Aramalar: büyük tansiyonun normali nedir, küçük tansiyonun normal değeri nedir, tansiyon kaçla kaç arasında olmalıdır, normal tansiyon değeri n'olmalıdır.
Tansiyonun Normal Değeri Ne Olmalıdır?
Sağlıklı bir insanda normal tansiyon değeri 120 ila 80 arasında olabilir. Fakat bunun dışında her insanın kendisine özgü normal bir tansiyon değeri de olabilir. Örneğin bir ailenin iki farklı bireyinden birinin tansiyonu 130-70 iken diğerinin tansiyonu 90-60 olabilir ve bu değerler ikisi içinde normal tansiyon değerleri olabilir. Önemli olan sağlıklı bir insanda büyük tansiyon en az 90 ev fazla ise 160 olmalıdır. Küçük tansiyon ise minimum 60 maksimum 90 olmalıdır. Eğer tansiyon bu değerler arasında ise buna normal tansiyon deriz. Sağlıklı bir insanda 120'ye 80 normal bir tansiyondur. Yüksek tansiyon hastaları için tansiyon değerleri bu aralıkların dışında olabilir. Eğer bu aralığın dışında ise ve hasta bundan herhangi bir rahatsızlık duymuyorsa ve şikayeti yoksa o hasta için dışında düşündüğümüz tansiyon değeri normal olabilir. Yüksek tansiyon hastalarının düzenli olarak tansiyonlarını her gün ölçerek takip etmeli ve kendi normal tansiyonları hakkında bilgili olmaları gerekir. Elde ettiği bu değerleri doktoruyla paylaşarak doğru tedavi ve ilaçlar için gerekli adımı atmalıdır.
Aramalar: büyük tansiyonun normali nedir, küçük tansiyonun normal değeri nedir, tansiyon kaçla kaç arasında olmalıdır, normal tansiyon değeri n'olmalıdır.
Aramalar: büyük tansiyonun normali nedir, küçük tansiyonun normal değeri nedir, tansiyon kaçla kaç arasında olmalıdır, normal tansiyon değeri n'olmalıdır.
Bel Ağrısına Karşı Ağır Kaldırırken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Bel ağrısının en büyük sebebi öndeki ağırlıktır. Öndeki ağırlıktan kasıt göbek, hamilelik, çocuk kucaklamak, halı çırpmak, ağır bir şey taşımak, koltuk kaldırmak, ağır eşyaları bir yerden bir yere eğilerek çekmek gibi durumlardır. Eşyaları taşırken ve kaldırırken mutlaka yükün vücut üzerindeki dengesini sağlamalıyız. Market alışverişinde poşetlerin hepsini tek elde tutmak yerine iki kola eşit ağırlıklara bölmek bile bel sağlığı açısından son derece faydalı bir davranış olacaktır. İki tane karpuzu koltuğumuz altına alıp rahatlıkla taşıyabiliriz fakat tek karpuzu taşırken vücut dengesi bozulacaktır. Bu tür durumlara karşı dikkatli olmamız gerekir. Tek bir yük taşıyacaksak bunu sırtımıza da alabiliriz ya da vücudumuza yakın tutup bağrımıza basacak şekilde taşımalıyız. Yükü büyük tepsileri taşırken olduğu gibi vücuttan uzak tutarak taşımak bel sağlığı açısından son derece yanlıştır. Çocuklarımızı yatırır ve kaldırırken ellerimiz üstünde yatırır ve kaldırırız. Bu da bel için sorun anlamına gelir. Genç anne adaylarının gebelikle birlikte önce karınları büyür. Bebek doğduktan sonra ise kucakta bir ağırlık başlar. Ve bebek büyüdükçe önümüzdeki yükümüz giderek artar ve bu hanımların belinde sorunlara sebep olur. En çok yapılan yanlış, yerdeki bir eşyayı alırken dizlerimizi kırmadan onu iki elimizde tutup kaldırmaktır. Bunu yaptığımızda tüm ağırlığa belimiz tarafından mukavemet gösterilir, tüm yük bele biner. 70 kilogramlık bir kişi ayakta dik durduğunda beline binen ağırlık 150 kilogramdır. Bu yük, doksan derece yere eğilip bir şey almaya kalkıştığımızda 450 kilograma kadar çıkar. Bir de aldığımız yükü bu sayıya eklersek belimize yarım tona yakın yük bindirmiş oluruz. Bunu önlemenin yolu yerden bir şey alırken dizlerimiz üzerine çömelerek onu kaldırmalıyız ya da bir dizimizle yere çökerek ağırlığı diz, kalça, bel doğrultusunda aktararak kaldırmaktır. Yani ağırlığı bir kereden belimize bindirme meliyiz. Bu anlattığımız ağırlığın önde iken dikkat edilmesi gereken noktalardır. Çekme, uzanma, itme gibi durumlarda da dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bir şeyi iterken karnımıza dayayıp itmemeliyiz. Karnımıza basınçla beraber ittirmek yanlış bir harekettir. Örneğin bir arabayı iterken öne doğru eğiliriz. Bir dizimizi öne doğru kırarak diğer ayağımız arkaya doğru açık ve yerden de kuvvet alarak itmeliyiz. Belimize fazla yükün geldiğini zaten yaptığımız işlerde anlarız. Bu durumlarda ağırlığın tamamını belimize yüklemekten kaçınmalıyız.
