle bacaklarında pullanma başlar. Aileler çocuklarından aşırı cilt kuruluğundan yakınırlar. Ergenlik çağına kadar deride kuruluk, aşırı pullanmalar görülebilir. Bu hastalığın nemlendirici kullanmak dışında pek fazla tedavisi yoktur. Telaşa kapılmaya gerek yoktur. Bir dermatoloğun kontrolünde uygun nemlendirici ve ilaçlar kullanarak cilt kuruluğunu kontrol altına almak mümkündür. İkinci olarak yaşlılarda cilt kuruluğu olabilir. Belirli bir yaştan sonra cildin su oranı azalır, cildin sus tutma kapasite azalır, ciltte yağ salgılama azalır. Bu yüzden yaşlılarda özellikle cilt kuruluğu görülür ve hatta yaşlılığa bağlı deri kaşıntılarına da çok sık rastlamaktayız. Üçüncü bir neden ise alerjik yapılı bünyelerde (atopik yapılı kişiler) cilt kuruluğu olabilmektedir. "Atopik yapı" alerjiye yatkın anlamına gelir. Alerjiye yatkın kişi egzama, saman nezlesi ve astımı olan kişiler atopik kişilerdir. Atopik kişilerinde ciltlerinde kuruluk olur. Çünkü ciltleri yeteri kadar yağ üretemez. Başka bir neden kullanılan ilaçlarla ilgili olabilir. Kolesterol düşürücü haplar, tansiyon ilaçları cilt kuruluğuna neden olabilir. İleri yaşlarda aniden aşırı bir şekilde cilt kuruluğu olabiliyorsa bu bir iç hastalıktan veya bazı kanser oluşumlarından kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca yine sabun gibi kozmetik ürünlerin çok fazla kullanılması ciltte aşırı kurumaya yol açabilir. Günde iki defadan fazla banyo yapmak, her banyoda kese veya lif kullanmak ve aşırı derecede sabun sürmek cildi kurutur. Bu şekilde banyo yaptıktan sonra nemlendirici de kullanılmazsa cilt kuruluğu gözle görülür şekilde artabilir.

Aramalar: ciltte kuruma, cilt kuruluğu neden olur, cildim kuruyor, ciltteki kuruluğun sebepleri

Tereyağı Kullanmak Zararlı mıdır?

Ülkemizde beslenme alışkanlığımız ve kültürümüz içinde bir tereyağına karşı bir ilgi vardır. Tereyağıyla yemekler pişiririz, ekmeğimizin üzerine tereyağı süreriz. Fakat biz tereyağının doymuş bir yağ olduğunu ve vücudumuza zarar verebileceğini biliyoruz. Günlük diyetimiz içerisinde doymuş yağ oranı kullanımını düşük tutabiliriz. Kırmızı et, tavuk ve balık yiyebiliriz ancak az miktarda ve yağsız olanı tercih etmeliyiz. Yine süt, yoğurt ve peynirin de yağsız olanını tüketmeliyiz. Tereyağını sık tüketmezsek vücudumuz için bir sorun teşkil etmez. Günlük kahvaltınızın vazgeçilmezi olmasın ama haftada bir, bu hafta sonu olabilir ailece kahvaltı yaparken tüketebilirsiniz. Bunun gibi arada bir tereyağıyla yapılan pilavdan da bir zarar gelmez. Yediğimiz tereyağının miktarını makul seviyede tutarsak diyetimiz içerisinde olmasında bir sakınca yoktur. Burada önemli olan sağlığımıza zarar vermeyecek miktarlarda almamızdır.

Aramalar: tereyağının zararları, tereyağı yemek zararlı mıdır

Bitki Çayı Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tıbbi bitki çayı hazırlarken birçok hususa dikkat etmemiz lazım. Yani tıbbi çay hazırlamak sadece bitkiden bir parça alıp kaynamış suya koyarak demlemek değildir. En başta bitki çayı yapmak için kullanacağımız bitkinin özelliklerini çok iyi bilmemiz gerekir. Yine kullanacağımız bitkiyi satın alırken tam olarak ne aldığımızı bilmeli, aldığımız bitkinin doğru bitki olduğundan emin olmalıyız. Diğer dikkat etmemiz gereken hususlardan bazıları aldığımız bitki uygun zamanda mı hasat edilmiş, temiz koşullarda mı satılıyor, küflü mü değil mi, raf ömrü tükenmiş mi bunlara da bakmalıyız. Alternatif tıpta kullanılan bitkiler ortalama olarak 18 ay yani 1,5 yıllık raf ömrüne sahiptirler. Bunun için satın aldığımız yere bunu sormamız mutlaka taze olanları almamız gerekir. Şifalı bitkilerin kurutulması da çok önemlidir. Yanlış kurutma sonucu bitki özelliğini yitirebilir, vereceği fayda minimum seviyeye düşebilir. Kökler güneşte kurutulur. Yani bitkinin kullanacağımız kısmı kökü ise bunu güneşte kurutmak gerekir. Fakat bitkinin çiçeğinden faydalanacak isek gölgede ve rüzgar alan bir yerde kurutulması lazımdır. Bunun gibi bitkinin içeriğine ve özelliğine göre kurutma koşulları çok mühimdir.

Aramalar: bitki çayı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar, bitki çayı hazırlarken neye dikkat etmek gerekir, bitki çayının püf noktaları

Adaçayı İçmenin Faydası Var mıdır?