Aramalar: ağır kaldırırken nelere dikkat etmeliyiz, ağırlık nasıl kaldırılır, belimizin ağrımaması için ağırlıkları nasıl kaldırmalıyız
Aramalar: ağır kaldırırken nelere dikkat etmeliyiz, ağırlık nasıl kaldırılır, belimizin ağrımaması için ağırlıkları nasıl kaldırmalıyız
Tansiyon Yükseldiğinde Ne Yapılır?
Yüksek tansiyon hastaları özellikle tansiyonları yükselirse çok ciddi bir baş ağrısı geçirebilirler, ense kökünden başlayarak başa doğru uzanan ve giderek yayılan bir ağrıya maruz kalabilirler. Bu esnada tansiyon hastasının yanında bulunan kişiler hastaya baktıklarında cildinin kızardığını net bir şekilde görürler. Tansiyonunu ölçülerinde normal tansiyon değerlerinin üzerinde olduğunu saptayabilirler. Bu tür durumlarda hastaya hızlı bir şekilde öncelikle yarı oturur pozisyonu vermeliyiz. Akabinde acil sağlık ekiplerine 112'yi arayarak haber vermeliyiz. Tansiyon için kullandığı ilaçlar varsa doktoruyla irtibata geçerek ya da acil doktoruyla konuşarak ilaçlarını vermeliyiz. Ayrıca pozisyon bozulmamalı, hasta ıslatılmamalı, keskin kokulu maddeler koklatılmamalı, soğuk suya sokulmamalı ya da hastaya bazı içecekler veya gıdalar verilmeden ambulans ekibi beklenmelidir. Eğer hasta şuurunu yitirirse mutlaka hava alması sağlanmalı ve en yakındaki acil servise başvurulmalıdır.
Aramalar: tansiyon yükseldiğinde ne yapılır, tansiyon yüksekliğinde ne yapılabilir, yüksek tansiyon nasıl tedavi edilir, yüksek tansiyona ne iyi gelir
Aramalar: tansiyon yükseldiğinde ne yapılır, tansiyon yüksekliğinde ne yapılabilir, yüksek tansiyon nasıl tedavi edilir, yüksek tansiyona ne iyi gelir
Sütün Çocuklara Faydaları Nelerdir?
Sağlıklı büyüme ve gelişme için süt çocuklar için büyük bir önem taşır. 1-10 yaş arası çocuklar için günlük 800 miligram 11-24 yaş arasında bulunan gençlerin ise günlük yaklaşık 1200 mg kalsiyum almalarında yarar vardır. Bir su bardağı süttü yaklaşık olarak 240 mg kalsiyum olduğunu düşünürsek bu günlük olarak 2-3 su bardağı süt içmelerinde fayda olacağını gösterir. Çok hareketli çocuklar daha fazla kalsiyum tükettikleri için bu çocuklarda alınması gereken kalsiyum miktarı daha fazladır. Yaşamımız boyunca büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu iki farklı dönem vardır. Bunlardan birincisi 0-1 yaş arası bebekler, ikincisi ise 10'lu yaşlardaki çocuklardır. Dolayısıyla bu büyüme sürecinin çok hızlı geliştiği dönemde yeterli kalsiyum alımı onların kemik ve diş sağlığı açısından büyük önem taşır. Eğer yeterince kalsiyum alıyorsak, güneş ışınlarından yeterince faydalanıp B vitamini alıyorsak ve hareketli bir yaşam sürüyorsak kemiklerimizde depolayacağımız kalsiyum miktarı da fazla olacaktır. İyi bir kemik kitlesine sahip olmak için 30 yaşına kadar kemiklerimize ne kalsiyum depolarsak o kadar iyidir. 30 yaşından sonra kemiklerden bir miktar kalsiyum kaybı olacaktır. Bu sebeple günlük kalsiyum ihtiyacı açısından süt tüketiminin önemi büyüktür. Sütün içeriği sadece kalsiyumdan ibaret olmayıp içerisinde büyük oranda protein, A vitamini, D Vitamini ve bazı B vitamini türlerinden ve fosfor gibi minerallerden süt içtiğimizde faydalanırız.
Aramalar: sütün çocuklara faydaları nelerdir, sütün bebekler için faydaları nelerdir, sütün çocukların beslenmesindeki önemi nedir
Aramalar: sütün çocuklara faydaları nelerdir, sütün bebekler için faydaları nelerdir, sütün çocukların beslenmesindeki önemi nedir
Boyun Tutulmasında Ne Yapılır?
Boyun tutulması genellikle bir sabah uyandığımızda, bir kanepede uyuya kaldığımızda veya rüzgara, ceryana kaldığımızda oluşur. Genelde ani gelişir. Boyun tutulmasında doktora hemen gidemeyebiliriz. Bunun için kendi yapacağımız o an en uygun hareket tutulmanın olduğu bölgeyi sıcak tutmaktır. Çünkü biliriz ki sıcaklık kasları gevşetir. Tutulma da bir kas spazmı sonucudur. Bunun en basit örneği insanlar yazın sıcaklarda gevşerken kışın soğukta kaskatı kesilirler. Sıcak uygulamayla rahatlama sağlayabiliriz fakat aşırı derecede bir tutulma, spazm söz konusu ise sadece sıcak tutmak işe yaramayacaktır. Lokal kas gevşeticilerle, masajla tutulma geçirilmeye çalışılabilir. Fakat ciddi bir spazm söz konusu ise masaj ağrı yapabilir. Bunlar evde kendi başımıza yapabileceğimiz yöntemlerdir. Boyun tutulmasının yanında başka bir bulgu varsa örneğin; kolda uyuşma, kolda ağrı, baş ağrısı, boyuna yakın bir bölgede karıncalanma gibi bulgularda mutlaka doktora hızlı bir şekilde başvurmamız gerekir. Çünkü bu ciddi bir boyun fıtığı belirtisi olabilir. O bölgede başka bir problem var mı, boyun tutulmasının altında ne yatıyor bunlara bakmak gerekir. Bunun dışında sadece kas spazmı ise yukarıdaki yöntemleri uygulayıp, uygun zamanda bir hekim kontrolüne gitmekte fayda vardır.
Aramalar: boynum tutuldu ne yapmalıyım, boyun tutulmasında ne yapılabilir, boyun tutulması için öneriler, boyun tutukluğu nasıl geçer
Aramalar: boynum tutuldu ne yapmalıyım, boyun tutulmasında ne yapılabilir, boyun tutulması için öneriler, boyun tutukluğu nasıl geçer
Kolayca Hamile Kalmak İçin Ne Yapılmalıdır?
Annenin veya anne adayının düzenli bir hayatının olması, beslenmesini düzenli ve dengeli yapması, uyku düzenini sağlaması ve kullanıyorsa sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklarından uzak durması gerekmektedir. Bunların dışında geçmişten süregelen bir rahatsızlığı varsa bunun için doktora gidip gerekli tedavileri tamamlaması gerekir. Ayrıca kullandığı ilaçlar varsa bunlarında gebelik öncesi doktor yardımıyla gözden geçirilmesinde fayda vardır.
hamileliği kolaylaştıran yöntemler, kolay hamilelik için ne yapılabilir, hamile kalmayı nasıl kolay hale getirebiliriz
hamileliği kolaylaştıran yöntemler, kolay hamilelik için ne yapılabilir, hamile kalmayı nasıl kolay hale getirebiliriz
Gebelik İçin En Uygun İlişki Zamanı Nedir?
Hamilelik açısından verimliliğin en yüksek olduğu dönem kadının yumurtlama gününe en yakın olan 3-4 günlük dönemdir. 28 günde bir adet gören kadında yani adetin ilk gününden ilk gününe 28 günlük ara süreç olan bir kadında yumurtlama günü adetin 14. günüdür. 10 ve 14. günler arasında gebelik şansının en yüksek olduğu, yumurtlamanın olacağı süreçtir. Fakat siklusun(adet döngüsünün) uzunluğuna göre bu kadından kadına değişiklik gösterebilmektedir. Şu şekilde bir örnekle açıklayabiliriz; 30 günde bir adet gören bir kadında yumurtlama zamanı 16. güne kayma gösterir. Ya da 26 günde bir adet gören kadında yumurtlama 12. güne kayar. Bunu hesaplamanın çok basit bir metodu vardır. Öncelikle adetin ilk gününden sonraki adetin ilk gününe aradaki gün sayısını bulmak gerekir. Bu buluna gün sayısından 14 çıkartırsak yumurtlamanın hangi gün olacağını bulabiliriz. Yukarıdaki 30 ve 26 örneklerinde ki gibi. 30-14= 16.gün ve 26-14=12. gün gibi. Tabi bu hesaplamanın kesinlik belirtmesi söz konusu değildir ve garantisi yoktur. Yumurtlama gününe yakın olan son 4 günlük aşamada yani 10 ve 14. gün arasında gebeliği yakalayabilmek açısından en sık cinsel ilişkinin olması gereken dönemdir. Yani tekrar basitçe açıklamak gerekirse önce adet döngüleri arasındaki gün sayısını bulup bundan 14 çıkaracağız. Diyelim 16 çıktı. Adetin başladığı birinci günden sayarak 12-16 gün sonra ilişkiye girersek hamile kalma olasılığı fazlalaşır.
Aramalar: adetten sonra hangi gün hamilelik şansı artar, ayın hangi döneminde hamile kalma şansı yüksektir, hamile kalmak için en uygun zaman ne zamandır, gebelik için en uygun cinsel ilişki zamanı nedir
Aramalar: adetten sonra hangi gün hamilelik şansı artar, ayın hangi döneminde hamile kalma şansı yüksektir, hamile kalmak için en uygun zaman ne zamandır, gebelik için en uygun cinsel ilişki zamanı nedir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)