Adaçayı vücuda çok yararlı bir bitkidir. Türkiye'de doğal olarak yetişen bir bitkidir. Ada çayının faydalarını sayacak olursak soğuk algınlığına çok iyi gelir. Antiseptik bir etkisi vardır. Sindirimi kolaylaştırır. Sakinleştirici, güzel kokulu ve sıcak içilen bir içecektir. Bu bitkinin yaprakları kullanılır. Kullanmadan önce büyük parçalar halinde hazırlanır. %2 oranında hazırlanır. Yani 20 gram kuru adaçayı kullanılırsa üzerine 100 ml kaynar su dökülür. Dikkat etmemiz gereken adaçayı suda kaynatılmaz üzerine kaynar su ilave edilir ve 15 dakika kadar demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra süzülerek içilir. Soğuk algınlığı için kullanılırken soğumasını bekledikten sonra sirke ve balla karıştırıp çok güzel gargara yapabiliriz. Gargara yaptıktan sonra o suyu yutabiliriz. Bu şekilde hem boğazımızdaki enfeksiyona engel oluruz hem de o çözeltiyi yutarak antiseptik etkisi yüksek olan bir bitkisel karışımla sindirimi de kolaylaştırırız. Tamamen bitkiseldir ve uzun süreli kullanımının bir sakıncası yoktur. Dikkat edilmesi gereken Türkiye'de yetişen Anadolu adaçayı diğer tıbbi adaçayı türünden çok daha üstündür. Bunu iyi tanımlamak gerekir.

Aramalar: adaçayı içmenin vücuda yararları nelerdir, adaçayı içmenin sağlığa faydaları nelerdir, adaçayı içmek nelere iyi gelir

Rezene Çayı Hangi Hastalıklara İyi Gelir?

Rezene maydanozgillerden bir bitkidir ve Türkiye'de doğal olarak yetişir. Bu bitkinin meyveleri özellikle aşırı yemek yeme sonrasında veya sindirim sistemi rahatsızlıkları sonucu midede ve bağırsaklarda oluşan gazın giderilmesinde kullanılan en faydalı bitkilerden biridir. Bu bitkinin meyveleri kurutulduktan sonra, kullanılmadan önce bir havanda dövülerek toz haline getirilir. %2 oranında hazırlamak gerekir. Kalanınca da kaynar su ilave ederek demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra da süzülerek içilir. Rezene gibi etkisi olan bitkilerle de karıştırılarak demlenebilir fakat tıbbi çaylarla tedavi de bir bitki, en fazla iki bitki ile karışım yapılarak kullanılması uzmanlar tarafından tavsiye edilir. Çok fazla sayıda bitkinin karıştırılmasında bitkiler birbirlerinin kimyasını bozabilir ve vücudumuza sağlayacağı faydayı bozabilirler. Bu durumda ya çok az bir fayda sağlarlar ya da hiçbir faydaları olmayacaktır. Rezenenin uzun süreli kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur. Yemeklerle birlikte de yemekten sonra da kullanılabilir. Gaz oluşumu, aşırı üreyen bakterilerin besinlerin kimyalarını değiştirmeleri sonucu oluşur. Bu olay kişiyi rahatsız eder. Bunun rahatlıkla atılabilmesi için rezene çayı içilebilir. Bunun dışında bir de bakterilerin sayılarının çok fazla artmasını engellemeye de etkilidir. Çünkü rezene meyvesinin içindeki maddeler bakteri oluşumuna mani olan maddelerdir. Bu şekilde çok fazla gaz şikayetinin giderilmesinde yarar sağlar.

Aramalar: rezenenin faydaları nelerdir, rezene çayı içmek faydalı mıdır, rezene hangi rahatsızlıklara iyi gelir, çok fazla gaz çıkartmanın bitkisel tedavisi, osurmanın bitkisel tedavisi, çok osurmak nasıl geçer

Zencefil Çayının Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Zencefil, ana vatanı tropik ülkeler olan, toprak altında sürüyücü bir gövdeye sahip bitkilerdir. Bitkinin kullanılan kısımları kökleridir. Bunlar kurutulmuş halde veya taze halde yurdumuza getirilmektedir. Zencefilin iki önemli özelliği vardır. Ana vatanı olarak kabul ettiğimiz tropik bölgelerde çok farklı şekillerde kullanılmaktadır. O bölgenin insanları günlük hayatlarında hemen hemen her rahatsızlıklarında zencefil kullanırlar. Fakat ülkemizde daha ziyade vücudumuzu ısıtıcı olarak sindirim bozukluklarında işe yaradığı için kullanılır. Bunun için kuru ya da taze olan rizomları (köksap) kullanabiliriz. Soğuk algınlığı için zencefilin kullanımını örnek verelim. Biraz acı bir tadı vardır. Kuru veya taze olan köklerden iki tane alınıp bunlar kaynar suya konur. Bir süre bekletildikten sonra süzülür ve demlenir. Acı tadının önüne geçmek için içine bal karıştırılabilir. Bu haliyle ideal bir soğuk algınlığı içeceği olur. Zencefilden %2 oranında tıbbi çay hazırlamak mümkündür. Eğer zencefili taze elde etme imkanımız varsa bu zencefili kolayca toprağa koyarak kendimizde evde yetiştirebiliriz. Bu şekilde her an elimizin altında ihtiyacımız olduğu zaman kullanabileceğimiz zencefilimiz olur. Saksıya ekilen zencefil yaklaşık olarak 15 gün içerisinde gelişmeye başlar. Gerektiği zaman topraktan çıkarıp uç kısmını dilimleyerek tekrar toprağa dikebiliriz.

Aramalar: zencefilin faydaları nelerdir, zencefil çayı nelere iyi gelir, zencefil çayı içmenin sağlığa yararı nedir, zencefil içmek